0.8

739 21 3
                                        

-kerem'den-

Dün aldığım ani öpücükle gece gözüme gram uyku girmemişti. Dünki heyecanım hâlâ üzerimdeydi. Artık hissettiğim şeylerin tek taraflı olmadığına emindim. Saat 11'di. Gece uyumamış olmama rağmen aşırı dinamik ve güçlü hissediyordum. Bu gazla antrenmanda en az 5 gol atardım. Antrenman demişken, daha 2 saat vaktim vardı. Ve çok sıkılmıştım. Çocuklarla da buluşamazdım, hepsi uyuyordur şuan. Instagrama girip biraz reels izlemek gibi aşırı zekice bir fikir geldi aklıma. Bana yapılmış editleri izlerken bildirim paneline düşen yazıyla gülümsedim

@ecedogan sizi takip etmeye başladı

Geri takip yapmamla eş zamanlı olarak Ece'den bir bildirim daha gelmişti. Cidden bu kız çok farklı hissettiriyordu. Çoğunu bilerek yapmıyordu belki ama en ufak haraketi bile beni fazlasıyla heyecanlandırıyordu.

Ece Doğan:
Günaydınn

Günaydınn
Nasılsın?

Ece Doğan:
İyiyim, sen?

Bende iyiyim.

Ece Doğan:
Bu gün müsait misin?

Pek değilim
Ama önemli birşeyse
Boş bi vakit ayarlayabilirim.

Ece Doğan:
Yok yok
Buluşalım dicektim.
Sonraya erteleyebiliriz.
Sıkıntı yok.

Aslında 1 saat sonra
antrenmanım başlıyor. İzlemeye
gelmeye ne dersin?
Kızlar da gelirse çıkışta bi
kafeye gideriz, yorgun olmazsak.

Daha ilk günden antrenmana çağırmak ne kadar mantıklıydı bilmiyordum. Ama onu görmek istediğim kesindi. Bu gün yorucu geçecek bir gündü, çıkışta da bi yere gidebileceğimizi sanmıyordum. En azından bu bahaneyle Ece'yi görmüş olurdum.

Ece Doğan:
Pekii
1 buçuk saat sonra Rams Parkta
görüşürüz o halde.

Görüşürüzz.

Ece Doğan mesajınıza ❤️ ifadesini bıraktı

...

-Ece'den-

Çok ani bir teklif almıştım ve o kadar ani bi şekilde kabul etmiştim. Kızlara söylediğimde düşünmeden kabul ettiler. Hadi Ayça'nın Barışı var diyelim, Selda niye bu kadar istekliydi diye geçirdim aklımdan.

Stadyumun kapısına doğru yürürken, az önce çektiğimiz fotoğraflar arasından seçim yapmaya çalışıyordum. Bir tanesini beğenmiştim. Fotoğrafı favorilere ekledikten sonra telefonumu çantama atıp kapıdaki güvenliğe döndüm.

"Buyrun?"

"Biz Kerem Aktürkoglu'nun misafirleriyiz, antrenmanı izlemeye geldik." Kurduğum cümleyle güvenlik personeli başını sallayarak

"Bir dakika bekleteceğim" diyerek telefonunu kulağına dayayıp bizden biraz uzaklaşmıştı.

"Bide bizi içeri almıyormuş, ne komik olurdu" Ayça'nın kurduğu cümleyle gözlerimi devirdim. Bazen çok boş konuşuyordu bu kız. Ben bunları düşünürken güvenlik görevlisi tekrar yanımıza gelmişti.

"Kusura bakmayın, beklettim. Buyrun lütfen" diyerek eliyle giriş kapısını gösterdi. Kapıya doğru ilerlerken Selda konuştu.

"Ya iyi güzel gidiyoruzda, biz bu kocaman yerde antrenman yaptıkları alanı nasıl bulucaz?"

"Aşk olsun Selda, sizi bu kocaman yerde yalnız bırakacak değiliz herhalde."

Tabii ya. Bide Halilimiz vardı bizim. Selda'nın niye bu kadar istekli olduğu gayet ortadaymış aslında. Eve gider gitmez Seldayı sorguya çekmeyi aklımın bir köşesine not ettikten sonra düşünmeyi bırakıp yanımıza gelen ekiple selamlaşmaya başladım.

"Hoşgeldiniz" Kocaman gülümsedim

"Hoşbulduk"

"Aaa yeter ama her seferinde de bizi görmezden gelmezsiniz be. Bizde buradayız farkedin artık varlığımızı." sırıtarak konuştum

"Eniştelerin bi tanesi, sanada merhaba"

"Sağol baldız, aramızda kalsın, en favori baldızım sensin" Barış'ın kurduğu cümleyle hepimiz güldük.

"Hehh bi dışlanmadığım kalmıştı. Nerde benim Yunus kardom? O olsaydı sahip çıkardı ablasına" Kerem aklına yeni gelmiş gibi konuştu.

"Onlar Tuğçeyle sahada bekliyor" Ayça merakla sordu.

"Tuğçe Yunusun sevgilisi mii?" Barış cevap olarak kafasını sallamakla yetindi.

Selda önden yürüyerek arkasına bakmadan konuştu. "E hadi ama artık. Daha yengemle tanışcağım lütfen biraz hızlı olur musunuz?"

Kerem bıkmış gibi oflayarak yürümeye başladı. "Allah'ım beni niye bir tane akıllı insan bulmuyor?" Diye mırıldandı sessizce.

Hemen yanına geçip üzgün bi surat ifadesiyle konuştum. "Aşk olsun Kerem, kırılıyorum ama."

Kerem bana bakıp sırıtarak konuştu.
"Yemezler Ece hanım, sende delisin hiç kırılma"

Haklıydı. Ellerime kaldırıp teslim olmuş gibi yapmamla gülerek yürümeye başladık. Bir anda kolunu omzuma atarak beni kendine çekmesiyle hem heyecanlanmış hemde utanmıştım.

Kerem muzipçe sırıtarak konuştu.
"Ohoo sen daha bu hareketimle utanacaksan, işimiz sor senle"

İki elimle göğsüne iki üç kez yavaşça vurduktan sonra kolunun altından çıktım.

"Ya tamam özür dilerim birşey demedim, gel hadi" Allah kahretmesin ki bu çocuğa hayır diyemiyordum. Usulca tekrar kolunun altına girdim. Bu hareketime sessizce kıkırdadı.

...

Tuğçeyle tanışmıştık ve onu çok sevmiştim. Aşırı samimi bi kızdı. Yunus gerçekten çok şanslıydı.

"Yaa inanamiyorum sana Yunus, beni resmen 8 bucuk dakika kapıda beklettin."

"Ya tekrardan çok özür dilerim güzelim, isteyerek olmadı dedim ya."

"Sus, konuşmuyorum seninle." Tam bu tatlı hallerini gülümseyerek izlerken Kerem hiç beklemediğim bi hareket yaptı.

Bölüm sonu

En çokta şu fotoğrafı story atıp, altına 'millisarayımm 🫀💛❤️' yazamamak koyuyor

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

En çokta şu fotoğrafı story atıp, altına 'millisarayımm 🫀💛❤️' yazamamak koyuyor.

Oy sınırı yok ama lütfen emeğimim karşılığı olarak oy verin 💖

Uzaktan Uzaktan.. | Kerem Aktürkoglu Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin