Ertesi gün, kampüs.
Telefonuma gelen sesli mesaj bildirimiyle irkilirken. Gönderenin sahte hesaptan olduğunu gördüm. Bu iş canımı sıkmaya başlamıştı.
Bir sesli mesajtı.
Tereddütle "oynat" tuşuna bastım.
Mesaj bittiğinde odadaki sessizlik ağırlaştı. Boğazım düğümlendi, ellerim titredi.
Çağatay'ın sesi...
Göz yaşlarım birer birer yanağımdan süzülürken Çağatay'ın sohbetine girdim.
"Konuşmamız lazım. Arka bahçede büyük çınar ağacının altında bekliyorum."
Çağatay'dan...
Çınar ağacına doğru ilerliyordum. Alara'yı sıcak bir gülümsemeyle karşılarken onun yüz ifadesi buz gibiydi.
Tam ağzımı açıp konuşmaya başlayacakken hemen söze atıldı. "Bir şey öğrendim. Ve senin bana dürüst olup olmadığını bilmem lazım."
"Ne demek istiyorsun?
"Bizim ilişkimiz.. yalan mı?" Şaşkınlıkla bir adım geri attım.
"Buda nereden çıktı?"
"Cevap ver Çağatay. Nereden çıktığının bir önemi yok, sadece doğruyu bilmek istiyorum."
"Seninle ciddi düşünüyorum."
"Yalan söylüyorsun. O zaman ses mesajında takılmalık beraber olduğumuzu söylemezdin. Beni gerçekten sevebileceğini düşünmüştüm. Yalanmış. Bitti. Ayrılalım."
"Ne? Alara, dur! Ne ses mesajı? Kim-"
Sözümü keserek "Bir şey sorma, artık sana inanmıyorum." dedi.
Çantasını omzuna atıp, kalktı. Kolundan tutup gitmesine engel oldum. Gitmeden önce "Bana dokunma! Sakın peşimden gelme!" dedi. Bende arkasından bakakaldım.
Öfke ve kırgınlık karşımı bir duygu içimde gezindi.
Tek başıma bankta oturmuş, derin düşüncelere dalmıştım.
"Bir ses mesajıyla ilişkimizi bitirdi. Kim ona ses mesajı atar ki? Sevgili olduğumuzu başka kişiler de mi biliyor? Biliyorsa neden benden hala uzak duruyor? Takılmalık beraber olduğumuzu nerden çıkarmıştı, atan kişi mi söylemişti?"
O an kafama dank etti.
Dün spor salonunda Efe'yle olan konuşmamızda, o takılmalık beraber olduğumuzu söylemişti. Sadece bana değil ona da söylemiş diye geçirdim içimden.
"Efe biliyorsa belki başkaları da biliyordur. Hatta.. herkes. Herkes mi böyle düşünüyordu?"
"Bırak kimin ne düşündüğünü senin benim ne düşündüğümü bilmen gerek Çağatay."
Hangi ara yanıma geldiğini anlamadığım, bankta yanıma oturan Melis'e baktım. Kırgın ve birazda öfkeli bir sesi vardı.
Kollarını göğsünde birleştirdi. "Cidden mi Çağatay? O kadar peşinden koştum bana bakmak yerine Alara'ya mı baktın? Sevgili olarak yanına yakıştırıyor musun onu? "
Kaşlarımı çatarak ona doğru döndüm. "Sen nereden biliyorsun sevgili olduğumuzu?"
Omuz silkerek, "Bütün kampüs konuşuyor. Koridorda, kantinde, hatta öğretmenler bile. Sen yeni mi öğreniyorsun?"
Demek bu yüzden Efe bu kadar kolay inandırdı Alara'yı söylenti zaten her yere yayılmış.
Melis, alaycı bir gülümsemeyle ekledi "Bence bırak o kızı. O kadar güzel kız varken hele ki ben varken o paçozla işin ne?"
YOU ARE READING
TAKINTILI ÇOCUK
Teen FictionHayatı boyunca birçok zorbalığa maruz kalan ve hiç sevilmemiş sevilmeye muhtaç bir kız Alara hayatına giren ve onun her şeyi olan Çağatay ile bir aşk yaşamaya başlar ama o Çağatay'ın hayatını değiştirebileceğini bu hikayenin sonunu bilmiyordu bu kar...
