Pruvada 😍

1 0 0
                                        

Annemlerle birlikte, misafirlerimizi de yanımıza alıp sahile inmiştik. Geçenlerde düğünlerine katıldıkları aile, iade-i ziyaret için gelmişti.

Aslında herkesin bu ziyarete dair farklı duyguları vardı. Orhan amcaları seviyorduk elbette, daha önce bahsetmiştim ama yıllar içinde fazla görüşmeyince biz çocuklar için aradaki bağlar biraz gevşemişti. Abim normalde kalırdı böyle bir ortamda, ama son anda çıkan işi buna engel oldu. Ablamsa, nedense gelmek istemedi.

Ben ise, annemlerin yanında buldum kendimi; seve seve mi çıktım, söve söve mi, hâlâ pek emin değilim.

"Nasıl özlemiş misin buraları Orhan ?"

"Ne yalan söyleyim güzel günler geçirdik burda, ama artık orda da bir kurulu düzenimiz oldu be Yaman.."

"Böyle geceleri özlüyoruz şimdi doğruya doğru, değil mi Orhancığım ?" dedi Gülhan teyze

"Öyle öyle"

"Alakasız iki yer tabi," dedim, tüm ciddiyetimle.

"Aynen, kuzum," dedi annem, ölümcül bakışlarını bana çevirerek. Hayır, madem onaylıyorsun anneciğim, neden kızıyorsun ki ?

"Ama tabii, sizin oralar da güzel. Geçen geldiğimizde çok beğenmiştim," diye ekledi.

"Ooo vakit olsaydı gideceğimiz yerler çoktu"

"Düğün telaşınız vardı, başka zaman artık," dedi annem.

Yürümeye devam ederken limanın oraya gelmiştik.

"Ooo gemide gelmiş, ne güzel otururduk burda eskiden, hatırlıyor musun Sedef ?"

"Eee yine oturalım, şurda bir çay bahçesi açıldı" dedi annem.

"Oturalım oturalım, hep kışın geliyoruz, şimdi havada mis gibi, tadını çıkaralım canım," dedi Orhan amca.

Kıyıya yaklaşan gemiyle birlikte manzara her zamanki gibi etkileyiciydi. Sürekli gittiğimiz, sahile nazır bir çay bahçesi vardı orada. Yine aynı yere oturduk, denizin sesine karışan sohbetlerle keyifli bir akşam geçiriyorduk.

Bir süre sonra gözüm kalabalığın içinde tanıdık bir yüz yakaladı. Ekrem... Yanımızdan geçerken selam vermeyi'de ihmal etmedi.

"Selam Yağmur."

"Ekrem!" dedim şaşkınlıkla. Ailemin varlığını unuturcasına sorular ardı ardına geldi. "Nasılsın? Burada mı çalışıyorsun ?"

Üzerinde gemici kıyafeti vardı.

"Bir süredir seferlere katılıyorum," dedi gülümseyerek.

"Gemide çalıştığını hiç duymamıştım, nereden baksan bir sene oldu seni görmeyeli."

"Valla bir bindim, gidiş o gidiş, altı ay önce geldik aslında ama siz yoktunuz," dediğinde altı ay öncesinin ne zamana denk geldiği aklıma gelince dudağımın kenarı kıvrıldı.

"Cenazeye Türkiye'ye gittiğimiz zaman olmalı..."

"Haberim var, çok üzüldüm, çok severdim Özlemi. Başınız sağ olsun..."

"Sağol, şey... neyse bu işe ilgin olduğunu bilmiyordum..."

"Ben de bilmiyordum," diyerek güldü.
"Liseyi bitirince ne yapacağımı düşünüyordum. Bir yakınım, 'Gemicilik bölümü tam sana göre' dedi. Hatta uzun yol kaptanlığını denememi önerdi. İlk başta garip geldi ama düşündüm, neden olmasın dedim. Başvurdum okula. Şimdi eğitim sürecimiz denizde, seferlerde devam ediyor. Böyle böyle işi öğreniyoruz işte."

Yinede SevdikBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin