|1.9|

279 36 58
                                        

2 hafta sonra...

•Jeongin's POV•

"Sen hala burada mısın?"

Kafamı kaldırıp ofise giren Changbin ve Felix'e baktım. Son iki haftadır her sabah aynı konuşma geçiyordu üçümüz arasında. Önceki günlerde verdiğim tepkinin aksine bu sefer göz devirip kafamı tekrardan masaya koydum. Cevap vermek bile istemiyordum.

"İki hafta oldu Jeongin. Daha ne kadar bekleyeceksin?"

Sesimin boğuk çıkmasını önemsemeden yanıtladım Changbin'i; "Buraya gelene kadar. Ya da aramalarıma yanıt verene kadar."

Kapının kapanmasının ardından önümdeki koltuğa oturduklarını işittim. Kafamı hafifçe kaldırdım ve onlara baktım. "Evine gitmeye ne dersin? Ya da Yeji ve Hyunjae ile konuşmaya?"

Üçü de birbirinden berbat haldeydi. İlk hafta tamamen Hyunjae ve Yeji ile birlikte kalmıştım. Elimden geldiğince yanlarında oldum ancak böyle bir durumda yapılabilecek fazla şey yoktu. Bu desteğim ise Hyunjae'nin yalnız kalmak istediğini söylemesi ile yarıda kesilmişti. Yeji de aynı şekilde Ryujin ile birlikte evine dönmüştü.

Hyunjin'i ise en son o gün görmüştüm. Ne telefonlarımı açmıştı, ne de evine gittiğimde beni karşılamıştı. Korumaları tarafından bizzat reddedilmiş ve evime geri gönderilmiştim. Bu yüzden yapabileceğim tek şey burada oturup üç patronumun da geri dönmesini beklemekti.

"Onlarla her gün konuşuyorum zaten. İyi olduklarını söylüyorlar ama hepimiz bunun yalan olduğunu biliyoruz." diye mırıldandım. "Asıl Hyunjin'i merak ediyorum ben. İki haftadır hiçbir haber yok."

"Beraber gidelim istersen?" Teklifte bulunan Felix'i kafamı iki yana sallayarak reddettim.

"Geri çeviriliriz eminim ki." Doğruldum ve ellerimle yüzümü sıvazladım. Benim son iki haftam da herkesten farksızdı; yorgun ve moralsizdim. Yorgunluğumun sebebi düşünmekten uyuyamaktı. Moralsiz olmamın sebebi ise Hyunjin'den haber alamamamdı. "Benimle konuşur, dertleşir sanıyordum. Aramızda bir yakınlık vardı sanki, ama şu an baktığımda arkadaş bile değilmişiz gibi hissediyorum."

"Bu sana özel bir şey değil ki Jeongin. Hyunjae ve Yeji ile de konuşmadığını söylememiş miydin?"

Gözlerimi istemsizce kaçırdım. "Ben onlardan da yakın olduğumu hissetmiştim." Sesim oldukça kısık çıkmıştı. "Muhtemelen ben kafamda kuruyorum, boşverin beni."

"Hyunjin'den hoşlanıyorsun değil mi?"

Yanaklarım ısınmaya başlarken kaşlarımı çattım. "Ne alakası var Changbin?" diye çıkıştım ancak sanki bu hareketim onlara istediği cevabı vermiş gibi sırıtmaya başlamışlardı. Uzun zaman sonra birinin gülümsediğini görmek bir açıdan iyi hissettirmişti, sebebini saymazsak.

"Halinden zaten belliydi, ama şu anki tepkin kesinleştirdi." Felix ayağa kalktı ve arkama geçip kollarını bedenime sardı. "Çekineceğin bir şey yok Jeongin."

Omularımı düşürdüm. "Ne hissettiğimi bilmiyorum ki. Ona yakın olmak istiyorum, şu an ne halde olduğunu öğrenmek ve ona iyi gelmek için her şeyimi verirdim." Ne ara bu hale geldiğimi bilmiyordum bile. Sanki ayrı kaldığımız süreç boyunca ona olan duygularım daha da artmış gibiydi.

blonde & brunette [hyunin]Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin