Okul koridorlarında fısıltılar yankılanıyordu. Herkesin dilinde aynı şey vardı "Nasıl olur da o çocuk Alara'yı seçer?"
Bunu önemsemiyormuş gibi yapsam da içten içe bu bakışların ağırlığı altında eziliyordum.
Koridor boyunca yankılanan ayak sesleri konuşmaların arasında kayboluyor ama bazı cümleler her defasında kulağıma ulaşıyordu.
"Çağatay'la gerçekten sevgili miymiş? "
"Yazık kıza ya hala farkında değil.."
"Yakıştıramadım, açıkçası. Hiç de onun tarzı değil."
Gülüşmeler
Alaylar
Ve bir türlü bitmeyen o sorgulayıcı bakışlar.
Hiç birine cevap vermeden. Başımı dik tutarak sınıfa yürümeye devam ettim.
Zümrüt'ten...
Okulun bahçesinde, büyük çınar ağacının altında yan yana oturmuştuk.
Saçlarımı savurarak konuştum. "Buna bir son vermemiz gerekiyor. Herkes konuşuyor ama Çağatay'ın hala hiçbir şeyden haberi yok. Aslında benim bir planım var ama seninle de bir plan oluşturmak isterim."
Efe sessizdi. Parmakları telefonunun ekranında geziniyordu. Gözleri, kullandığı sahte profilin boş sayfasına dalmıştı.
"Plan, sahte hesaptan yazmak. Bugün
Alara'ya mesaj atacağım. Sonrada oradan konuşmaları ilerletip onu kandırarak aralarını açacağız. "
Merakla telefonun ekranına doğru eğildim "Ne yazacaksın?"
"Gerçeği. En azından bizim gerçeğimizi." Efe yüzüne hafif bir tebessüm kondurdu.
"Çağatay'ın onu sevmediğini, onunla sadece vakit geçirmek istediğini, herkesin onunla dalga geçtiğini. Gerçekleri gözüne sokacağız, belki uyanır."
Başımı salladım "Bu onun iyiliği için" dedim. Ama iç sesim bile buna inanmıyordu.
***
Ders bitimiyle kendimi hemen eve atmış. Bugünü de atlatmanın rahatlıyla yatağa uzanmış tavanla bakışıyordum.
Yatağımın üzerinde ki telefonum titrerken elime aldım.
Instagramdan bir mesaj isteği vardı.
@gercekyüreğinde
"Tanımadığın biri olabilirim ama bu mesajı okumalısın."
Kaşlarımı çattım. Bu da kimdi böyle?
Merakla mesajın üzerine tıkladım.
"Herkes seninle dalga geçiyor Alara. Gerçeklerin farkında değil misin? Çağatay'ın olaylardan haberi yok sanıyorsun ama o duymamış gibi yapıyor. Ona bir eğlence gibi görünüyorsun. Seninle vakit geçiriyor. Sevgili olduğunuzu düşünen tek kişisin.
Onun umurunda bile değilsin. Uyan artık."
Yüzüm soldu. Gözlerim ekrandan ayrılmadı.
Parmaklarım titredi, mesajı kapatmaya çalıştım ama içimdeki ses izin vermiyordu. Yalandı kesin okuldakilerin bir oyunuydu. Çağatay beni seviyordu.
Çağatay'dan...
Ders bitimi ile uzun zamandır ertelediğim şeyi yapmaya gittim.
Basketbol'a gittim.
Salona girdiğimde bir kişi dışında kimse yoktu. Arkası dönük olduğundan kim olduğunu anlamamıştım. Topu çemberden geçirdiği sıra ona ve potaya yaklaşıyordum.
"Yalnız çalışıyorsun ha. Atışların fena değilmiş."
Arkasını dönen çocuk Efe'ydi. Onu görmeyi beklemediğimden şaşırsam da bir şey demedim.
"Biraz öyle. Yalnız kalmak iyi geliyor. Herkes birine sarılırken ben topa sarılıyorum."
"Senin de malum, Alara’yla çok görünüyorsun son zamanlarda. Merak ettim… siz ciddi misiniz, yoksa böyle… takılmalık mı?"
Göz bebeklerim büyüdü, dilimi yutacaktım neredeyse. 'Çok görünüyorsun' da ne demekti? İlişkimizi anlamasınlar diye sevgilimin yüzünü göremiyordum bile.
Ayrıca takılmalık bir ilişki olduğunu nereden çıkarmıştı bu?
"Ne diyorsun oğlum? Alara’yı seviyorum ben. Hiçbir zaman öylesine olmadı. Takılmalık mı olur o kız?"
Efe, hafifçe gülerken "Rahat ol, sadece sordum. Çünkü… hani, bazıları sadece kafa dağıtmak için birine yöneliyor ya. Seninki öyle değildir herhalde."
"Başka herkes olur ama Alara olmaz. O benim için özel biri. Onu kırmak, kullanmak... bunlar benim yapacağım şeyler değil."
Başını salladı "Haklısın... değmez."
Potadan yere düşen topu tuttu ve bana doğru attı.
"Bana bugünlük bu kadarı yeter. Sana iyi antrenmanlar."
***
Zümrüt ile Efe'nin planlarından biri de ses kaydı alıp, Alara’yı kandırmaktı.
Çağatay'ın kurmuş olduğu cümleleri kendi istediği şekilde değiştirip, kendi sesini tanınmayacak şekilde ayarlayıp ona sahte hesaptan atacaktı.
Efe bilgisayarında ki ses kaydını düzenler. Çağatay’ın “takılmalık değil” dediği cümleyi kesip biçti. Diyolog çıkartıp, birleştirdi. Sanki “takılmalık beraberiz” demiş gibi duyulacaktı.
-Efe: “Siz ciddi misiniz?”
-Çağatay: "Hiç bir zaman öyle olmadı. Takılmalık olur o kız.”
Efe, bu sahte sesi 'Bilinmeyen Hesap'tan Alara’ya yollar.
"İnsan ne olduğunu söylemese de, sesi söyler. Dinle ve karar ver.”
YOU ARE READING
TAKINTILI ÇOCUK
Roman pour AdolescentsHayatı boyunca birçok zorbalığa maruz kalan ve hiç sevilmemiş sevilmeye muhtaç bir kız Alara hayatına giren ve onun her şeyi olan Çağatay ile bir aşk yaşamaya başlar ama o Çağatay'ın hayatını değiştirebileceğini bu hikayenin sonunu bilmiyordu bu kar...
