Bölüm 30 (Sezon finali)

44 3 1
                                        

Selam canikolarım🫡 bölüm sonunda geldi🥲
.
.
.
.

-kızım sana etraftan bir süre kaybol dedik de yüzünü unutturdun bize ayol!

Seda ablanın söylenmesiyle ona gülümsedim. Ah be abla bi bilsen neler oldu..
Yanına doğru ilerleyip ona sarıldım ve karşısındaki koltuğa oturdum.

-son durum ne abla? Başarılı oldu mu plan?

-kızım sen ne diyorsun? Ortalık yıkıldı burda. Davayı senin sayende kazandık,adamın bütün saygınlığı yerle bir oldu. Ayrıca bu dava bize hem çok büyük prestij kattı hem de yüklü miktarda para.

Derin bir oh çektim ve konuştum.

-açıkçası ben bu kadar büyük bir etki yaratacağını düşünmüyordum ama öyle olmasına gerçekten çok sevindim seda abla.

-eflalcim sen sadece kendi kapasitenin farkında değilsin.

Ona sadece gülümsedim çünkü aklım karandaydı.

-bu arada eflal, buna çok sinirleneceğini biliyorum ama senin güvenliğinden emin olmak için bunu yapmak zorundayız. Biliyorsun bu olayların üzerinden çok geçmedi ve o aşağılık adam şu an o belgeleri çalanın kim olduğunu arıyor. Bu yüzden sana bunu vermek istiyorum.

Elini sağındaki çekmeceye atıp içinden bir silah çıkarttığında gözlerimi sertçe ona çevirdim.

-seda ab-

-eflal. Lütfen bitanem. Bunu kullanmayı bildiğini biliyorum bu yüzden içim rahat,ama eğer olur da bir şey olursa bunu kullanmaktan geri kalmayacağını da biliyorum. O yüzden lütfen şunu çantana kat ve bir süreliğine yanından ayırma.

Kadın sonuna kadar haklıydı fakat yanımda böyle bir şey gezdirmek bana hiç sağlıklı gelmiyordu. Yine de canımı pazarda bulmadığım için ne olur ne olmaz diye kabul edecektim. Silah kullanmayı biliyordum. Bunu izmire tek başıma taşındığım zaman yakın dövüş kursları aldığım kurumda öğrenmiştim. Tek başınıza bir şehre taşındığınızda kendinizi korumanız gerekebiliyor çünkü maalesef. Hele ki bir kadınsanız. Silahı aldım ve çantama koydum.

-ısrar etmeyeceğim haklı olduğunu biliyorum abla.

Bana gülümsedi ve bende ona gülümseyip çantamı aldım ve ona buruk bir gülümsemeyle veda ettim. Nedendir bilmiyorum ama o silahı çantama koyduğum anda karnımda kötü bir his doğmuştu. Çok da umursamamaya çalışarak sekretere yürüdüm ve bir taksi çağırmasını söyledim. Ardından dışarı çıkıp taksiyi  beklemeye başladım.
.
.
.
.
Taksi gelince eylülün evinin adresini vermiş ve beni beklemesini istemiştim. Ardından eylüllerde kalan eşyalarımı toparlayıp tekrar taksiye dönmüş ve şuan da evin olduğu sokakta bavullarımı zapt etmeye çalışıyordum. Eşyaları asansöre yükledikten sonra taksiciye parasını verdim ve bende asansöre binip katı tuşladım. Asansör durduğunda eve girmek için çantamda anahtarı ararken içeriden pakizenin bağırdığını duydum. Anahtarı hızla çıkarttım ve deliğe geçirip kapıyı hızla açtım. Kapıyı açmamla birlikte kapının arkasından bir şeyin üzerime doğru geldiğini görmüştüm. Bu yüzden hemen sağa doğru kendimi attım ve havaya bir tekme savurdum. Allah kahretsin ne oluyor amk. Daha kim olduğunu anlamadan tekrar üzerime çullandığında elleri boğazımı sardı. Yüzünü kapşonu olduğu için net göremiyordum fakat izlediğim onca polisiye filminde gördüğüm kadarıyla yüzünü görmek için elimden geleni yapıyordum. Elleri boğazımı daha da sıkarken o sırada bende kasıklarına doğru bir tekme savurdum. Tekmemle birlikte inleyip yana doğru kendini attığında bu sefer üstten saldıran bendim. Bu sefer ben boğazına sarılıp evde seslice bağırdım
"Hey siri karanı haporlörde ara"
Allahım şu günü bi atlatayım bu siriyi kim bulduysa gidip alnından öpecem.
Evin haporlörlerinden telefon çalma sesi yankılanırken ellerimin altındaki boğaza daha da sıkı sarıldım. Bu sırada adam altımda çırpınıyor ve beni alta almaya çalışıyordu. Her ne kadar antrenmanlı da olsam adamı zapt etmek çok zordu çünkü rus mafyalarına benzer bir vücut yapısı vardı herifin. Telefon çalmaya devam ederken evde karanın sesi yankılandı.

-efendim eflal

Sesi duymamla derin bir şükür çekip bağırmaya başladım.

-KARAN NE OLUR EVİME GEL BURDA BİRİ VAR DAYANAMIYORUM.

Durumu kısa ve öz bir şekilde açıklamaya çalışıp ardından dış dünyayla bütün bağımı koparmıştım çünkü altımdaki piç yandan aldığı vazoyu kafama geçirmişti. Başım dönmeye başlasa da mücadeleyi bırakamazdım çünkü ölmek istemiyordum. Güçten düşmemi fırsat bilip bileklerimden yakaladı ve bu sefer beni altına aldı. Tekrar boğazıma yapışırken tekrar vurmamam için bacaklarımı bacaklarıyla sıkıştırdı. Ben de hem kafamdaki darbenin verdiği sersemlikle bir şey yapamadığımdan hem de ayaklarım bağlı olduğundan yapabileceğim en iyi şeyi yapıp tırnaklarımla yüzüne yapıştım. Dakikalarca böyle boğuştuk ve karan hala gelmemişti. Ben adama güçlü bir kafa atınca o da bana onun kat ve kat sert haliyle yumruğu bastı. Artık ikimizin de dövüşmeye hali kalmamıştı. Son kez benim karnına dirseğimi geçirmemle birlikte adam yanıma devrildi. O kadar çok darbe almıştım ki ağzımın içi kanla dolmuştu. Kusma hissiyle ağzımdaki kanı yana tükürürken yerdeki çantamı gördüm ve o an aklımda sadece bir kelime yankılandı. Silah. Yana doğru ulaşmaya çalıştım fakat kollarımda bedenimi taşıyacak kadar güç yoktu ve sol kolum ciddi anlamda kemiğim etime batıyormuş gibi hissettiriyordu. Kendi kendime fısıldadım.

-hayatta kalmalısın eflal

-yaşayacaksın eflal

Sürünmeye çabaladım. Ve çabalarım az da olsa sonuç verdi. Bir parmağım çantanın sapına değince o parmağıma olanca gücümü verip çantayı kendime çektim. O sırada ayak bileğime sarılan bir el beni aşağıya çekmeye başladı.  O piç de benim kadar bitik bir halde olduğu için gücünü bir türlü toplayamıyordu fakat beni aşağı çekmeyi de bir şekilde başarıyordu. Parmağımı çantadan çekmedim fakat o beni aşağıya çekiyordu.

-ölemezsin eflal hadi kızım.

Bu cümleyi içimden geçirip parmağımın olduğu elimi çantaya attım ve çantayı kendime ittirdim. Adam beni daha çok sürüklerken sonunda elimi çantanın içine atıp silahı bulabilmiştim. Tam çantadan silahı çıkartırken adam beni hızla çekti ve silah ellerimden kayıp parke zemine düştü. O sırada bende gücüm kalmadığı için tükenmiş bir şekilde kendimi parkeye bıraktım. Adam beni daha fazla çekemeyeceğini anlayınca az önce kafama patlattığı vazonun camlarından birini alıp bacağıma geçirdi. Bunu yapmasıyla vücuduma inanılmaz bir ağrı saplandığında adam cam parçasını sapladığı yerden aşağıya indirmeye devam ediyordu. Ani gelen bir güçle "bırak" diyerek çığlık atıp silaha elimi attım ve benim yukarı doğru hareket etmem bacağımın daha da yarılmasını sağladı. O acını verdiği deli kuvvetiyle silahı avuçladım ve kafamı aşağı eğip adama doğru iki el ateş ettim. Bütün bunlar yaklaşık 15 dakikada gerçekleşmişti fakat bana bir ömür gibi gelmişti.

-basardın eflal. Ölmedin.

Kendime bunu hatırlatıp gözlerimi yavaşça kapattım.

-selamlar dostilerimm. Kitap hazır 30. Bölümündeyken bir sezon finali verelim istiyorum. Malum yaz geliyor ve ben kitaba 1 aylık bir mola veriyorum. Bu bir ay içersinde size bol bol bölüm stoklayıp önümüzdeki aydan itibaren düzenli olarak bölüm yayınlamayı planlıyorum. Tatiliniz çokk güzel geçer umarım.
Not: kafamda ufak bir yorum ve oy sınırı da var. Umarım bu bir ay içerisinde o sınırları birlikte aşarız ballarım💓

Karamel +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin