"Öpmek utandırıyor mu seni? Gözünü yum hadi, ben de gözümü yumunca gündüz gece olacaktır. İki gönül bir olunca aşk şöleni başlar şimdi: Korkma, oyna: Oyunumuz gözden ırak kalacaktır. Üstüne uzandığımız şu hareli menekşeler ne isteriz bilmez, ne de ele güne bir şey söyler."
Bu insanlar delirmişti, gerçekten delirmişti.
Eunseok denen çocuk Wonbin'e bu kadar aşık mıydı? Aşk bu kadar fedakar bir şey miydi insanlar için?
Wonbin insan olmayı başaramamıştı. Keşke okyanusa dönseydi fakat bunun için geç kalmıştı.
Onların insan olması için Deniz Tanrı'sının izni olması gerekirdi. Deniz Tanrı'sı kim miydi peki?
Ben'dim.
Elimdeki gücü Wonbin ve Miya'nın insan olması için kullanabilirdim. Zamanında Sion'a yaptığım gibi.
Fakat şimdi her şeyi sıfırdan alıcaktım, evet Wonbin'de Miya'da insan olucaktı. Fakat ne Eunseok Wonbin'i ne de Wonbin'in Eunseok'u hatırlayacaktı.
Ya da onlara acımıştım. Hepsi aşıktı birbirine.
Hepsi için tek iyi yol buydu onların hafızasını yok etmek fakat bunu yapmayacaktım. Gün yüzüne çıkıp kendimi gösteremezdim.
Wonbin'in yanına gidip yapmalıydım bunu fakat yapamazdım. Olmasını umarak uzaktan deneyecektim bu gücümü.
Başımı öne eğdim. Gözlerimi kapatarak ellerimi açtıktan sonra onların olduğu yerin sarılması ile sihrim gerçekleşmişti.
Wonbin'de Miya'da insan olmuştu. Fakat hatırlamayacakları tek şey deniz perisi oldukları olucaktı.
Umarım her zaman mutlu olurlardı.
Onları izlediğim süre boyunca bunu hak etmişlerdi.
__________________________________
Eunseok
"Uyanın millet!" Salondan gelen müzik sesine bir de Sungchan'ın sesi eklenince uyumak mümkün değildi ki zaten!
Başım aşırı derece ağrıyordu sanki biri gelmiş hafızamı silmiş gibiydi.
Gözlerimi açtığımda Wonbin yanımda yoktu. O da uyanmış olmalıydı. Merakla yataktan kalkıp salona gittim. Ve Miya, Sungchan, Wonbin televizyonun karşısında durmuş dans ediyolardı.
Hadi Wonbin'le Miya'yı anlayabiliyordum fakat bu gerizekalı Sungchan'a ne oluyordu.
Wonbin'in bu haline gülerken yanına gidip dudaklarına minik bir öpücük kondurmuştum. Ve lavaboya girdim.
Çıktığımda Miya ve Wonbin Lena'yı odasından almış, bir kolundan biri, bir kolundan diğeri tutup onu dans ettirmeye çalışıyorlardı hatta yanlış görmüyorsam Sungchan'da uykulu kızı sırtından ittiriyordu.
Ancak Lena, saçları darmadağın, yarı uyur gözlerle hiç haraket etmeden olduğu yerde ayakta uyuyor gibiydi.
Anton'da odadan çıkmış zorda olsa Sungchan'ın elinden kumandayı alıp müziği durdurunca durmuşlardı sonunda minnettar bakışlarımı Anton'a sunarken Lena kendini koltuğa atmıştı bile.
Ben de kendimi onun yanına atmıştım. "Hadi kahvaltı yapalım." dedim çoktan hazırlanmış masaya bakarak.
Hepimizin kısa süreli ayılma durumundan sonra Lena heyecanla elindeki çatalı bırakıp Sungchan'la Miya'ya doğru yönelmişti hemen. "Siz sevgili misiniz şimdi?"
Sungchan, "Evet." Miya ise sertçe "Hayır." diye cevap verdi.
Sungchan sertçe Miya'ya bakıp, "Buna ben karar veririm. Sevgiliyiz diyorsam sevgiliyiz." diye söylenip, haşlanmış yumurtayı komple ağzına atmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
mermaid, eunbin
Fanfiction"Yemin ederim sana her şeyi düzgünce öğreticeğim. Korkunca öpülmüyor biliyor musun? O, sadece seni öpebilmek için uydurmuş olduğum bir yalandı..."
