Yaz kendini iyice hissettirmişti.
Güneş kafenin açık kapısından içeri ağır ağır doluyor, masaların üzerine serilen ışık lekeleri yer değiştiriyordu. Dışarıda sıcak hava vardı ama içeride başka bir sıcaklık vardı. Yani aile sıcaklığı...
Kedi kafe artık sadece bir mekan değildi . Asuman'ın hayatının merkeziydi. Onunla tamamen bütünleşmiş, tamamen onunla özdeşleşmisti.
Sevgiden mahrum kalan dünyasını onlarla doldurmuştu çünkü...
Tezgâhın arkasındaki aynadan kendine baktı. Saçları dağınıktı, yüzünde makyaj yoktu. Ama aynada artık eksik bir kadın görmüyordu.
Çünkü kendine yetmeyi ve tamamlanmayı öğrenmişti.
Kafenin içinde dolaşan kedilere baktı; Biri sandalye altına saklanmış, biri güneşin ışıgında uyuyor, biri annesinin kuyruğuyla oynuyordu.
Gülümsedi ve bu güzellikleri görebilme ayrıcalığınıa erişebildiği için tanrıya teşekkür etti.
Kedileri izlerken mutfak kapısının yanında küçük bir hareket dikkatini cekti. Tezgahın arkasından ayrıldı ve kapıya doğru yürüdü. Kapının ardında gördüğü onu daha fazla memnun etmişti çünkü gülümsemesi genişlemişti.
Kızı ufak ve sarsak adımlarla kedileri takip ediyordu. Yeni yeni yürümeyi öğrendiği için tökezleyip duruyordu. Kedileri de çok sevdiği için onların yanından bir saniye bile ayrılmak istemiyordu.
Kapıdan onun ürkek adımlarını izliyordu. Bir adım atıyor, duruyor, sonra yeniden deniyordu. Düşmekle kalkmak arasında değil, denemekle devam etmek arasında yaşıyordu.
Asuman uzun bir süre onu izledi.
Bir zamanlar içinde korku uyandıran o varlık şimdi yanında ona mutluluk dağıtıyordu.
Ve onsuz yaşabilme olasılığını düşündüğü için kendine kızıyordu ama bazen de kendinde bir hak buluyordu.
Çünkü içinde bulunduğu o korkunç şartlar da sağlıklı düşünebilmek her yiğidin harcı değildi. Neyse ki o günler geride kalmıştı.
Ya da geride bırakmak zorunda kalmıştı.
Kızı bir adım daha attı. Küçük dizleri hafifçe büküldü, dengesini kaybeder gibi oldu ama son anda yere düşmekten kurtardı kendini...
Asuman refleksle elini uzattı. Ama dokunmadı. Sadece kızının kendi başına ayakta durmasını bekledi.
"Yavaş ol..." dedi yumuşak bir sesle.
"Düşeceksin, kızım."
Kızı durmadı tabi. Hareketli kafenin içinde kedilerin içinde durması zordu.
O tatlı masum şirinliğiyle hep mutlu bir çocuktu. Belki de bunda kedilerin payı büyüktü. Çünkü kızı hiç yalnız kalmamıştı. Kendi çocukluğu gibi odaların içinde tıkanıp kalmamış hayatın, doğanın içinde büyümeye başlamıştı.
Bu yüzden kızını hep böyle mutlu görmek çektiği sıkıntılarını, kalbinin derinliklerine ittiği o tarifsiz sızıyı unutturuyordu.
Badi badi attığı adımlarına ve yavru kedilerin peşinde haykırarak koşmasını izleyen Asuman'ın boğazında hafif bir düğüm oluştu ama bu kez acı değildi.
Sadece ucundan döndüğü bir hatayı hatırlayışıydı bu.
Çünkü o çocuk bir zamanlar "istenmeyen bir bebekti."
Şimdi ise hayatının en önemli yeriydi. En güçlü yanıydı. Aynı zamanda en hassas noktasıydı da.
Asuman dizlerini hafifçe kırdı, kızının seviyesine yaklaştı.
Yüzünü avuçlarının arasına aldı. Ve babasından miras aldığı bal rengine çalan irice bakan ela gözlerinden öptü. Ve onu göğsünde sarmaladı.
Bundan sonra hayatında keşkelerin yeri olmayacağını umut ederek kızını biraz daha sıkı tuttu.
Ve içinden geçirdiği cümle, hayatındaki bütün eski cümleleri susturdu:
"Sen... benim en büyük gücümsün.
Yaz, kafenin açık kapısından içeri dolmaya devam etti.
* * *
_Yazar Notu_
Bazı hikâyeler büyük olaylarla değil, insanın içinde sessizce değişen şeylerle yazılır.
Bu hikâye de öyleydi.
Bir kararın, bir suskunluğun ve geç kalmış duyguların içinde büyüdü. Her karakter kendi gerçeğini taşırken, bazen yanlışların içinde bile doğruyu aradı.
Asuman'ın yolculuğu kusursuz bir hikâye değildi. Ama gerçekti. Ve bazen gerçek olan şeyler, doğru olmayı beklemez; sadece yaşanır.
Eğer bu hikâyenin içinde kendinden bir parça bulduysan, bu da onun bir başka yolculuğu demektir.
_Okur Kalın_
ŞİMDİ OKUDUĞUN
MAHRUM
RomansaBazı kadınlar aşkı seçemez. Onlara sadece bir hayat verilir... ve o hayatı yaşamak zorunda kalırlar. Asuman da öyle yaptı. Ailesinin baskısından kurtulmak için kendisini isteyen ilk adamla evlendi. Ama evliliğinin ilk günlerinde öğrendiği gerçek, ha...
