Bölüm-29 - karanlık

52 3 0
                                        

Selamlarr. Bu aralar bir aşkın yelkenine kapıldım gidiyorum.. sonumuz hayır olsun ne diyeyim wixlrşs. Ondandır bu uzak kalmışlığımız.. ama özleştik hee! Artık bölümleri daha uzun yazmak istiyorum. Umarım sıkılmadan okursunuz. Bölüme geçiyorum o zamann
.
.
.
.
Sessizce kahvaltımızı etmeye devam ettik. O aptal mafya kılıklı üç beş adamdan korkacak değildim. Ben avukat olacaktım, bu mesleği seçerken başıma gelebilecek her şeyin farkındaydım zaten. Bu yüzden ne bir adam ne on adam beni korkutamazdı. Umursamadım. Sırada diğer konumuz olan psikolojik destek vardı. Fakat konuyu nasıl açacağımı bilmiyordum. Birden bodoslama daldım.

-hani biliyorsun ya, izmirde yaşadığım o yıkıcı olaydan sonra istanbula taşınmıştım.

Kafasını salladı,dikkatle beni dinliyordu ve sanki konunun nereye çıkacağının farkındaydı.

-işte o olaydan sonra kendimi toparlamam biraz zor oldu. Böyle dönemlerde tek başına olmak çok yoruyor insanı. Bu yüzden psikolojik destek aldım.

-konunun nereye varacağı anlaşıldı. Ben deli doktoruna falan gitmem baştan söyleyeyim.

Deli doktoru mu? İstemsizce kaşlarımı çattım.

-deli doktoru falan değil psikolog. Bu yaşadığın durum sende çok büyük travmalar bırakmış. Dün gece de bunun en büyük kanıtıydı. Bu yüzden destek alman hem senin için hem de ilişkimiz için daha sağlıklı olacaktır.

-sana zarar vermemden mi korkuyorsun?

Sessiz kaldım çünkü evet korkuyordum. Her ne kadar birbirimize aşık olmuş olsak da nöbet ya da kriz anında her şey olabilirdi. Bu yüzden sesizce tabağıma döndüm ve tabaktaki zeytinle oynadım. Bu sessizliğim ikimiz arasına buzdan bir duvar ördü sanki. Bir anda ev buz kesti. Ellerim,ayaklarım dehşet derecede üşüdü. Ve sonra kafamı kaldırıp ona baktım. Gözlerinden hüznünü okuyabiliyordum ve bu canımı acıtmıştı.

-elinde olmadan kriz anlarında bir şey yapabilirsin. Sadece bana değil çevrende bulunan insanlara hatta kendine. Bu yüzden destek almalısın.

Bu sefer susma sırası ondaydı bir kaç dakika sessiz kaldık. Ardından konuştu.

-tamam. Kabul ediyorum gidicem.

Kafamı kaldırdım ve gözlerim umutla parladı.

-valla mı?

Yanağındaki gamzesi belli olacak kadar içten güldü bu tepkime.

-valla.

Hızla sandalyeden kalkıp boynuna atıldım ve yanağına bir sürü öpücük kondurdum. İşte benim kocam yaa! Aklımdan burcu esmersoyun kocam da kocam şarkısıyla çektiği videonun aynısını çekmek geçti fakat bu düşünceyi hemen kovdum. Komik olurdu aslında..
Ardından ilerleyen saatlerde birlikte mutfağı topladık,ardından sırayla duşa girdik. Benim bir kaç saat sonra dersim olduğu için önce eve sonra da okula geçmem gerekiyordu. Bu yüzden dünki kıyafetlerimi giydim ve karanın yanına geçtim.

-benim bir kaç saat sonra dersim var,önce eve ordan da üniversiteye geçeceğim.

-tamam birlikte gidelim.

-karan buna gerek yok.

-eflal lütfen.

Tartışmak istemiyordu belli ki ve benim de tartışmaya hiç takatim yoktu. Bu yüzden birlikte evden çıktık. Arabaya bindik ve yarım saatlik bir yolun ardından eve vardık. Ben üzerimi değiştirirken o da içerde kendine bir kahve yapmış balkonda sigara eşliğinde içiyordu. Bende hiç vakit kaybetmeden makyajıma başladım çünkü bu iki günlük stres beni mahvetmişti. İki gün boyunca arada konuştuğumuz eylülden bu gün eşyalarımı almaya gitmem gerekiyordu. Eşyaları geç,pakizeyi almam gerekiyordu. Çok özlemiştim minik kuşumu.. yüzüme kapatıcıyı boca ettikten sonra pudrayla sabitledim. Şeftali tonu bir allık sürdüm. Kirpiklerimi kıvırdıktan sonra rimeli de sürdüm ve en son olarak da dudağıma kahverengi tonlarında bir parlatıcı sürdüm. Havalar ısınmaya başlamıştı. Bizim üniversite de cehennem gibi sıcak oluyordu yaz,kış farketmeksizin. Bu yüzden üzerime kolsuz bir body giydim. Altıma da bol bir jean giydim. Bir kaç takı taktıktan sonra saçlarımı düzleştirdim ve günlük kullandığım çantam eylüllerde olduğu için farklı bir çanta hazırlamaya başladım. Çoğu eşyam oradaydı bu yüzden yedeklediklerimi çantaya koydum ama yedeği olmayanlar için yapacak bir şey yoktu. Bir defter ve bir kalem attım içine. Ardından ıvır zıvır doldurdum ne varsa işte. En son olarak da parfümümün mini boyunu çantaya atıp,makyaj masamın üzerinden güneş gözlümü aldım. Gözüme takıp saçlarıma doğru kaldırdığımda kombinimi çok beğenmiştim. Şu sıralar meşhur olan clean girl kavramına uyuyordu herhalde şuan.. aynen canım, yüzündeki on kilo kapatıcı da öyle diyordu.
Yani ne yapayım stresten bozuldu cildim. Ayrıca regl dönemim de yaklaşıyordu bu yüzden çok normaldi bozulması. Ayağıma ucu sivri topuklu terliklerimi giydim ve daha vaktim olduğu için mutfağa geçip bir kahve yaptım ve karanın yanına balkona çıktım.  Beni gördüğünde ıslık çaldı ve bende bu hareketine güldüm. Karşılıklı oturup biraz dersler hakkında sohbet ettik. Avukatlıkla alakalı birkaç soru sordu ve onları yanıtladım. Yaklaşık yarım saat kadar öyle sohbet ettikten sonra artık yavaştan derse gitmem gerektiği için kalktık ve evden çıktık. Asansöre bindiğimizde kombinlerimizin ne kadar uyumlu olduğunu fark ettim ve bu anı kaçırmamak için asansörün aynasından fotoğrafımızı çektim.

Çektiğim fotoğraf hoşuma gidince arabada instagrama story olarak atmaya karar verdim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Çektiğim fotoğraf hoşuma gidince arabada instagrama story olarak atmaya karar verdim. Uygulamaya girince baya bir mesaj birikmiş olduğunu gördüm. Ayrıca bu gün şu son yaptığımız işin akıbetini öğrenmek için ofise de uğramam gerekiyordu. Bakalım halledebilmiş miydim? Fotoğrafı koyup karanı etiketledim ve emojisiz,şarkısız dümdüz attım. Zaten yeterince anlaşılıyordur herhalde sevgilisi olduğum. Benim hesabımda binlerce takipçi varken karanın hesabında sadece 300 kişi vardı. Benim yüzlerce postum varken karanın sadece bir tane o da rastgele yürürken ağzında sigarayla çekilen bir fotoğraftı.. şu şekil uyumlu olacaksınız işte. Sokaklarda kocam da kocam diye bağırmama çok çok az kaldı ama hadi hayırlısı..  kısa bir araba yolculuğunun ardından üniversitenin kampüsüne giriş yapmıştık. Ben derse girmek için ilerlerken karan da orada bir kafeye geçip beni bekleyeceğini söyledi. Her ne kadar buna gerek olmadığını söylesemde dinletemedim ve sonunda vazgeçip dersi kaçırmamak adına koşarak sınıfa girdim. Ders gittikten sonra onu bıraktığım kafeye ilerledim ve beni görünce kalkıp yanıma geldi. Ardından arabaya binip kısa bir sohbet ettik. Ona ofise gideceğimi söyledim ve tamamdır diyerek ofisin yolunu tuttuk. Arabada telefonu çaldı ve yüzünün gerildiğini görebiliyordum. Çok fazla özel hayatına müdehale etmek istemediğim için ne olduğunu sormadım. Fakat telefonu kapatınca beni ofise bırakacağını ardından ufak bir iş için şirkete uğraması gerektiğini söyledi. O dönene kadar ofiste kalmamı ve yalnız kalmamı söyledi. Bütün sözlerine kafa salladım çünkü öfkeliyken çekilmez birisi oluyordu. Kaynana gibi söylenmeye başlamasın diye sustum. Ofisin önüne geldiğimizde beni tekrardan sıkı sıkı tembihledi ve ellerini yanaklarıma atıp sertçe alnımdan öptü. Bu hareketine güldüm.

-bu ne be helalimsin de bide istersen

-eflal lütfen söylediklerimi dinle olur mu güzelim?

Derin bir iç çekip kafamla onu onayladım ve arabadan indim. Ben ofise girene kadar gitmedi ve ben kapıyı kapatır kapatmaz gazı köklemiş olacakki bütün sokak lastik sesiyle yankılandı. Hemen seda ablanın odasına ilerleyip kapıyı tıklattım ve içeri girdim.

-kızım sana etraftan bir süre kaybol dedik de yüzünü unutturdun bize ayol!

Karamel +18Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin