23. GERÇEKLER/2

853 79 4
                                        



Başlamadan önce tabii ki yıldızlarımızı parlatalım ve yorumlarınızı benden esirgemeyin kuzular 🤍
keyifli okumalarrrr💞

23. BÖLÜM: GERÇEKLER/2

The Weeknd~ House of balloons
Dedublüman~ En dibine kadar, Cümlenin sonu

Hayatta en değer verdiğiniz bir şeyin ellerinizin arasından kayıp gitmesi kadar berbat bir his yoktu. Acısı, hissi tarif edilemezdi ve en çaresiz bir şeydi.

Atlas'ın telefonundan sonra hızla İstanbul'a dönmüştük. Cihangir'i sakinleştirmek kollarımın arasına alıp sıkıca sarıp sarmalamak istiyordum ama o kadar sinirli ve endişeli görünüyordu ki yapamamıştım. Arabadaydık ve eve varmamıza yarım saatten az kalmıştı. Tok bir ses duyduğumda başımı Cihangir'e doğru çevirdim. Yumruk yaptığı elini direksiyona vurmuştu.

"Atlas'ın gözlerini söküp ellerine vereceğim."

Onu ilk defa bu kadar sinirli görüyordum. "Sonra da o ellerini kesip götüne sokacağım." Göğüsü hızla inip kalkmaya başladı, gözlerinde ki o fevri bakışı görebiliyordum. Çok sinirliydi. "İlk defa... Masal doğup büyükten sonra ilk defa iki günlüğüne uzaklaşmak istedim. Kızımı en güvendiğim kişilere bıraktım ama ne oldu? Kızım kayboldu! Ben onlara kızımı emanet edemeyeceksem kime edeceğim? Hiç gelmemeliydik. Buraya hiç gelmemeliydik. Kızımın yanından ayrılmamalıydım-"  uzanıp elini tutarak lafını böldüm.

"Cihangir arabaya durdur."

"Hayır."

Tuttuğum eli sıktım. "Hemen arabayı durdur." Sesimi sert ve kararlı çıkardım. Arabayı durdurup sakinleşmesi gerekiyordu. Bu sinirle eve dönersek Atlas'ı tek parça bulamayabilirdim.

Cihangir arabayı yolun ortasında durdurduğunda emniyet kemerimi çözüp kollarımı boynuna dolayarak kucağına yerleştim. Kollarımı sıkıca boynuna sarıp ona sarılabildiğim kadar sıkıca sarıldım. Şu an buna ihtiyacı vardı, biliyordum. Benim de vardı çünkü bende çok endişeliydim.

"Lütfen biraz sakinleş. Neler olduğunu bilmiyoruz, bu sinirle eve gitmeni istemiyorum Cihangir. Gelirken Barlas aradı sende duydun, sadece gözden kaçırmışlar." Başımı boynuna yasladığım için sesim boğuk çıkmıştı.

Adan ayrıldığımızda Barlas Cihangir'i arayıp Masal'ın yanında olduğunu söylemişti. Masal parkta bir çocuğun peşine takılıp kum havuzunda oyuna dalmıştı. Bizimkilere haber vermek aklına gelmemişti sanırım o yüzden onlarda telaşlanmıştı.

Kaslı kollarını belime sarıp sarılışıma karşılık verdi.
Titriyordu. Masal'ı kaybetme hissi onu mahvetmişti.
Koca adamın içi titriyordu.

"Çok korktum Berivan. Ona bir şey olursa ben yaşayamam. O hissle tekrar karşı karşıya gelmek istemiyorum.  Bu beni mahveder..."

O hissle tekrar karşı karşıya gelmek? Masal'ın başına daha önce bir şey mi gelmişti?

"Dilâ'ın Masal'ı kaçırdığını bile düşündüm. Masal onun annesi olduğunu öğrenirse onun bizimle kalmasını isterdi, her gün gelmesini, belki de.. Belki de onunla gitmek  isterdi. Ben Masal'ı ona vermem Berivan. O Masal'ımı hak etmiyor, o anne olmayı bile hak etmiyor."

Son cümlesinden sonra ellerimi çenesine yaslayıp başını kaldırmasını sağladım. Korkuyordu. Cihangir korkuyordu."Öyle deme Cihangir, herkes anne olmayı hak eder."

Başını iki yana salladı. "Onun gibiler hak etmez. O Masal doğduğu günün ertesi sabahı kapıma gelip yeni doğmuş bebeği bana veren bir kadın. O Masal'dan anne sütünü esirgeyen bir kadın. O Masal'dan annelik duygusunu esirgeyen bir kadın. O Masal'ın annesi olmayı hak etmiyor."

SAUDADEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin