Şahin'in dudakları Asuman'ınkine değdiği anda, o anın içinde durması gereken her şey, olması gerektiği gibi ilerlemek yerine, sanki bir anda yönünü kaybetmiş gibi savruldu; çünkü bu temas, yalnızca bir öpüşme değildi, ikisinin de günlerdir, belki de fark etmeden daha uzun süredir bastırdığı, görmezden geldiği ve adını koymaktan özellikle kaçındığı her şeyin, bir anda yüzeye çıkmasına neden olan bir kırılmaydı.
Asuman kırılan onuruna rağmen ona karşılık verdi. Çünkü bilmek ve görmek istiyordu. Daha fazla kalbinin ve bedenin sesine duyarsız kalmak istemiyordu.
Şimdi gereken neyse öyle davranacak sonrasını ise daha sonra düşünecekti.
Şahin'in öpüşmesi sertti, ısrarcıydı, geri adım atmayan bir kararlılık taşıyordu ve bu kararlılık, Asuman'ın içinde şimdiye kadar kapalı tuttuğu bütün kapıları aralıyordu.
Artık zaman yavaşladı. Nefesi düzensizleşti. Ve kendini Şahin' in kollarına bıraktı.
Şahin'in dudaklarının baskısına karşı, önce tereddütle, sonra farkına varmadan daha belirgin bir şekilde karşılık verdi.
Bu üzerinde düşünülmüş bir hareket değildi, içinde biriken her şeyin, artık bastırılamayacak kadar yoğun hâle gelmiş bir dışavurumuydu.
Kapı hâlâ kapalıydı.
Dışarıda yağmur, içeride ise nefeslerin düzensiz ritmi vardı; az önce yaşanan o ani yakınlık, ikisinin de durup düşünmesine fırsat vermeden, onları geri dönüşü olmayan bir eşikte bırakmıştı.
Asuman'ın sırtı kapıya dayanıyordu. Şahin onu kapıya sıkıştırmış kaçmasını imkansız kılıyordu.
Artık aralarında hiçbir mesafe yoktu. Az evvel bütün sınırlar geçilmiş, kurallar göz ardı edilmişti. Tutku galip gelmiş mahrumiyete son vermişti.
Artık Asuman mahrum bıraktığı yanını Şahin'in ısrarlı öpüşleriyle suluyordu.
Yeni kavuştuğu lezzete karşı hiç acemilik çekmiyordu. Sanki yıllarca tecrübe etmiş gibi Şahin'in dudak darbelerine onun gibi karşılık veriyordu.
Sanki yıllarca bu anın içinde yaşamış da şimdi hiçbir yabancılık çekmiyordu.
Şahin dil darbelerine ara vermeden sahip olma iç güdüsüyle devam ederken Asuman bir an nefessiz kaldı. Ve bütün bedeni titrerken duvara koyduğu ellerini ilk defa Şahin'in omuzlarına koydu. Bundan cesaret alan Şahin onu daha da kendine çekti ve daha bir iştahla öpmeye başladı.
Bu bir öpüşmekten çok sevişmek ve sahip olma hırsıydı.
Bu aslında yasağın cazibesiydi. Ve bu cazibe masum bir şehvet gibi kendini gosteriyordu ve Asuman bu şehvetin içinde kaybolmayı her zerresiyle istiyordu.
Daha fazla mahrum olmak yoktu. Ve daha fazla geri çekilmekte...
Şahin yavaşlarken Asumanın bütün dudaklarının her ayrıntısını defalarca öpüyordü. Sanki az evvel yaptığı hatasını telafi eder gibi Asuman'ın ağzında eriyordu. Bu yüzden elinden geldiği kadar öpüşmeyi uzun tutmaya gayret ediyordu.
Daha çok Asuman'ın dudaklarını öpmeyi sevmişti ve onlardan ayrılmak istemiyordu.
Ama ayrıldı. Ve Alnına yaslandı ve kesik kesik nefes alıp vermeye başladı.
" Bunu her zaman yapalım."
Asuman'ın göğsü hızlı hızlı inip kalkarken gözlerini sıkıca kapadı. Şahin' in şehvetle konuşması az önce yaptığı şeyin ağırlığını zihnine geri dönmeye çalışıyordu; fakat bu düşünce, Şahin'in bakışlarının ağırlığıyla her seferinde bastırılıyor, yerini daha ilkel, daha kontrolsüz bir duyguya bırakıyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAHRUM
RomanceBazı kadınlar aşkı seçemez. Onlara sadece bir hayat verilir... ve o hayatı yaşamak zorunda kalırlar. Asuman da öyle yaptı. Ailesinin baskısından kurtulmak için kendisini isteyen ilk adamla evlendi. Ama evliliğinin ilk günlerinde öğrendiği gerçek, ha...
