Etrafta alışmak için bir haftamı harcadığım mutfakta ustalıkla olmasa da yemek pişirmek zevkliydi. Benim hatırladığım aylar önce buraya da bir ev kurduğumuzdu ama takvimler yıllara işaret ediyordu.
Helga Hufflepuff'ın bazı tarifleri çocukluk evimde vardı. Annem bir yadigar olarak orijinal tarifleri ahşap oymalı bir kutunun içinde saklardı. Ahşap siyah kutu tezgahta açık bir şekilde içindeki kartlarla duruyordu. Üzerinde solmuş yeşil küçük bir el izi vardı. Harry bebekken bu el izini ona bastırmıştım.
Kutunun bana ait olması hissini vermişti.
"Hesper sence de bu kadar meze yetmez mi?"
Severus'un kolları belimi doladı sırtıma değen göğsüyle önümdeki iş olan karıştırmayı bırakıp yaslandım. Boynuma gömülen burnu nefesini üflerken sıcaklıkla gıdıklanıyordum.
"Asla yetmez, oğlan iyi yemeli. Bir deri bir kemik ve bu beni çok rahatsız ediyor."
Boynuma doğru konuşurken boğuk sesi kulaklarıma bir fısıltı gibi ulaştı.
"Senin şuan ki halin gibi mi?"
Bir şey diyemeden kendimi oflayarak iyice ona bıraktım hayatımda bu kadar zayıf olduğum bir dönem hatırlıyordum ve onlarda Muggle uyuşturucularıydı. Halim beni de rahatsız ediyordu. Harry'nin yemesi için çabalarken o da anlaşılan benimle uğraşacaktı.
Hayatta en nefret ettiğim şey yardım almak.
Bir hiçmişim gibi hissettiriyor.
"Severus. Petunia ile konuşmak istiyorum."
Kollar kaskatı kesildi yavaşça uzaklaşırken içimden siktir çekmeyi unutmadım ve dikleşip tekrar tezgahtaki karıştırma kabına döndüm.
"Neden Hesperus? Bunun ne önemi var?"
Kaslarım giderek geriliyordu. Çocuğum neden bu kadar zayıftı? Neden öğün atlamak ve gizli gizli kusmak gibi alışkanlıkları vardı?
Benim oğlum o evde ne yaşadı?
"Neden istediğimi gayet iyi biliyorsun, kardeşinin oğlu sanıyordu onu beslediği için ve sıcakta tuttuğu için teşekkür etmeliyim."
Oğluma ne derece yanlış yaptı.
"Üzgünüm Hesperus, bu defteri sonsuza dek kapatıyoruz. Bunun hiçbirimize faydası olmaz. Petunia'nın bunu bilmemesi güvenlikleri için daha makul. Ama en önemlisi Harry için."
Kavga etmek istemiyordum ama kanım fokur fokur kaynıyordu. Harry ve Severus arasındaki gerilimi anlıyordum. Ama o Muggle'lar asla anlayamam.
"Harry için Beslenme iksiri?"
Arkama dönmeden kaptaki turta hamurunu fırın tepsisine döktüm.
"Uygun. Halledicem."
Ve sessizlik uzaklaşan adımlar ocaktan gelen kaynama sesleri tezgahın üzerindeki bulaşıklar ve fırında cızırdamaya hazır turta hamuru.
"Akşama kesinlikle iyi başladık! Kesinlikle. Ke-sin-lik-le!"
⚡️⚡️⚡️
Harry yılan portresinin önünde amaçsızca dikiliyordu. Snape yılanın ne zaman şifreyi derse ya da çatalağız emir verirse açılacağını ilk haftanın başından notla belirtmişti. Ama yine de burada olmak fikri cazip mi korkutucu mu bilmiyordu.
'İçeri girecek misin yoksa çürüyen etlerinle ZİNDANLARIMI mı kokutacaksın ssss.'
Eh yeşil göz alıcı siyah benekleri olan yılan pekte nazik sayılmazdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Point De Rupture
Fiksi Penggemar|HP & Severitus Fanfic| [DÜZENLEMEYE ALINDI] "Hayır Dumbledore bu şekilde değil onları koruyamam anlıyor musun?!" ***Point De Rupture: Fransızca 'Kırılma Noktası' demektir. 2024 Temmuz'a Kadar Askıda -Tek tük bölümler gelebilir-
