TÇ-10

677 48 5
                                        

Yeşim'den...

"Çağatay da seninle baya ilgileniyor." dedi Zümrüt

"Yardımcı olmaya çalışıyor sadece." dedi Alara. Benim bilmediğim bir şeyler olabilir miydi? Alara ile Çağatay gerçekten birlikte olabilir miydi? Yok canım daha neler hem Alara bana söylerdi. Alara Çağatay'dan haz etmiyordu bunu bana çoğu kez dile getirmişti hem Çağatayların geleceğini duyunca da kampa gelmekten vazgeçmişti neden onunla birlikte olsun ki? Ama kamp başladığından bu yana ikisi samimiydi düşüncelerim birbirleriyle çelişirken Zümrüt'ün dediklerine karşılık Alara'nın yüz ifadesini görmek için ona baktım. 

"Tabi tabi. Çocuk seni kucağında taşıyor senin için buz getiriyor hem diğer günleri düşün aşık olmayan bir insan bunları neden yapsın?" Doğru aşık olmayan bir insan neden böyle yapsın. Yoksa Çağatay Alara'dan mı hoşlanıyordu?  Çağatay kendine bakan, modaya önem veren, makyaj yapan kızlardan hoşlanırdı ama Alara ise modayı takip etmez kendi halinde takılmayı seven zorlasan makyaj yapan yataktan kalktığı gibi okula gelen biriydi Çağatay'ın ona bakma ihtimali yoktu. Madem öyle neden bu kıza bu kadar yakın davranıyordu? Alara'nın da dediği gibi sadece yardım mı etmeye çalışıyordu?

"Yok öyle bir şey" dedi Alara. Yok öyle bir şey... dediği doğru muydu acaba? Yoksa Zümrüt'ü geçiştirmek için mi yapıyordu? "Ben çıkıyorum gelirim on dakikaya" dedi Zümrüt ve konteynırdan çıkıp gitti. Alara ile yalnız kalmıştık.

"Yeşim?" Alara bana seslendiğinde bakışlarımı daldığım yerden ona çevirdim. 

"Efendim?"

"İyi misin? Pek iyi görünmüyorsun."

"İyiyim bir şey yok." Yataktan kalkıp lavaboya gittim. Bir de soruyordu iyi misin diye. Daha fazla dayanamayan göz yaşlarım kendilerini serbest bırakırken bende tuvaletin üzerine oturdum. Sevdiğim çocuk en yakın arkadaşımla olamazdı Alara bunu bana yapamazdı. "Yeşim iyi misin?" dedi Alara. Cevap verirsem eğer ağladığımı öğrenecekti bu yüzden cevap vermedim. Alara kapıyı açtığında tam karşısında tuvaletin üzerine oturmuş ağlamaklı beni görünce "Yeşim niye ağlıyorsun?" dedi.

"Alara kapıyı kapat ve git." şu an onunla konuşmak istemiyordum. O da halimden anlamış olacak ki fazla üstelemeden kapıyı kapatıp gitti. Bir süre daha gözyaşlarımın akmasına izin verirken Çağatay'ın sesini duydum hemen yanımdaki peçetelikten peçete alıp akan gözyaşlarımı sildim ve onları duyabilecek kapıya yakın bir pozisyonda durdum.

"Tam olarak neresi acıyor?" Çağatay buz alıp geleceğini söylemişti büyük ihtimalle buzu almış Alara'nın acıyan yerine buzu koymak için ona soru soruyordu bir süre sessizlik oluştuktan sonra kapı çalındı.

"Alara canım iyi misin?" Duyduğum ses Pınar Hoca'nın sesiydi. Alara'yı kontrol etmek için gelmiş olmalıydı.

"İyiyim hocam bir şeyim yok."

"Çok canın acıyor mu?" 

"Fazla değil hocam"

"Bir şey olursa arkadaşlarına söyle hemen bizi çağırsınlar." dediğinde kapının kapanma sesini duydum içeride hala Çağatay ile Alara vardı belki özel bir şey konuşurlar duyarım düşüncesiyle lavabodan çıkmadım.

"Maç yapacağız birazdan gelecek misin?" Bu Umarın sesiydi sadece Pınar Hoca gelmemiş miydi?

"Git Çağatay" dedi Alara. Çağatay bide Alara'dan izin mi alıyordu? Bilmediğim şeyler vardı öğrenmek için elimden ne geliyorsa yapacaktım. Kapının kapanma sesinden sonra içeride sadece Alara'nın kaldığını düşünerekten lavabodan çıktığımda Zümrüt'ünde burada olduğunu gördüm ve yatağımın üzerine oturdum.

TAKINTILI ÇOCUKStories to obsess over. Discover now