Düşman alarmı

9.7K 786 1.1K
                                        

Bölüm geç geldi biliyorum. İyi okurlar . 💨

Sefin'in beni o soğuk ve ıssız terasta tek bırakması ardından eve gitmedim,gitmedim değilde gidemedim. konuşmamızdan sonra Sefin'in odasına gidip oturmuştum. Benle tek kelime etmemiş sadece yanına çağırmış güçlü kollarıyla beni sarmıştı. Abi şefkati belkide dünya üzerindeki en güzel şeydi.. O koruma içgüdüsü.. Eğer gerçekten böyle dost ve abiye sahipseniz o güçlü kollar sizi bir kerpetenle gibi sarıp kollayacaktır. Emin olabilirsiniz. Ben ise kendimi huzurun kollarında bir uykuya teslim etmiştim.

Suratıma değen hayır kaşındıran birşeyler gözlerimi ovuşturdum başımı yana atıp yastığa gömdüm , kulağıma doğru bir gıdıklama geldiğinde sinirle başımı kaldırdım yüzüstü yattım. Çok ciddiyim hiç üşenmeden yaptım. Bu sefer ayağıma doğru gelen bir güdü huylanmama sebep oldu tek gözümü açıp yatakta doğruldum. Ayağımın dibinde olan Can'ı görmemle hala uyku mahmuru olduğumdan ayağımı kafasına doğru gelişi güzel salladım. Tiz bir çığlık kulaklarımı doldururken " Hı ?" Diyerek gözümü ovuşturdum.
Sefin oturmuş gülerken yerde yatan Can'a bakışlarım kaydı burnunu tutup yerde yuvarlanıyordu. " Ne oluyor?" Dedim. Sefin yerde yatan Can'a bakarak " Etti buldu dünyası işte "deyip kapıdan çıktı. Bakışlarım Can'a kaydığında hala burnunu tutuyordu.
Can doğrulup " Nasıl kızsın nasıl ? Ay burnum ! benim bildiğim kızların ayakları narin ve minnak olur. Bu Nasıl ayak anasını satayım ?" diyerek bağırdı.
Bön bön bakarak " 39 giyiyorum neyin narinliğini bekliyorsun çocuk " diye sızlanarak kapıdan çıktım. Narinlikmiş!

Aşağı indiğimde lavoboya gidip yüzümü yıkayıp bir peçeteyle duruladıktan sonra peçeteyi çöp kutusuna basket atarak kapıdan çıktım. Bir tabureye oturduğumda bizim çocukları beklemeye başladım, telefonla uğraşırken can elime tostla bir meyvesuyu tutuşturdu. Ayağı kaldırıp yürütmeye başladı yemek yiyerek onu izliyordum, sahnenin yanına getirdiğinde Baran bardakları diziyordu, tostumdan bir ısırık alıp ona baktım, Can'a bakarak ne yapıyor bu mal ? bakışı atıp kaşını kaldırdı.

Can sahnede yerini alıp çok ciddi abartmıyorum aşırı ciddi bir şekilde duruşunu dik tutup mikrofana doğru yaklaştı.

Baran yanıma gelmişti elindeki bardağı temizliyordu heyecanla Can'ın dikkatle ne diyeceğini bekliyorduk . Mikrofana yaklaşıp boğazını temizleyerek ikimizide gözlerini kısarak baktığında, hadi dercesine baktım ona gözlerim Kocaman , yaramaz bir gülüşle mikrofonu tutup " BUGÜN OKUL YOK !" Diye bağırdığında herşeyin içine etti cidden.
Gözlerimi baydım bumudur? Baran elindeki bardağa bakarak kafasını iki yana sallayarak uzaklaştı.

Yanıma yaklaşıp oturduğunda tostumu ısırarak birşeyler geveledim. Boğazımda kalmasıyla can belime vurmaya başladı." Öküz gibi tıkınıyorsun kızım " kızarak güldü.
Baran bağırarak " yavaş vur lan kıza " pipet fırlattı. Boğazımdaki lokmayı yutup "bardak varken pipetmi attın sen ?" dedim. Şirince sırıtıp " Bardakmı atayım birde ? Çok konuşma gel buraya yardım et. " diyerek önlüğü fırlattı. Meyve suyumu içip ona yardım etmeye başladım.

İşimiz bittiğinde tezgahın üstüne çıkıp oturdum, içeri giren Şevvalle Sefin'e bakarken, Sefin'in somurtan yüzünü görmemle kaşlarımı kaldırdım.
Şevval koşup Baran'ın sırtına atladı, ortalıkta çığlık ve kahkahalar atarak koşmaya başladılar bizim dengesizler...Sefin'in yüzündeki kıskançlık ve hüzün kırıntıları dünki konuşmalarımızı hatırlattı. Ah yapma ama ! Omzuna vurup " Öldün öldün " dedim gülerek, tek kaşını kaldırıp " Birşeymi dedin ?" dediğinde. Gözlemi devirip cevap vermedim. O ise gülmüştü.

Telefonumun çalmasıyla alıp numaraya baktım, tanımadığım bir numara gördüğümde beklemeden açtım.

"Alo ?"

TAKINTILI Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin