Selamlar. Nasılsınız? Sınavlar başlıyor umarım hepiniz dilediğiniz notları alırsınız🙈 uzatmadan geçiyorum bölüme🫡
.
.
.
.
Ne kadar süredir birbirimize sarılı duruyorduk bilmiyorum. Ama ne benim ağlamam azalmıştı ne de o sırtımdaki ellerini bir an olsun gevşetmişti.
-neden önceden söylemedin?
-ben hatırlarsın sandım çilek.
-Karan altı yaşındaydım. Ve sen. Sen çok farklısın. Dişlek gibi değilsin ki.
-haklısın. Ama gerçek bu.
-özür dilerim.
-niye özür diliyorsun?
Kendini benden uzaklaştırdı ve yüzümü ellerinin arasına aldı.
-özür dilenecek hiç bir şey yok eflal. Hatırlamaman gayet normal. Sen çok küçüktün, bense 12 yaşındaydım. Hatırlamazsam ayıp olurdu yani.
Hafifçe güldüm bu dediğine.
-e peki şimdi ne olacak?
-bir şey olmayacak eflal. Sen istesende istemesen de ben bundan sonra hep senin hayatında olacağım. Ne kadar kaçarsan kaç seni sevmekten vazgeçmeyeceğim. Senin canını yakmaya çalışan herkesin canını söküp eline vereceğim. Bunlar olacak yani bir şey olmayacak.
Gözlerimi kocaman açıp
-iyi ki hiç bir şey olmayacakmış. Bir de olsa ne yapardık artık.
İkimiz de güldük. Çocukluğumun aşkı karşımdaydı. Ama peki babam? Babamı neden öldürmek istemişti karan? Sorma demişti ama aklımı kurcalayan tek soru buydu.
-karan?
-efendim güzelim
-ben bu gün her şeyi konuşmak istiyorum.
-tamam konuşalım.
-hani sen babamdan bahsetmiştin ya. Öldürmek istediğine dair. Karan sen küçükken babamı çok severdin. Ne oldu da..
-eflal babandan nefret etmeni istemiyorum. Bu yüzden sana bunları anlatmam.
-etmem. Yokluğunda bile etmedim şimdi de etmem.
-tamam o zaman. Artık aramızda bilinmezlikler istemiyorum ben. Her şeyi ilk ve son kez anlatacağım.
-tamam dinliyorum.
-babanın sizi terk ettiği günü hatırlıyor musun?
-evet hatırlıyorum.
-işte o gün aslında babamın öldüğü gündü.
-k karan ne diyorsun sen?
-anlatıyorum lütfen bölmeden dinle. Bunu anlatmak benim için de çok acı. O gün senin yanından eve geçiyordum. Birlikte ağaç evimize gitmiştik hatırlıyor musun? Seni eve bıraktıktan sonra eve girdim. Evden bağırışlar yükselmeye başlayınca koşarak yatak odasına girdim. Baban ve annen yarı çıplaktı. Babamsa babanın boğazına sarılmış bir şeyler bağırıyordu. O an kulaklarım uğuldamaya başladı. Sonrasında her şeyi çok bulanık hatırlıyorum. Babam elini kalbine götürdü ve orada yığılıp kaldı. Sonrasında çığlıklar hatırlıyorum,feryatlar. Bir kısım tamamen yok hafızamda. Ondan sonra hatırladığım şey babamın cenazesi. Ve sonrasında da annemin bir bavulla evden çıkıp gitmesi. ve en acı tarafı da annem beni bırakıp babana gitmişti eflal.
Anlam veremiyordum. Benim babam değil miydi bahsettiği adam? Aslında babamın parça parça anlattığı şeyler birer yapboz gibi birleşiyordu. Tam olarak anlatamadığı hikaye böyle tamamlanıyordu. İlk başlarda yalan sandığım ısrar ettiğim hikaye meğerse gerçekti. Ortağı ölmüş sonra da evlenmeye zorlanmış bla bla. Yalandı. Ortağı onun yüzünden ölmüştü ve benim babam ortağının karısına göz dikebilecek kadar hain bir insandı. İçimde bu zamana kadar beslediğim hayranlık duygusunun yerini derin bir utanç kapladı. Ben bunun için mi yıllarca ağlamıştım? Baba? Ben sadece öyle oturuyordum. Ne ağlıyordum ne tepki veriyordum. Sadece öylece bomboş oturuyordum çünkü kafamdakileri koyabilecek bir yerim yoktu. Sonrasında ayağa kalktım. Karanı beklemeden eve yürümeye başladım. Yol boyunca kafamı kurcalayan her şey eve girdiğimde kendimi duşa atmamla sustu. Su vücuduma iyi geldi. Yaralarımı sardı ve babamı hiç ummadığım kadar unutturdu bana. Suyun bana. Bu kadar iyi geldiğini görünce denize girmek istedim. Bir an olsun düşünmeden bencilce kendim için bir şey yapıp denize girmek,yüzmek,unutmak istedim. Duştan çıkıp üzerime bir sütyen ve kilot geçirdim. Sonra da ayak bileklerime kadar uzanan kalın bornozu üzerime geçirip hiç bir şey alma gereksinimi duymadan arabamın anahtarını alıp çıktım. Şu an sanki bedenimin kontrolü bende değildi de küçük eflalde gibiydi. 6 yaşındaki eflalde. Hava buz gibiydi. Ama umrumda da değildi. Benim içim yanarken dışarısı buz kesse kaç yazardı? İçimi soğutacak bir şey yokmuş gibi geldi bir an. Her zaman içimde bu nefretle mi yaşayacağım? Bunları düşünürken iyice hızlandım. Bulduğum ilk tenha yerde durup kendimi denize atacaktım. Öyle de yaptım. Birden arabayı durdurdum ve bornozu sahilde fırlatıp koşarak kendimi denize attım. Su alev gibi olmuş tenime buz gibi varlığıyla çarptı. Aldırmadım. Yüzmeye devam ettim. Duramadım. Artık durmak istedim ama yapamadım. Yüzmeye devam ettim. En sonunda vücudum yorgun düşünce denizin ortasında sırt üstü uzandım. Sonra doğrulduğumda kıyıya döndüm. Kıyıda bana küçük bir çocuk bakıyordu. Saçları iki yandan örülmüş,uçlarına kurdeleler takılmış. Ayağında pembe ayakkabıları,üzerinde de pembe elbisesiyle bana bakıyordu. Biraz daha yaklaştığımda bana ne kadar benzediğini fark ettim. Sonra bana seslendi.
-eflaaal! Hava çok soğuk hasta olacaksın!
Ona doğru yüzmeye devam ettim. Bir yandan da hıçkıra hıçkıra ağlıyordum.
-e-eflal?
-eflal çıksana denizden hava çok soğuk.
-sen? Nasıl ?
-bak sana havlu getirdim.
Onun yanına ulaştığımda kumsalda ayaklarının önünde dizlerimin üzerinde duracak şekilde oturdum. Elimi yüzüne uzattım ve saçlarını geriye attım.
-bak ellerin buz gibi olmuş eflal. Annem sana bana iyi bakmanı söylemedi mi?
-ben. Ben seni kaybettim sandım.
Küçük parmaklarını sol göğsümün üzerine koydu.
-hayır eflal. Bak. Ben tam olarak burdayım.
Ellerimi kaldırdım ve bedenini sıkıca sardım. Öyle sıkı sarıldım ki sanki artık bedenlerimiz tek bir vücuttu. Küçük bedeninin hissini bir kaç saniye sonra kaybettim. Gözlerimi açtığımda boşluğa sarılıyordum. Telaşla kafamı bir sağa bir sola çevirdim.
-eflal?
Cevap yoktu.
-eflal nerdesin?
Yine kimse cevap vermedi.
-eflal ben seni nasıl koruyacağımı bilmiyorum gitme.
-eflal gitme nolur bırakma beni. Tek başıma yapamıyorum ben.
-Eflal!
Sonunda gözlerim karardı ve kendimi kumların üzerinde buldum. Bilincim şimdilik yerindeydi ama göremiyordum. Bir kaç saniye içinde bedenimin titreyerek uykuya çekildiğini hissettim. Uyumamak için dirensemde uyku bana çok tatlı geliyordu.
-uyu eflal. Uyursan geçecek.
.
.
.
.
.
.
Bundan sonra uzun bölümler atmaya çabalamayacağım. Kısa kısa ama sık sık atmayı düşünüyorum. Umarım gerçekleştirebilirim. Bu bölüm kafanız karışmış olabilir. Anlamak için birkaç kez okumanızı öneririm. Birdahaki bölümde görüşürüz😍
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Karamel +18
Romance"Kapşonumu geçirdim ve kulaklıklarımı takıp sokak lambalarıyla aydınlanan yolda yürümeye başladım. Arka planda çalan "daddy issiues" şarkısına her zaman olduğu gibi eşlik ederken gözümden bir damla yaş aktı ve yanaklarımdan süzülüp yerle öpüştü. Kaf...
