Kendi yansımamı gördüm katran karası gözlerinde.
Gözleri bir mezardı sanki.
Bende o mezara atılmış ,kefen bile giydirmeye üşendikleri bir cesettim.
Bembeyaz bir yüz geldi gözümün önüne
bir an ...
Gözleri açık,ruhu çoktan bedenini terk etmiş.
Bas b...
Bölümü dün yayınlacaktım aslında ama Wattpad'e bir türlü giriş yapamadım. VPN indirmek durumunda kaldım bugün.Ama neyse ki burdayız ona da şükür 😊
Nilüfer: İnkâr Etme Zeynep Dizdar:Son Bir Rica
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
30.YAR DEĞİL,YARA
******
Sonbaharın döktüğü yaprakları, ilkbahar yeniden yaşatırdı.Yazın renklerini kışın soğuk matemi örterdi. Sonbahar, hayatımın yaprak dökümü dönemiydi.Henüz on altı yaşımdayken abimi kaybetmiştim.Ruhumdan dökülen kanlı parçalar yerlere düşerken toplayamamıştım.Çünkü tek başımayken kalkmayı bilmiyordum. Düştüyseniz kalkın, kanadıysa, sarın derler ama nasıl yapacağımızı da kimse göstermiyordu.O sıralar, büyük bir kayboluşun içinde savrulup duruyordum.Durup soluklanacağım bir durağım bile yoktu.Aylarca eve kapanmış, odamın penceresinin önünde saatlerce oturup abimin gelmesini beklemiştim.Aslında bir yanım da gelmeyeceğinin gerçeğini biliyordu.Ama umut işte, kalbim mantığımı dinlemiyordu.Mantığınla en çok çelişen de umudun değil miydi?
İlkbaharımı soracak olursanız da,tek söyleyeceğim şey Asaf'tan sonrasıdır. Onunla geçirdiğim günlere dönüp baktığımda ise gerçekten mutlu ve huzurlu olduğumu görüyordum. Onunla mutluydum.Herşeye rağmen mutluyum hemde.Yüzü , gözü, bakışı hele de çok sevdiğim kokusunu soluyunca ruhumun hissettiği sıcaklığın tarifi yoktu.
Kalbimin sancısını sevdiğim adam, geçiriyordu.
Ama güz geri gelmişti.Yeşeren yapraklarım bir bir dökülürken, rüzgarın etkisiyle uzaklara savruluyordu.Bir daha eskisi gibi olamazdım,benden eksilen her parça, benliğimi değiştiriyordu.Nasıl bir yol izleyecektim?Ayaklarım bile tutmazken, kendim için nasıl hayatta kalacaktım? Asaf şimdi yanımdaydı evet ama ya sonrası?Önümüzde bizi neyin beklediğini bile bilmiyorken, bu zorlu süreci nasıl atlatacaktık? Bugün vardı ama yarının garantisini kim verebilirdi?Hiçkimse.Hele de yarım kalmış bir kadın ona ne verebilirdi ki, zaman kaybından başka.Beni öldüren bu düşüncelerin sonu yoktu.Sol gözümden sıcak bir yaş daha aktı.Elimi kaldırıp silmeye bile gücüm yoktu.O kadar yıpranmış ve yetersiz hissediyordum ki kendimi,bu dünyada fazlalık gibiydim.Sanki yaşamam büyük bir cezaydı.Şu kocaman dünyada bir bana yer yok gibiydi. Odaya girip çıkanların haddi hesabı yoktu.Doktorun yaptığı kontroller sonucu, boyunluğun artık gerekli olmadığını söylemiş ve çıkarmıştı.En azından başımı çevirebiliyordum. Boynumda hafif bir ağrı olsada katlanabilirdim.Gerçi bedenim de ki ağrılarda umrumda değildi.Bir tek kalbimin sancısı katlanılır gibi değildi.