Bölüm 7: Çilekli Kek Sendromu

423 57 34
                                        

''Onloyorum Rajon.'' Ağzıma tıkıştırdığım kekle Rajin'i dinliyordum. O ise gülerek beni izliyordu.

''Dediğim gibi Erza-san. Bu işte var mısınız?'' Yarım saat önce gelmiş, ben keklerin pişmesini beklerken tacirleri yakalama planını anlatmıştı.

Uzun süredir onları yakalamak için bekliyordum. Bu işi beraber yaparsak daha da eğlenceli olurdu.

''Evet. Ama fırıncıyla anlaşmamız vardı. Keklerimi yedikten sonra sizi bulurum.''

Kabul ettikten sonra fırından çıkarak beni keklerimle baş başa bıraktı. Neden bu kadar yavaş pişiyorsunuz! Parmaklarımla masada ritim tutuyordum.

''Erza-san siz hala burada mısınız?'' İçeri paket taşıyan fırıncıyla göz göze geldik. ''Hala pişmediler. Onları bekliyordum.''

Gülerek arkada ki odaya geçti. Geri geldiğinde elinde birkaç paket daha vardı.

''Teslimat mı var?'' ''Şehirde ki iki fırına, hamur ve malzeme teslimatı.
Gerçekten çok fazlalar ve akşam olmadan hepsini yetiştirmem gerekiyor.''

Dışarıya baktım. Güneşin batmasına iki saat falan vardı.

''Yardım etmemi ister misin? Bu gidişle yetişmeyecek gibi duruyor. Hem o sırada keklerim pişer ve bende beklemek zorunda kalmam.'' Kocaman gülümsedi.

''Bunu gerçekten yapar mısınız! Ah umarım sizden fazla şey istemiyorumdur!'' Elimle geçiştirdim.

''Yok canım! Yardımcı olmak görevim. Hem bu gün izin günümdeyim. Biraz gezmek fena olmaz.''

Kapının kenarında duran iki kutuya uzandım. ''Onlar aşağıda ki fırına gidecek Erza-san.'' Kapıyı açmak için yardıma gelmişti.

Teşekkür ederek dışarı çıktım. İki kutuyu kollarımın arasına sıkıştırdığım için, yürümek çok zordu.

''Bakalım. Neredeydi bu fırın?''

***
Tık Tık. ''Gerard-san, girebilir miyim?''

Kapının arkasında büyük bir gürültü koptu. Bir şey olduğunu sandığım için az daha içeri giriyordum.

Ama o benden önce davranıp aceleyle kapıyı açtı ve önümde eğildi.

''Ö-özür dilerim Kralım! Uyuya kalmışımda..'' Kahkaha attım. Şu anki halini görmesini çok isterdim.

''Önemli değil. Akşam yemeğinden sonra bir toplantı yapacağız. Senden katılmanı istemek için geldim.'' Gerard'ı çağırmak için askerlerimi göndermek yerine, kendim gelmeyi tercih etmiştim.

Dağınık saçlarını karıştırarak. esnedi. ''Bu bir rica değil, benim için emirdir Kralım. Seve seve katılacağım.''

Omzuna yavaşça vurarak gülümsedim. Hala uyku sersemliğiyle bakıyordu.

"Birazdan kendine gelir." Gülerek odama inerken Gerard çığlık atmıştı. (Keşke anime de de bağırsa *^* -Fangirling-)
"İşte şimdi uyandı."

***
"Lanet olsun! Lanet olsun! Lanet olsun!" Kollarım ve ayaklarımla bulabildiğim her yere vuruyordum. Az önce ne olmuştu öyle!? Keşke uyumasaydım! Kral'a saygısızlık yapmış oldum. Tanrım ölmek istiyorum!

Ellerimi saçlarıma geçirdim. Erza beni artık umursamaz! -Zaten pek taktığı da yok- Olamaz! (Şu animelerde ki -İyaaaaaaaaaa! sahnesi)

Yere çöktüğümde aynayla göz göze geldik. Oha! B-bir dakika! B-ben..im!? Gömleğim nerede?!"

***
"Merhaba!" Uzun uğraşlarla bulduğum fırına daldım. Fırıncı ve birkaç müşteri bana bakakalmıştı. "S-siz iyi misiniz?" Ha? "Ne oldu ki?" Fırıncı dikkatle yüzüme bakıyordu.

Ejderha ve Kitapkurdu (Fairy Tail GaLe/GajEvy FanFic)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin