Rest

1 0 0
                                        

Gözlerimi sıkıca yumup ciğerlerimi yakan keskin bir nefes aldım. Tam o anda adımı fısıldadı... Oysa artık ismim, dudaklarına bile yakışmıyordu.

​"Yağmur..." dedi.

Sesi o kadar ince, o kadar kırıktı ki, sanki dünyanın en masum adamıymış gibi. Ama bu ses artık kalbimde hiçbir yankı bulmuyordu.

​"Çekil," dedim, buz gibi bir sesle. Yanından sıyrılmaya çalışırken attığım her adım, ironik bir şekilde beni ona daha fazla yaklaştırıyordu. Nefesi boynumda, tenimde gezinirken ürperdim, bu artık bir heyecan değil, derin bir huzursuzluktu.

​"Yağmur lütfen... Yalvarırım bir kez olsun dinle beni," dedi, gözlerinin içine bakmam için çırpınarak.

​Bakışlarımı ondan kaçırıp, "Çekilir misin, lütfen?" dedim. Kelimenin üzerine basarak, onun kullandığı kibarlığı ona bir silah gibi geri fırlattım. Yüzüne bakmak, artık sadece ruhumdaki o eski yaraları kanatıyordu.

​"Çekilemem! Konuşmamız lazım..."

​"Hayır! Bu saatten sonra kimseyi dinlemek zorunda değilim. Hele seni hiç! Uzak dur benden!"

Ellerimi aramıza bir barikat gibi koymaya çalıştım ama o, ellerimi havada yakalayıp sıkıca tuttu. Sanki bırakırsa yok olacakmışım gibi...

​"Dokunma bana!" diye gürledim, ellerimi bir hışımla geri çekerek. "Bunu bir daha asla yapma. Bana dokunmanı istemiyorum!"

​"Tamam, özür dilerim... Ama nolursun, bir kez olsun doğru düzgün konuşalım."

​İçimdeki o devasa öfke barajı daha fazla dayanamayıp patladı.

"Sen beni dinledin mi peki?!" diye haykırdım. "Kapına gelip sana aynı bu şekilde yalvardığımda, gözümün içine bir kez olsun baktın mı? Beni insan yerine koyup tek bir cümle kurdun mu ? Sevdiğin kadına... bana..." Sesim kısıldı, boğazım düğümlendi. "Bana o malum muameleyi yaparken, beni hiç umursadın mı?"

​"Özür dilerim," dedi, o kadar basitçe ki...

​"Özür dileyince geçmiyor Görkem. Ruhumda açtığın izler öyle alelade bir özürle silinmiyor."

​"Yağmur, ben kötü biri değilim... Sadece çok kırıldım. Kırılınca da her şeyi yakıp geçtim."

​Acı bir tebessüm yayıldı yüzüme.

"Sorun da bu ya, yakıp geçmekle kalmadın, üstümden geçtin. Belki de seni gözümde ben büyüttüm ama inan bana, kırıldığın kadar kırdın. Hatta daha fazlasını yaptın."

​"Seni sevdim," dedi, üzerime doğru bir adım atarak. "Hem de çok sevdim."

​"O zaman neden?" diye sordum, sesimdeki yaşlara engel olamayarak.

"Seven insan sevdiğine inanmaz mıydı? Seven insan, sevdiğini böyle acımasızca idam eder mi Görkem?"

​"Durup dururken olmadı hiçbir şey! Gel, bir yere geçip konuşalım."

​"Aksine, tam da öyle oldu! Sana sordum ! Bilmek istedim, defalarca yalvardım. O gün bana hakaret etmek yerine gerçekleri söyleseydin, canımı bile bile acıtırken ne hissedeceğimi bir an olsun düşündün mü...? Çok mu zordu zamanı varken konuşmak?" Elimin tersiyle yanaklarımdaki yaşları sildim ama yenileri hemen yerini aldı.

Yinede SevdikBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin