Bölüm 24

63 3 1
                                        

Selam askolar💓 nasilsiniz? Bölüme direkt geçiyorum kendi kendime konusunca delirmis gibi hissediyorum siwüxleğa iyi okumalarrr<333
.
.
.
.
.
.
Eylülün evine geleli bu gün tam bir hafta olacaktı. Ve bu süre zarfında karanı ne görmüş ne de herhangi bir şekilde konuşmuştuk. Her ne kadar cesur olacağımı söylesemde ona mesaj atma cesaretini kendimde 11bulamamıştım. ve bu bir hafta boyunca istanbul sınırları içinde emiri görürüm korkusuyla neredeyse evden dışarı çıkmamıştım. Sadece okula gidip gelmiş,o zamanlarda bile boynumdan ağzıma kadar atkı kafamda bere gözümde gözlük ve üzerimde koca montlarla gitmiştim. Tekrar karşılaşırsak diye bir yandan aklım çıkıyordu bir yandan da tekrar karşılaşırsak yüzüne okkalı bir şamar indirmek istiyordum. Ve şu anda da camın kenarındaki tekli koltukta evde tek başıma olmanın verdiği huzurla yağan yağmuru öylece seyrediyordum. Eylül markete gitmişti. Benim ise bir haftadır olduğu gibi aklım yine karandaydı. Bu adam nerde Allah aşkına? Madem aşkından ölüyordun hiç mi merak etmedin? Külahıma anlat. erkek değil misiniz hepiniz aynısınız! Bu klişe cümleyi de kurduktan sonra oflayarak yerimden kalktım ve artık kaçmanın bir çözüm olmadığını kendime hatırlattım. Karşılaşırsak karşılaşırız ne var yani? Sanki o beni en yakın arkadaşımla yatakta bastı da ben ondan kaçıyorum. Asıl köşe bucak kaçması gereken o bi kere. O değil de benim vizelerim başlayacaktı haftaya. Emir di karan dı derken dersleri boşlamak istemiyordum. Zaten bu bir haftada da iyice çalışmıştım. Hukuk okumak ne kadar zor bi bölüm ya? Avukatlık yapsam bu kadar yorulmazdım gerçekten. O sırada kapı çalınca düşüncelerime ket vurup kapıyı açmaya gittim. Eylül elinde market poşetleriyle içeri girdi ve ekonominin ne kadar kötü olduğuna dair dert yanmaya başladı. Ah Eylül üzümlü kekim.. onun aldığı eşyaları yerlerine yerleştirirken biraz siyaset konuştuk. Baktık ikimizin de sinir katsayıları artıyor,konuyu kapattık. O sırada Eylül ortaya bir fikir attı.

-Eflal? Biz bir haftadır evden çıkmıyoruz ya?

-evet.

-işte ben diyorum ki, benim fakülteden birkaç arkadaşım var,onlar bu akşam bir meyhaneye rakı içmeye gideceklermiş, bizi de çağırdılar.

-eylül götümü kaldırıp bir yere gidesim yok vallahi.

-ya ama bak haftaya vizeler var hem bize de moral olur birazcık.

-ya kızım iyi hoş da ben buraya gece kıyafeti bile getirmedim. Buradaki tek mal varlığım kareli donlarım.

-ya onu ne dert ediyorsun allah aşkına benden giyersin bir şeyler.

-senden?(gülme sesi çıkartarak)kızım sen 40 kilosun bana nasıl olcak senin kıyafetlerin?

-ya bir iki tane büyük gelen vardı iade süresi dolunca verememiştim onlara bakarsın yaa lütfen eflaaal.

Önümde mal mal gözlerini belertip elleriyle lütfen işareti yapınca kıyamayıp kafamı salladım ve akşamki planımızı onaylamış oldum. Off zaten karan piyasada yok,emir her an piyasada olabilir! Ne işim var benim dışarda ya? Yinede eylülün hevesini kırmamak için ısrar etmedim ve akşamüstü hazırlanmaya başladık. Gösterdiği elbiselerden düz siyah bir elbise seçtim ve giydim. Hafif dar oldu ama idare edeceğiz artık. Midi boy bileklerimin biraz üzerinde biten bir elbise olduğu için altına bantlı bir ayakkabı giyip boyumu iyice kısaltmak istemedim. Bu yüzden eylülden bulduğum sivri uçlu,bordo topuklu terliği giydim. E madem rakı içmeye gidiyoruz benim koyu kırmızı ruj sürmem farz olmuştu. Saçlarımı topuz yaptıktan sonra makyaja oturdum ve cildimi sağlam bir şekilde kapattım. Keşke şu kapatıcıyla geçmişimi de kapatabilseydim bee.. sonra da rimel ve kahve tonlarında bir allık sürüp kırmızı ruju patlattım hemen. İşte hazırım çok da uğraşmaya gerek yok çünkü kocam orda yoğkkk..

Karamel +18Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin