Bölüm geç geldi biliyorum bebeklerim sizi seviyorum bol bol yorum ☇
Playist.
#dua lipa- Last dance
#duman- gönül
~
Baran gelmişti.
Baran.
Gözlerimi sımsıkı kapatmıştım, boğazımdaki yumruğu hazmetmeye çalıştım.
Gözlerim kapalı halde derin bir nefes aldım.
Gözlerimi açtım.
Kapıya doğru yavaş ve kararsız adımlarla yürürken bahoz arkamdan bana eşlik ediyordu.
Kapıya geldiğimde içimde istemsizce bir hüzün kapladığında.
Hayır dedim.
Hayır.
Bunu ona göstermemeliydim.
Onun yanında olmalıyım. Beraber atlatmalıydık bunu. Alışacaktı. Zor olacak ama alışacak. Alışacaktı.
Merdivenlere geldiğimde bir adım attım. Sanki tüm iyi niyetlerim bir askılıktan sarkmış ve kırık döküktü.
Basamakları inerken basamakların bana ilerlemek için verdiği mücadelede ürkektim. İnemiyordum. Yer çekimine meydan okuyan ayaklarım, istemsizce basıyordu. Sanki o basamaklarda benim çaresizliğim vardı, ilerlediğim müddette çığlık çığlığa sitem ediyorlardı.
Son basamağa adım attığımda, elime değen bir temasla irkildim.
Bahoz'un serçe parmağı, serçe parmağıma temas etmişti.
Siyahlarının davetine karşılık tebessümle eşlik edip, serçe parmağımı serçe parmağıma kitledim.
Bu hareketime karşılık dudaklarını ıslattı, gözlerimi kaçırıp son basamaktan indim.
Bar taburesinin yanında ayakta duruyordu.
Beni beklediğini görmek şaşırtsada, gülümseyerek yanına gittim. Onu iyi görmek akıl işi değildi. Beklentim çökmüş bir Baran'dı. Delirmiş bir baran.
Ama karşımdaki adam tüm düşüncelerime koca bir rüzgar olup, kasırga olmuştu.
Bir kaç adım sonra yanındaydım. Garip hissediyordum. Hemde fazlasıyla. Yürümeyi unuttum bir an. Benden bir hamle bekliyordu. Beni bekliyordu. 2 adım attığımda girdiğim kollar beni sararken, yıkılmış bir adamın değilde verdiği savaşta zaferle çıkan bir adamın kollarındaki güçtü. Ve ben bu adama verebileceğim en büyük minnettarlığı sarılarak vermiştim. Kollarından çıktığımda gözlerindeki yeşil harelerindeki hüzün perdesini görmek burksada, gülümseyen yüzüne hüzün bile yakışıyordu.
Ani bir hareketle geriye sendelerken şaşkınlıkla tutunacak birşey aradım. Derin, Baran'ın kollarına atlarken geriye doğru sendelemiştim. Beni tutan kollara bir can kurtaran simidi gibi tutunurken. Bahoz beni tutmasaydı, amele sümüğü gibi yere yapışacak olmamın gerçeğiyle sinirle derine baktım. Gözüm bir an elleri belimde olan bahoz'a kaydığında başımı kalırdım. Sert çehresi gözüme güzel bir şölen sunuyordu, belirginleşen elmacık kemiklerinden bir an öpmek istedim. Ama gözleri, gözlerime değilde karşıya bakıyordu. Baktığı yere başımı çevirdiğimde dış kapının önünde Mirhanla, Yağmuru gördüm. Yağmur kendini mirhan'a yaslamış, barana bakıyordu.
Baran onlarında arkadaşıydı. Baran gelmişti. Baran hepimize iyi gelmişti.
Durup onları izledim bir müddet.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TAKINTILI
Teen Fiction* tüm hakları saklıdır* Hepsinin düşünceleri bir volkan gibiydi, lavlar onları esir alırken, buhar olup havada yağmur taneleri olarak yeryüzüne iniyordu.Her bir yağmur tanesi, bedenlerine değil ruhlarına temas ediyordu. Kimisi bu yağmur tanelerinde...
