23

36 5 42
                                        

Wonbin

Son umudumu da kaybetmiştim. Belki daha önce çıktığı gibi yine çıkar diye düşünerek aptallık etmiştim. Ölmeye devam ettiğimi vücudumun her tarafı anlatmaya çalışsa da, kabul etmiyordum, edemiyordum...

Eunseok'tan ayrılmayı düşünmek bile kalbimi öyle üzüyordu ki insan olmayı başarabilseydim hep onunla olurdum...

Beni duştan çıkarıp kucağına almıştı büyük bir korku ile yüzümü boynuna gömüştüm daha sonra Sion'a bağırdığını duymuştum ve sürekli adımı tekrar ediyordu.

Daha sonra Anton ve Sungchan Eunseok'u dışarı çıkarmıştı Sion ise benimle kalmış Deniz Tanrı'mızın ona verdiği bazı gücleri uygulamıştı bana kendime gelmiştim fakat vücudum ölüyordu. Biliyordum. Sion'da biliyordu.

Yüzyıllar boyunca yaşamıştım. Ne okyanusta ne de dünyaya geldiğim o kısa zamanda hiç bu kadar mutlu olmamıştım.

Eunseok, Sungchan, Anton ve Lena... Beni bir insan gibi kabul edip, uzun hayatımın en güzel günlerini yaşatmışlardı. Onları çok seviyordum.

Eunseok...

Yüzyıllardır aşık olmayı dilemiştim. Ve bu adam bana, aşkı en derin, en masum haliyle öğretmişti. Hiç bıkmadan, hiç usanmadan...

"Wonbin..."

Ona öyle aşıktım ki bu hissettiklerim, içimdekiler, her şeyim onunla doluydu, ona aitti sanki, ben ona aittim...

"Wonbin!"

Onu seviyordum... Ona aşıktım... Aşk O'ydu...

"Tanrım! Wonbin!"

Etrafımdaki sesleri tam duyamıyordum. Hiçbir şeyi, hiçbir yeri net göremiyor; ama bana seslendiğini anlayabiliyordum. Tişörtümün sıyrıldığını hissettim. Ve ardından "Yok olmuş! Gitmiş!" dediğini duymuştum Sion'dan.

Ölüyordum...

Hiç var olmamış biri olarak, yok oluyordum.

Dudaklarımı araladım. Ona aşık olduğumu söylemek istiyordum. Aslında söylemek istediğim o kadar çok şey vardı ki...

Sesimi bulamasam da anlayacağını dileyerek tüm gücümü onun "Aşk" olduğunu söylemek için kullandım.

"Aşk... Sensin, Eunseok."

—————————————————————————

Eunseok

Yakışmıyordu işte.

Ölüm, benim sevgilime yakışmıyordu.

Solgun dudakları, solgun haraketsiz duran, birbirine kenetlenmeyen parmakları...

O cıvıl cıvıl melodi gibi sesi, meraklı şaşkın kocaman bakışları.

Onu ilk öpüşüm...

Her şey, tüm görüntüler gözümün önünden geçerken, soğuk teninden alamıyordum ellerimi, sonsuza dek onun başında yeniden geri gelmesini bekleyebilirdim.

Kalbimin parçalara ayrılışını nasıl tarif edebilirdim?

Ölümün görünmez ellerinin göğsümü sivri tırnaklarıyla kazıyıp, kalbime ulaştığını ve hiç acımadan, yavaşça parçalara ayırdığını, yine elleriyle tüm kemiklerimi kırıp, haraket hale getirmez getirdiğini... Beynimi sıkıp, beni görünmez bir bitkisel hayata soktuğunu nasıl anlatabilirdim?

Ölüm, onu benden alması yetmemiş gibi, benimle alay edercesine tüm vücudumda, tüm damarlarımda geziniyordu.

Ve ona yalvarıyordum...

Lütfen beni de al ya da onu bana geri ver.

"Wonbin, yemin ederim sana her şeyi düzgünce öğreteceğim. Gerçekten. Korkunca öpülmüyor biliyor musun? O sadece seni öpebilmek için uydurduğum bir yalandı. Pizzamı da paylaşabiliriz söz veriyorum. Yine dönme dolaba bineriz ve bu kez korkmaman için sımsıkı sarılım sana. Seninle uyumak için uydurduğum bahaneler olmadan beraber uyuruz sarılarak."

Gözyaşlarım, solgun yanaklarına ardı ardına düşerken, onu daha sıkı sardım.

"Gelmeyeceksin değil mi?"

Nefesim bile beni boğarken, konuşmak gittikçe zorlaşıyordu. Başımı iki yana salladım. "Hiçbir şeyin önemi yok bebeğim, Seni seviyorum. Korkma, hep seninle kalacağım. Birazdan yanında olacağım ve beraber olacağız, tamam mı?"

Wonbin'i kucağıma alıp ayağa kalktım. Batmak üzere olan güneşi takip ederek evden çıktım. Etrafımdaki sesleri duymuyordum onlarda donmuş kalmıştı.

Evden çıkarken karşımızdaki kumsala doğru yürüdüm ve hızlı adımlarım ile okyanusa girmiştim.

Önce ayaklarım ıslandı, serindi... Ama kucağımdaki beden daha da soğuktu.

"Biraz daha bekle sevgilim, çok az daha."

"Eunseok!"

Dönüp baktığımda Sion'un bana bir şeyler söylediğini görsem de onu duyamıyordum.

Önemi yoktu benim için. Tek istediğim Wonbin'in yanına gidip onun olabilmekti.

Ardından bu kez omuzunda bir el tuttu kendime geldiğim an Wonbin'in kucağımdan alınmaya çalışılmasıydı.

Bağırmaya başladım.

"Onu bana geri var yoksa seni öldürürüm orospu çocuğu!"

Anton ve Sungchan beni tutarken Sion kollarımdan Wonbin'i almış, kıyıya doğru yürüyordu. Ben ise hala Anton'a vurmaya devam ediyordum. Sonunda yüzüme yediğim sert darbe ile suya doğru düşmüştüm düştüğüm gibi Sungchan beni yakalarımdan tutmuş kaldırmıştı ardından bana bağırmaya başlamıştı.

Anton, Sungchan'la benim arama girmişti. Sungchan gözlerinden ateş saçarken, "Ne istiyorsun? Onunla beraber ölmek mi? O zaman siktir git Eunseok! Seni burada seven insanlar var! Neyiz biz? Hiçbir şeyin mi? Onu görüyor musun?" diyip Anton'u aramızdan itip Lena'ya sarılmış bir şekilde duran Miya'yı gösterdi, "Belki on beş gün sonra o da ölecek! Ona aşık olmadığımı mı sanıyorsun?" diyip gözünden bir damla yaş akarken sesi titredi ve devam etti.

Bense bitkisel hayatta biri gibi onu dinliyordum. Söylediklerinin doğruluğunu bilerek.

"Belki senin ve benim hayatımıza onlardan başkası girmeyecek Eunseok, belki hiçbir zaman Anton ve Lena gibi olamayacağız onlarla. Acıları hiç dinmeyecek belki, ama bir ailemiz var. Sevdiğimiz var ve bizi seven insanlar var. Onlar bunu hak etmiyor Eunseok, özellikle annen ve baban bunu hak etmiyor."

Omuzumdan tutup sarstı beni ardından bana sarılırken, "Zor olduğunu biliyorum ama huzur içinde ölmesine izin ver." dedi ve benden ayrılıp, bir süre yüzüme çaresizce baktıktan sonra kıyıya doğru yürüdü.

Anton ise koluma girip beni kıyıya sürüklerken gözlerim Sion'un bıraktığı güzel sevgilimin cansız bedenindeydi.

Son kez dua ettim Tanrı'ya...

Bize bir şans vermesi için.

Belki de verirdi.

selamm asklarımm bildirim geliyo mu bilmiyom ama diger bolum final nasıl biter bilemiyorum belki mutlu belki mutsuz

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.


selamm asklarımm bildirim geliyo mu bilmiyom ama diger bolum final nasıl biter bilemiyorum belki mutlu belki mutsuz

eunseokun da dediği gibi belki tanrı onlara bir sans verir ya da vermez bilemiyorumm

umarim begenirsiniz!!! 🩷🧜🏼

mermaid, eunbinHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin