Deniz "Kız hala aramadı inanabiliyor musunuz?" diyince odadaki insanların yarısı ona bomboş bakışlar attı.
"Senin araman gerektiğinden olmasın?" diyince kafası karışmış gibi bana baktı.
"Neden ben arıyormuşum?"
"Hmm erkek olduğun için?"
"Bir de eşitlikten bahsedersiniz abi ya."
"Bunun eşitlikle alakası yok ki. Böyledir yani." İkna olmamış gibiydi. Daha fazla uğraşamayacaktım.
"Görüşmezsiniz o zaman." diyince alnını buruşturdu.
"Şimdi arasam mı?" Saat 12'ye geliyordu. "Bilmem, sen bilirsin."
Telefonunu kulağına götürdü. "Alo? Deniz, hani... Hayır. Hayır ben- " Kahkahamı tutamadım. Kız yüzüne kapatmıştı.
"Uyuyormuş abi ya. Hay ben şanısımı..."
Cenk "Eda aramazsan görüşemezsin demişti ya, şimdi hiç görüşemeyeceksiniz." diye araya girip gülünce Deniz bana bakış attı.
"Ara demedim ki. Sen bilirsin dedim." omuz silktim. Bu kız, Derin'in beni ilk gün götürdüğü yerde garsonmuş. Ben dikkat etmemiştim ama Deniz bir süredir peşindeymiş, sonunda kızla numaralarını değişmişler ve işte burdayız.
Cenk Deniz'in sırtına vurdu. "Boşver oğlum sana kız mı yok?"
"Yok tabi tipe bak." diye takıldı Nihal.
"Diyene bak. Melih'ciğine ne oldu?"
Nihal biraz bozulur gibi oldu "İşine baksana sen ya."
Cenk "Durun biraz önemli birşey söyleyeceğim." diyince bacaklarımı karnıma doğru çekip sarıldım.
"Noldu lan birini mi buldun yoksa ahahahah." Cenk Deniz'in koluna yumruk atınca sustu.
" Tamam tamam kızma."
"Ev bulduk onu söyleyecektim." Ne eviydi bu?
"Ciddi ciddi taşınıyor musun şimdi?" diye sordu Kaan.
"Nazan Teyze'nin izin verdiğine hala inanamıyorum."
Daha fazla dayanamayıp sordum "Nereye taşınıyorsun?"
"Ayrı eve çıkıyor." Cidden mi bakışı attım.
"Çok güzel ya. Ne zaman?"
"En kısa zamanda. Evi tuttuk zaten, ne zaman yerleşirsem."
"Nerde olduğunu söylemedin." dedi Nihal.
Cenk saçını düzeltti "Buraya yakın sayılır. Yürüyerek en fazla on dakika." bunu söylerken nedense biraz rahatsız görünüyordu.
"Sık sık buralara geleceğiz desene." Hem bana hem Cenk'e baktılar. Düşünceli düşünceli kafamı salladım. Sonra salonun halini fark ettim. Annem bu halini görse sinir krizi geçirirdi. Ayağa kalkıp kutu ve tabakları içeri taşımaya başladım. Mutfakta biraz oyalanıp geri içeri döndüğümde telefonum çalıyordu. Cenk'in elindeki telefonum.
Pek memnun olmayan bir şekilde bana uzattı. Aceleyle aldım, Efe arıyordu. Neden rahatsız olduğu şimdi anlaşılmıştı. Neden bu saatte arıyordu ki? Gürültüden uzaklaşmak için odama gittim.
"Efe?"
"Eda. Gelmen gerek." Sarhoştu. Derin bir nefes aldım.
"Ne oldu Efe?"
"Gelmen gerek."
"Şuan gelemem, geç oldu. Hem evde arkadaşlarım var."
"Arkadaş mı?" Biraz sessizlik oldu. "Gelmemek için söylüyorsun."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sevmeye Değer
Teen FictionUzun uzun baktı ona kız. Çocuk çok mutluydu. Karşısındakiyle konuşurken gözlerinin içi gülüyordu. Ağzı yamuk bir gülümseme şeklini almıştı. Çok yakışıklıydı. Koşup ona sarılma isteğini zar zor bastırdı. Kendine hakim olmak için gözlerini bir anda on...
