0.6

864 21 5
                                        

Bu Allah'ın cezası kızla kerem nasıl arkadaş olabilir?.

Geçmişte aramızda geçen şeyler aklıma gelince bir kez daha midem bulandı. İğrenç bi kadındı. Bununla arkadaş olarak Keremde gözümden yeterince düştü.

Buğlem beni fark edince sırıttı. Keremin koluna girdi. Birlikte yürüyerek masamıza doğru geldiler.

"Kusura bakmayın, Buğlem telefonunu evde unutmuş, geri dönmek zorunda kaldık"

"Yok keremim sıkıntı yok, oturun hadi" Halil eliyle yanindaki boş sandalyeleri işaret etti.

Selda ve Ayça sert bakışlarını Buğlem'e gönderirken, o arsızca sırıtarak bana bakıyordu.

Bunu fark eden Barış "siz tanışıyor musunuz?" diye sordu.

"Lisedeyken çok yakın arkadaştık, ayrılmaz 4'lüydük. Üniversiteye geçince ben yurt dışına taşındım, sonra da aramız açıldı. Bayadır görüşmüyorduk, güzel bi tesadüf oldu." Kerem hafifçe gülümseyerek konuştu

"Yaa tanışıyor olmanıza çok sevindim"

Ayça ciddiyetle Buğlem'e dönüp "Siz Keremle nerden tanışıyorsunuz"dedi

"Keremle ailelerimiz çok eski aile dostu. Şimdi kendisi ise erkek arkadaşım."

Buğlem cümlelerini gözüm içine bakarak söylemişti. Tanışma hikayemiz konusunda söyledikleri ise kısmen doğruydu. Lise 1 de aşırı yakın arkadaştık, dışarıdan gören herkes arkadaşlığımız kıskanırdı. O zamanlar aşık olduğum bi çocuk vardı. Eren. İlk aşkımdı ve bilirsiniz, lise aşkları çok değerlidir. Bunu Buğlem de dahil birçok yakın arkadaşım biliyordu. Lise 2'nin başında Erenle sevgili olmuştuk. 3 aylık ilişkimizin son zamanlarında Buğlem çok garip ve soğuk davranmaya başlamıştı. Sonra bi gün okuldan tanımadığım bi kız sınıfıma gelip masama bi kutu bıraktı. İçinde Eren ve Buğlem'in farklı zamanlarda çekilmiş fotoğrafları vardı. Birinde sarılıyorlar, diğerinde gülüyorlar, hatta birinde öpüşüyorlardı. Birisi sevgilim dediğim çocuk, diğeri ise en yakın arkadaşlarımdan biriydi. Yalan yok çok zoruma gitti. Lise aşkı ergen psikolojisi derken 1 sene boyunca Selda ve Ayça'dan başka kimseyle konuşmamıştım. Gerçekten benim yaşımdaki birisi için zor zamanlardı. O olaydan sonra Buğlem'in yüzüne bile bakmamıştım. Ve şimdi karşımda oturmuş pis pis sırıtıyordu. Allah'ım ben ne suç işledim de hayatımı karaktersiz insanlara doldurdun..

Aynı hataya ikinci kez düşmeyi düşünmüyordum. Belli ki keremle yakınlardı. Hatta anladığım kadarıyla flört ediyorlardı. Kereme karşı bişey hissetmediğim için her ne kadar umursamıyormus gibi yapsamda, Buğlemi tekrardan hayatıma girme ihtimali olan bi erkekle beraber görmek bi hayli zoruma gitmişti.

...

Barış ortamdaki gerginliğin farkında olan tek kişiydi ki, konu açmak için saçma sapan şeyler söylüyor, adeta şaklabanlık yapıyordu. Bu halleri çok komik gözüküyordu. Hakkını yemeyelim işini gerçekten iyi yapıyordu. Kızlarla birlikte Buğlem yanımızda yokmuş gibi sohbet edip, gülüp eğleniyorduk. Herkes birbiriyle konuşuyor, dalga geçiyordu. Barışla Ayça arada bir flörtleşmeyi de ihmal etmiyordu. Tabi kurdukları her cümlenin ardından Halil kusuyormuş gibi yapıp göz deviriyordu. Ortam gerçekten çok iyiydi ama Buğlemi görmezden geldiğimiz içindi. Sohbete dahil olduğu an erkekler konuyu değiştirip onu susturuyordu. Onlarında Buğlemden pek haz etmediği belliydi. Rahat duramayınca Kereme sırnaşıp, flört etmeye çalışıyordu ama Kerem ondan uzaklaşıp flörtten daha çok arkadaşı gibi yaklaşıyordu. Buğlem yine bildiğimiz gibi yani. Sürekli birilerini rahatsız ediyor, eskiden de yaptığı gibi.

...

Çok şükür ki Buğlem'in işi çıkmıştı ve 5 dakika önce gitmişti. O gidince herkes rahatlamıştı ve daha da samimileşmişti. Şuan ise Kerem yaklaşık 3 dakikadır gözünü kırpmadan bana bakıyordu. Arada bir kaçamak bakışlar atıp hâlâ bakıyor mu diye kontrol ediyordum ve her seferinde baktığını görüyordum. Bunu fark eden sadece ben değilmişim ki Selda gülerek konuştu.

"Kereeemm. Bizde buradayız reis haberin olsun."

"Yok, Seldacığım boş yere kendini yorma, onun gözü Ece'den başkasını görmüyor."

Halil'in kurduğu cümleyle; Kerem, ben ve Selda eş zamanlı olarak öksürmeye başlamıştık. Kerem ve ben Halil'in yaptığı ima için öksürürken, Selda kendisine 'seldacığım' diye seslenilmesine utandığı için öksürüyordu. Barış,Halil ,Yunus ve Ayça dörtlüsü ise bi taraftan sırtımıza vuruyor, bi taraftanda dalga geçip gülüyorlardı. Tamam iyi hoş güzel ortamdı ama benim bünyem bu kadar imayı kaldırmazdı.

...

Saat 12'ye geliyordu ve gün bitmek üzereydi. Koca bir akşam Keremin bakışları ve diğerlerinin imaları ile geçmişti. Çok eğlenmiştim evet ama eğlencenin 10 katı kadar da utanmıştım. Bi hayli de kafam karışmıştı. Keremin bakışları ve arkadaşlarının imaları bir yana , Buğlem bir yanaydı. Kereme 'erkek arkadaşım' demişti ve Kerem bunu reddetmemişti ama o gider gitmez gözlerini benim üzerime dikmişti.

Seldanin telefonunun çalmasıyla tüm gözler ona döndü

"Efendim anne?"
...
"Tamam hemen geliyorum"

Selda telaşla çantasını toparlarken konuştu "anneannem rahatsızlanmış, annem acil eve çağırdı. Gitmem lazım. Kusura bakmayın."

"Tamam sorun yok, haber ver bizede" Ayça'nın kurduğu cümleyle başımı sallayarak destek verdim.

Şimdi işler biraz karışacak gibiydi. Mekana Selda'nın arabasıyla gelmiştik ve o arabasını da alıp gitmişti Ben bunları düşünürken Barış ortamdaki sessizliği bozdu.

"Ayça seni ben bırakayım mı? Hem seninle konuşmak istediğim birşey de var."

"Olurr"

Bravo yani Ayça. Beni gecenin bu saati yalnız göndermeye nasıl gönlün razı oldu bee. Bu devirde flörtün olmazsa böyle tek kalırsın işte Ece.

"Yarın Tuğçe'nin doğum günü, parti için birkaç eksik kaldı onları almam lazım. Bende kaçtım. Görüşürüz." Yunusun konuşmasıyla masadan kalkıp uzaklaşması bir olmuştu. Suan masada sadece ben ve Kerem vardı.

Kerem ne diyeceğini bilemez bı şekilde ensesini kaşıdı. Biraz düşündükten sonra hiç beklemediğim birşey sordu..

Bölüm sonu.

Yıllar geçse de üstünden, Bu kalp seni unutur mu?

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Yıllar geçse de üstünden, Bu kalp seni unutur mu?..

Yeni bölüm 5 oydaa

Uzaktan Uzaktan.. | Kerem Aktürkoglu Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin