"Neredesin Loke!"
Sıkıntıyla gökyüzüne baktım. Hava kararıyordu ve diğerlerinin ne yaptığını bilmiyordum. Olduğum yere oturarak, düşünmeye başlamıştım.
Bir altın anahtar nasıl kaybolabilirdi ki? Lanet olsun! Lucy başka yerdeydi ve onu merak ediyordum. Arkamdan bir gürültü geliyordu. Yolun yakınında ki çalılara saklanarak ileride ki arabayı gözlemeye başladım. Siyah saçlı bir çocuk, önünde ki iki kıza bir şeyler anlatıyordu.
***
"Planı tekrar anlatıyorum. Kasabaya arkadan gireceğiz ve karşımıza kim çıkarsa çıksın alacağız. Eğer olağanüstü bir durumla karşılaşırsak icabına bakın. Yukino sen kuzeye, Angel sen ise batıya doğru git. Ben doğuyu alıyorum. Mel'de güneyi alacak. İşiniz bittiğinde buraya geri dönün."
***
Yukino denen beyaz saçlı kız Lucy'nin gittiği yöne gidecekti. Adamın neler yapacağını merak etsem de Lucy'i korumam gerekiyordu. Kızın belinde asılı duran iki altın anahtar şangırdadı. Kuzeye giden patikaya girdiğinde, sessizce peşinden gittim.
***
Uzun zamandır yürüyordum. Hava kararıyordu ve karanlıktan biraz korkardım. "Loke! Eğer karşıma çıkarsan seni iki hafta boyunca çağırmayacağım! Loke! Neredesin?"
O sırada anahtarlarımdan garip bir kıpraşma hissettim. Beyaz saçlı ufak tefek biri bana yaklaşıyordu. Belindeki iki altın anahtar güneşte parladı. Beni görebilmesi için ona doğru yürüdüm.
"Hey merhaba!" bir anda durdu ve gerginlikle bana baktı. "Merhaba."
Anahtarlarımı işaret etti. "Demek sende de onlardan var. Kaç taneler?"
"Aralarında sadece Scorpion (Akrep), Gemini (İkizler), Sagittarius (Yay), Pisces (Balık), ve Libra (Terazi) yok."
"Libra ve Pisces bende. Sen ise benden önde görünüyorsun. Bir Yıldız Ruhu büyücüsü olarak onları ele geçirmeliyim."
Ellerimi anahtarlarım da gezdirdim.
"Dövüşecek miyiz?"
"Öyle görünüyor."
"Şartlar neler?"
"Şöyle bir düşünelim. Bana bulduğum kişileri getirmem gerektiği söylendi. Şansa bak ki hem bir mahkum, hem de birkaç tane ruh kazanacağım.''
''Açıl terazi kapısı Libra!" Terazi taşıyan bir kadın ortaya çıkmıştı.
''Ben dengeyim.''
Terazilerinden birini oynatınca dengemi kaybedip, yere düştüm. Zor zor doğrulararak, Virgo'nun anahtarını aldım. ''Demek gerçekten savaşacağız ha? Öyle olsun bakalım. Açıl Başak Kapısı Virgo!''
''Cezalandırma zamanı mı Hime?''
''Dengeyi bozmanı istiyorum Virgo!''
Virgo Lybra'nın üstüne atladığında, ruh terazilerinden birini daha oynattı.
''Lybra'nın dengesi bozulduğunda, düzeltmek için her şeyi yapar. Lybra! Dengeyi bozma!''
Terazi, başını sallayarak yukarı sıçradı.
''Denge her şeydir.''
Bu sefer iki terazisini de oynatmıştı. Virgo'nun kontrolünün benden çıktığını hissettim.
''Dengeyi bozma.''
Virgo birden bire bana doğru sıçradı ve altımda bir çukur açtı. Aşağı düşmeye başlamıştım. Virgo çukuru büyütmeye devam ediyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Ejderha ve Kitapkurdu (Fairy Tail GaLe/GajEvy FanFic)
FanfictionBir metal gibi sert acımasız prens Gajeel. Bir melek gibi gittiği her yere şans getiren Levy. Hırsız bir gezgin ve büyük bir görevi olan Natsu. Ailesinde ki tek yıldız ruhu büyücüsü Lucy. Kralın korumalığını üstlenen Binbaşı Erza ve gizliden giz...
