Hafta sonu kediler için zorlu geçeceğe benziyordu. Çünkü yaşam alanları talan edilmişti. Onları ziyaret eden şık giyimli insanlar etraflarını sarmıştı. Kimisi ilginin kurbanı olurken, kimisi barınağın arka bölmelerine sığınarak kendini saklamıştı. O parıldayan gözlerde endişe ve merak vardı. İlk defa coşkuyla dolan gecelerinin anlamı olmalıydı. Belki bu onlara bir şey kazandırır mıydı? Bir ihtimal... Fakat gürültüden ve küçük yüreklerine dolan endişenin varlığından başka bir kazanımın olmadığını anlayan sadece bir kişi vardı.
"Asu, bu gece çok güzel geçiyor. Ta dünyanın öbür ucundan sırf kitap tanıtımı için gelenler var. Çoğu hoş insana benziyor."
"Eğlenmene sevindim, Aysucum."
"Sen ve Şevket için aynı şey geçerli değil sanırım."
Asuman bistro masasına yaslanmış, sessizce içkisini yudumlarken kalabalığın boğucu gelmeye başladığını hissediyordu. Gece, istediği gibi ya da düşündüğü gibi geçmiyordu. Halbuki Şahin ilk teklif ettiğinde baya istekli davranmış, bu uğurda Şevket'e bile diklenmişti. Ama konukların kedilere karşı yapay sevgilerini görmesi ve akabinde sergiledikleri tuhaf davranışlar bütün tadını kaçırmıştı; kıyafetleri kirlenmesin diye sevilmeyi isteyen kedicikleri kışkışlamaları, sevgilisine şirin gözükmek için "A ne şirin şey!" diyerek üstün körü sevgi göstermeleri ve bunun gibi birkaç olay... Üstüne de Şevket'in somurtkanlığı eklenince gece büsbütün çekilmez olmuştu.
"Şevket'i bilemem ama konukların kedilere karşı tutumu hoşuma gitmedi."
"İlk defa böyle bir ortamla karşılaşıyorlar; kitapların ve kedilerin olduğu bir kafe. Kulağa baya enteresan geliyor."
"Haklısın, yeni ve farklı şeylere karşı yaklaşım hep mesafeli oluyor. Ama çocuklarıma karşı biraz daha sevecen olmalarını isterdim."
"Yurt dışından gelenlerin çok hoşuna gitti. Adı Maria mıydı? Hani esmer, kıvır kıvır saçlarını maviye boyamış, yüzünün her yerini piercing taktırmış kızı diyorum, kedilere bayıldı."
"Bayıldı ama kedilere değil."
"Anlamadım!"
Asuman, boş ver anlamında elini Aysu'ya sallayarak Şevket'in olduğu tarafa başını çevirdi. Yanında birkaç kişiyle konuşmasını izledi. Gece boyu suratı gülmemiş, mecburi hallerde kuru bir tebessümle yetinmişti. Onu anlamıyordu. Kardeşinin bu geceki başarısı için sevinip yanında olması gerekirken huysuzlanıyordu. Halbuki lansman baya başarılı geçmişti. Şahin ve birkaç kişi kitap hakkında tanıtım yaptıktan sonra görseller ve canlandırmalarla devam etmişlerdi.
Şırnak'ın bir köyünden üniversite okumak için Mersin'e giden bir kızın, aşık olduğu gençten kaza sonucu hamile kalıp onu doğurması ve sonrasında çocuğuyla köyüne geri dönmesini; kızına rağmen kararlı bir duruşla öğretmen olup, bağnaz insanların dünyasında bir kız çocuğunu tek başına yetiştirmesinin mücadelesini anlatıyordu. Kitabı sevmişti ve bir an önce okumak için sabırsızlanıyordu. Şahin'in ilk yaptığı hatadan dolayı onun kitaplarını okuyacağını hiç sanmıyordu. Neyse ki hatasından pişman olduğunu dile getiren Şahin karşısında yelkenlerini indirmek zorunda kalmıştı.
"Asu, bu gece garson olarak değil de konuk olarak beni çağırdığın için teşekkür ederim. Güneşin Çocukları kitabını da okumak için sabırsızlanıyorum. Ve ilk defa bir yazardan imzalı bir kitabım olacağı için de..."
Asuman hafif bir tebessümle bardağını, çocuklar gibi şen olan Aysu'ya doğru kaldırarak teşekkürünü kabul ettiğini gösterdi. O sırada bardağa vurulan kaşık sesiyle bütün kafalar aynı yere döndü.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAHRUM
RomanceBazı kadınlar aşkı seçemez. Onlara sadece bir hayat verilir... ve o hayatı yaşamak zorunda kalırlar. Asuman da öyle yaptı. Ailesinin baskısından kurtulmak için kendisini isteyen ilk adamla evlendi. Ama evliliğinin ilk günlerinde öğrendiği gerçek, ha...
