Selamlarr kısa bir aradan sonra birlikteyiz canlarim🥹 hadi bölüme geçelim😋
.
.
.
.
.
.
Karan:
Eflal'imin söylediği sözlerle şirketten çıkmam bir olmuştu. Telefonu hiç kapatmadan Hapörlöre alıp yan koltuğa fırlattım. Hızla arabayı çalıştırıp eflalin evine doğru sürerken yan koltuktaki telefondan gelen boğuşma sesleri sanki canımdan can alıyordu. Eflali bu işe hiç bulaştırmamalıydım. Gaza daha fazla yüklendim ve yaklaşık 3 dakika içinde eflalin evine varacağımı kendime tekrar hatırlattım. Geliyorum güzelim dayan
Tam evin önüne gelmiş arabadan iniyordum ki telefondan yükselen iki el ateş sesiyle duraksadım. O an beynimde son ses bir sinyal sesi uğuldadı. Eflal'im?
3. Kişi anlatım:
Karan duyduğu silah sesiyle bütün izmiri inletircesine bağırdı. Sevdiği kadın.. o ölmüş müydü? Kendine gelerek koştu,apartmana girdi, asansörü bekleyemeden koşarak çıktı sayısız merdiveni. Dairenin önüne geldiğinde kapının önüne doğru akan kanı görmesiyle gözlerini sıkıca kapattı, "allahım sen aklımı koru" kapıdan dayanak almak ister gibi elini kapıya attı ve gözlerini sımsıkı kapattı. Sanki kalbini birisi ellerinin içine almış var olan gücüyle sıkıyordu. Gözlerini açmasıyla önce bir şok yaşadı. Sevdiği kadın yerdeydi fakat kan ondan değil adamdan geliyordu. Eflali yaşıyordu
Seslice şükretti rabbine,ardından koşarak sevdiği kadını kucağına aldı. Kapıyı arkasından kapatıp zaten o katta olan asansöre koştu. Hızla asansöre binip 0'ı tuşladı. Ardından kafasını kaldırınca daha sabah güle oynaya fotoğraf çektikleri aynaya baktı. Artık eflal gülümsemiyordu, o güzel dişleri kanla doluydu. Artık o hafif esmer teni morluklarla doluydu. Asansör durduğunda koşarak arabaya ilerledi, eflali arka koltuğa yatırıp ön koltuğa geçti ve telefonunu hızla eline alıp adamlarını aradı. Hem şirketin hastanesindeki bütün doktorların hazırda beklemesini hem de eflalin evine gelip temizlik yapmalarını söyledi. Telefonu tekrar fırlatıp hızla hastaneye sürmeye başladı..
.
.
.
Hastanedeki ikinci günüydü eflalin. Durumu ağırdı. Yoğun bakımda gözetim altında tutuyorlardı. Kaburgalarında kırıklar vardı. Aynı zamanda cam saplanan bacağı boydan boya yırtılmış ve dikişmişti, bacağındaki zarar gören kasların iyileşmesi kolay olmayacaktı. Kırılan kaburgaları akciğerlerine zarar vermişti. Adamın başına vurduğu vazo yüzünden travma yaşama ihtimali vardı. Doktor bütün bunları karana söylediğinde koskoca adam bir duvarın yanına çökmüş hıçkırarak ağlamıştı. Karan'ın durumu da eflalden farksızdı zaten. Eflalin vücudundaki her acının kat be katını ruhunda besliyordu. Bu acı, sevdiği kadının gözlerini açmadan geçirdiği her gün daha da artıyordu. Karan bu iki gün boyunca bir kere bile kapısının önünden ayrılmadı eflalin. Yemek yemiyor hatta tuvalete bile gitmiyordu o yokken biri eflaline zarar verir diye. Bu iki günde sayısız insan gelmişti ziyarete eflali. Fakat o kapıdan sadece iki kişi ayrılmamıştı
-Eylül ve karan.
Eflal'den;
Anne.. canım çok acıyor. Ne olursun yardım et anne. Sadece ormanda yürüyorum saatlerdir. Annemin sesi geliyor hep ileriden. Nerdesin anne ne olur göreyim bir kere daha seni. Ağaçların arasından bir tavşan koşturuyor, önümden geçiyor. Geyikler görüyorum etrafımda. Ama çok da yürüyemiyorum. Her adımımda başım dönüyor sanki.
Eflal burdayım kızım.
-anne?
Sağıma dönüyorum. Annem kanlar içinde bana gülümsüyor.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karamel +18
Romance"Kapşonumu geçirdim ve kulaklıklarımı takıp sokak lambalarıyla aydınlanan yolda yürümeye başladım. Arka planda çalan "daddy issiues" şarkısına her zaman olduğu gibi eşlik ederken gözümden bir damla yaş aktı ve yanaklarımdan süzülüp yerle öpüştü. Kaf...
