İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

8. Bölüm

1.3K 35 1
                                        

Sabah şaşırtıcı biçimde kendiliğimden uyanmıştım. Ev çok sessizdi. Belki de dışarı çıkmışlardı.

Tembel tembel kalkıp banyoya gittim. Kahvaltı olarak tost ve biraz sosis hazırlamaya karar vermiştim. Kahvaltımı ederken telefonumu kontrol etme ihtiyacı duydum ama sonradan hatırladım ki yanımda değildi. Bugün onu mutlaka almalıydım.

Derin'e ya da başkasına internetten ulaşabilirdim ama onun yerine direk Kaan'ın evine gitmeye karar verdim. Derin de orda olduğu için garip olmazdı.

Saat 12'ye gelmesine rağmen beni uykulu bir Kaan karşıladı.

"Selam." Uykulu haline sırıtıyordum. Konuşmaya hali yokmuş gibi kapıyı biraz daha açarak geçmemi işaret etti.

" Telefonum burdamı diye bakmaya geldim. Bide sizi görmeye."

" İyi yapmışsın da Derin daha kalkmadı. Saat kaç?"

Bileğimdeki saatime baktım.

"11.53"

"Gidip uyandırayım o zaman."

O merdivenlerden çıkarken ben de telefonumu aramaya koyuldum. Ev soyulmuş gibi darmadağındı. Kaan'ın ailesinin nerde olduğunu merak ettim.

Telefonumu, dün hep beraber oturduğumuz koltukların birinde buldum. 2 arama ve 6 whatsapp mesajı. Aramaların biri annemden, diğeri Melisa'dandı. Onu sonra arardım. Mesajlarsa Cenk, Derin ve Yeşim'dendi. Cenk ve Derin nerde olduğumu soruyordu. Yeşimse okuldan arkadaşımdı ve buluşmak istediğini yazmıştı. Geçiştirici bir cevap yazdım.

Ayak seslerini duyunca karşımda Derin'i gördüm. Giyinmişti.

"Günaydın."

"Sana da canım."

"Kaan'ın ailesi nerede? Evi gördüklerinde Kaan'ın başı belaya girmez umarım." etraf gerçekten iğrenç durumdaydı.

"Başı belaya girecek son kişi Kaan'dır. Okumaya Eskişehir'den İstanbul'a geldi ve teyzesiyle beraber kalıyor. Teyzesi ondan daha beter. Umursamayacağına eminim." Güldü. Ah ne güzeldi!

Merdivenlerin başında Kaan göründü.

" Çok açım. Brunch'a mı gitsek?"

"Ben de öyle. Çok iyi olur."

İkisini yanlız bırakmak istedim.

"Size iyi eğlenceler. Ben eve gidiyim."

"Saçmalama ya." Derin atlamıştı. "Bizim çocukları da çağıralım hep beraber takılırız."

Ve hiç vakit kaybetmeden aramalarını yaptı.

Buluşacağımız yere gelince Nihal'le Denizin zaten orda olduklarını gördük. Selamlaşıp yerimize oturduk.

O ikisi çok yakışıyordu bence. İkisi de enerjik ve kıpır kıpırdı.

Açık havada oturmamıza rağmen gölgedeydik bu yüzden güneş gözlüklerimi kafamın tepesine doğru ittirdim.

Alara ve Cenk sonunda geldiklerinde, benim dışımdaki herkes açlıktan ölmek üzereydi.

"Sonunda!"

"Nerde kaldınız acaba?!"

"Beklemeyelim demiştim.."

Alara karşıma, Cenkte yanıma geçti.

Alara her zamanki gibi yorgun ve sessizdi. Cenk'se içimi kıpır kıpır edecek kadar bana yakın oturuyordu. Bunun nedeni, karşısında birinin oturmaması ve konuşmaları duymak için yaklaşması gerekmesi de olabilirdi tabi. Siparişler verildi ve yemekler geldi.

Kaan kolunu Derin'in omzuna atmıştı ve aralarında mutlu mutlu fısıldaşıyorlardı.Deniz dün gece çıkan bir kavgayı anlatıyordu. Lafını bitirdiğinde Cenk araya girip

"Dün gece gerçekten ilginçti." diye bir yorumda bulundu. Böyle söylemesinin nedeni beni Berkle görmesi, Efe'yi araştırmam ya da onu öpmem olabilirdi. Belki de hiç biriydi. Sadece üstüme alınıyordum. Anlamak için yüzümü ona dündüm.

Siyah Ray-Ban'ların en çok yakıştığı kişi olmalıydı. Kemikli yüzünde onda ayrı bir hava yaratıyordu.

Ona baktığımda o zaten bana bakıyordu. Sandalyelerimizin birleştiği yere koyduğumuz kollarımız birbirine değiyordu. Aramızda bir çekim olduğu inkar edilemezdi.

İstedim. Çok istedim. Onu orda öpmek istiyordum. Bakışlarım dudaklarına kaydı. Dolgun, pembe dudaklarına. Yutkundum.

Toparlan. Toparlan! diye emrettim kendime.

Geri önüme döndüm.

" Ben bir lavaboya gidiyim." Sesim fısıltı gibi çıkmıştı. Muhtemelen benden başka kimse duymamıştı.

Kalkıp yürümeye başlamıştım ki çok geçmeden Cenk'in "Araba'da bir şey unutmuşum." diyip kalktığını duydum.

Adımları benimkileri yakalıyordu. Bana ulaştığında çıkışın ordaydık ve beni elimden tutarak arka tarafa doğru götürdü.

Beni sertçe duvara yaslayıp hapsettiğinde kararmış gözlerinde arzu gördüm. Duyabildiğim tek şey birbiribe karışmış nefeslerimizin sesiydi.

Sevmeye DeğerBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin