11. Bölüm (Git)

318 12 1
                                        


Multimedya temsilidir.
Karakterlerin dış görünüşlerinden bahsetsem de belli şahıs resimleri koymayacağım. Tamamen hayal gücünüze bırakıyorum :)

🎧 Kalpte bir yarasın sen

**********

Kimse etmedi insanın insana ettiğini...
-Nazan Bekiroğlu

**********

"Valla bilmem ki, dün gece Baranı çalışma odasında görünce işle ilgili bir durum var sandım. Yoksa evlendiği gün çalışma odasında ne işi olsun ki?"

Duyduğum sözler ile ağzıma aldığım kahve boğazımda kaldı, birkaç ufak öksürükle kendime gelince Baran'a döndüm. İşte korktuğum başıma gelmişti, herşey Baran'ın yüzündendi. İçine düştüğüm durum ile başımı eğdim. Resmen yerin dibine girmiştim.

İyide bu Reyhan nereden görmüştü Baran'ı, gece gece ne işi vardı konakta?

Önceden konuştuklarına emin olduğum halde Zelal hanım ilk defa duyuyormuş gibi şaşırdı. Sonrasında ise gözleri beni buldu, nefretle baktı bana sanki bir suç işlemişim gibi. Ellerini dizlerine vurarak konuşmaya başlamıştı;

"Baran oğlum yoksa Maral'ın bir kusuru mu vardır? Ah ağabey ah, gittiniz kim olduğu bilinmez bir aileden kız aldınız, ben dedim berdeli kabul etmeyin diye ama dinlemediniz beni. Tezinden gönderin bu kızı, tezinden."

Duyduğum sözler ile kan beynime sıçramıştı, bana ettiği söz yetmezmiş gibi birde konu ailem olmuştu. Kafamı çevirip baktım Baran'ın yüzüne ne düşündüğünü anlamak istedim, sinirlenmişti. Gerilen yüzünü, alnında beliren damarı görüyordum ama siniri kime idi ? Yoksa yine bana mı laf edecekti? O da gerçeği bildiği hâlde halasına mı uyacaktı?

"HALA NE DERSİN SEN? Benim karımın ne kusuru olabilir? Sen Maral'ın namusunu sorgulayacağına kendi kızına sor bakalım, gecenin bi vaktinde ne işi varmış burada?"

Reyhan sanki masummuş gibi büzdü dudaklarını az kaldı ağlayacaktı. Sanki annesinin dedikleri bana değil de ona söylenmişti.

"Baran benim çantam buradaydı onu almak için geldim. Seni de odada görünce-"

"REYHAN! Bir daha haddin olmayan konulara burnunu sokma. Yoksa bırak bu konağa gelmeyi bu ilçeye sokmam seni, anladın mı? "

Baran'ın yükselttiği sesiyle söyledikleri ağırına gitmiş olacak ki ağlamaya başlamıştı Reyhan hanım. İnanamıyordum bana laf ediliyordu, resmen bana iftira atılıyordu ama hanımefendi sırf kendini masum göstermek için ağlıyordu.

"Bir daha kimsenin ağzından böyle bir iftira duymayacağım, bir daha kimse böyle yargısız infaz yapmayacak. Cevahir aradı, işle ilgili bir sorun çıkmıştı. Bende gece hallettim ve odama döndüm. Anlıyor musun Hala ? Böyle bir açıklamayı da yapmazdım size, sırf karım iftiraya uğramasın diye söylüyorum."

Duyduğum sözler öyle rahatlatmıştı ki beni, o kadar mutlu olmuştum ki. Halasına uymamıştı, beni sevmediği hâlde namusuma laf gelmesine müsaade etmemişti.

Baran'ın sözlerini duyunca öylece kalmıştı Zelal halası ama bende susamazdım. Kimse benim ailemi küçük göremezdi. Zelal hanımın haddini aşacağını en başından biliyordum ama bu kadar erken olacağını tahmin edememiştim.

"Zelal hanım, ben namusu ağıza alınacak bir insan değilim. Eğer tekrar aynı hatayı yaparsanız hele ki işin içine ailemi katarsanız haddimi aşmak zorunda kalırım. Benim ailem Urfa'nın en büyük ailelerindendir, siz nasıl bir ağa kızıysanız bende öyleyim."

Ruh-u Revan Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin