TÇ-26

202 19 7
                                        

Bir gün sonra

"Çatlatma insanı Alara ne konuştunuz anlatsana"

"Annem buradan gitmemizi istiyor." Yatağın karşısındaki duvara başımı çevirdim. Eskiden olsa gitmek isterdim ama şu an gitmek istemiyor, burada kalmak istiyordum.

Selin donakaldı. "Nasıl yani?"

"Annem, babamdan ayrı sadece ikimizin olduğu herkesten uzakta yeni bir sayfa açmak istediğini söyledi. Bende bu gitme işini düşünmek için zaman istedim." bana bu konuşmayı yaparken gözlerinde gördüğüm, sesinde duyduğum kararlılık duygusuyla umutsuzluğa kapıldım. Umutsuzluk duygusu giderek içimi sararken bakışlarımı kapıdan içeri giren Aysu'ya çevirdim.

Hastanede kaldığım zamanlarda hep yapmış olduğu topuzu ve taktığı kırmızı bandanasıyla karşımda duruyordu.

"Benden kaçabileceğini mi sandın?" elindeki tepsiyi komodinin üzerine bırakıp, içinden pansuman malzemelerini çıkarmaya başladı.

"Aşkım için kaçtım. Aşkta ve savaşta her şey mübahtır." dedim kendimden emin, dik duruşumla.

"Büyük bir aşk hikayesi" Selin eliyle söylediği cümleyi havaya yazarken dudaklarımda gülümseme belirdi.

Kederli bir ses tonuyla "Vay be" dedi Aysu.

Kolumdaki sargı bezlerini çıkarıp, yaralı olan yere batikon sürdüğünde "Yok mu sende bir şeyler?" dedim.

Derin bir nefes alarak anlatmaya başladı. "Bu taktığım kırmızı bandana sevgilimin hediyesi"

"Bize niye hiç anlatmadın?"

"Çünkü hayatını kaybetti. O gitti, aşk bitti benim için." Yüzüm düşmüştü. Aşk hayatını deli gibi merak ediyordum ama öğrenmek için onu zorlayamazdım. Daha fazla soru sorarak yaşanılanları hatırlamasını ve acı çekmesini istemiyordum.

"Büyük aşk hikayesinin diğer başrol oyuncusunu merak ediyorum. Nerede o?"

"Eve gidip dinleneceğini söyledi bize" dedi Selin.

"Buraya geldiğinde söyle de tanışalım enişteyle" gülümsedi samimi ve içten bir gülümsemeydi bu.

"Söylerim kızıl bomba" Yüzümden silemediğim sırıtışımla karşılık verdim.

"Ben artık gideyim." başımı salladığımda pansuman malzemeleriyle beraber odadan çıktı. Tam bu sırada telefonum çaldı. Komodinin üzerindeki telefonuma uzanıp aldığımda arayanın Çağatay olduğunu gördüm. "İyi insanda lafın üstüne gelir derlermiş." Onu daha fazla bekletmeden telefonu açtım. "Efendim?" dedim.

Selinde yanıma gelerek kulağını telefona bastırdı. "Sevgilim de, romantik ol biraz." dedi fısıldayarak. Ona gözlerimi devirerek karşılık verdim.

İndir Reçelim: Kayınvalidemle konuştunuz mu? Nasılmış?

Alara: Evet, durumu gayet iyi merak etme

İncir Reçelim: Güzel, en yakın zamanda çiçeğimle ve çikolatamla ziyarete geleceğimi kendisine ilet.

Alara: Çağatay! Bunları konuştuk.

İncir Reçelim: Tamam tamam kızma hemen. Sen nasılsın? Ne yaptın güzelim?

Alara: Gelmişken pansuman yaptırayım dedim. Odadayım şu an.

TAKINTILI ÇOCUKStories to obsess over. Discover now