Uzun bir aradan sonra burada kendimi görmek cidden güzel. Sınavım bitti ve artık yeni bölümler gelecek özlemişsinizdir bir alıntı paylaştım.Bol yorum istiyorum bakalım kimler buradaaa :) ve bu arada soranlar çok olmuş profildeki benim sakinn 🙄
~
Hazırlıklar başlanmış.
Tüm okulun konuştuğu konu kostüm partisi olmuştu.
Gülümseyerek sigaramı yaktım,kostüm partisi iyi hoştuda çekiliş isimler olması beni bir gerginliğe itmişti. Benim kime çıkacağım önemli değildi önemli olan Bahoz'a çıkacak olan isimdi.
Sigaramı söndürüp okul çantamı aldım. Seri adımlarla merdivenden inip kapıyı açtım ve kulaklarımı taktım.
Müziklerime girdim. Bana iyi gelen birşey varsa oda sabah okula yürümek istediğim zaman bana eşlik eden mabel matiz şarkılarıydı. Adam ruhunuza hitap edip sizi dünyasına davet ediyordu.
Mabel matiz - Mendilimde kırmızım var şarkısını açıp sesi sona verdim ve yürümeye başladım.
Yürürken adımları saymak gibi kötü bir huyum vardı.
Okula doğru yaklaşınca şarkıyı başa almıştım. Bahçede uyuklayan öğrenciler, haftanın son günü olması nedeniyle bir yorgunluk olduğu aşikardı.
Saate baktım.
8.27
Dersin başlamasına daha 3 dakika vardı. Koridora girdiğimde oluşan kalabalığı görmek beni şaşırtmıştı. Büyük panonun önünde öğrenciler ellerinde bir kağıtla duruyorlardı.
Kaşlarımı çattım ve kalabalığa doğru ilerlemeye başladım.
Balo haftası için panoya fikirlerini yazan 11 sınıf ve son sınıf öğrencilerine baktım. Kalabalıktan dolayı panoya yazılanları göremiyordum birinin bana çarpmasıyla sendeledim. 11' lerden olan sarışın bir çocuğun mahçupça ellerini kaldırıp" Hassiktir çok pardon." diyerek yanımdan geçmesine dümdüz baktım. Panoyu görmeye çalışıyordum ama önümdeki erkek sürüsü gerçekten buna müsade etmiyordu boyumun uzun olmasına rağmen 12 dev adamlarla karşı karşıyaymış gibi hissediyordum.
Ve zil çaldı.
Kalabalık yavaş yavaş dağılmaya başlarken panoya doğru yürüdüm bana çarpan iki üç kişiye ölümcül bakışlar atıp panonun önünde durdum.
Yazılan fikirler absürttü.
Victoria secret mankenleri yazısını okuyunca şen bir kahkaha attım. Bunu sadece bir kişi yazabilirdi bu el yazısını nerde olsa tanırdım.
Can.
Çantamın ön kısmından siyah bir pilot kalem çıkarıp düşündüm.
Bir baloya gitmek isteseydim.
O ne balosu olurdu?
Her nedense filmlerde görüp hep heves ettiğim birşey vardı. Kimilerine klişe ve basit gelse bile hep bir maskeli baloya gitmek istemişimdir. Yani o ortama girmek insanların maskelerine bakmak isterdim.
İnsanlar bir çok maske takarlar ve maskeleriyle özdeşirler, bazıları için ise bir korunma kalkanı veya bir silahtan ibarettir.
Heyacan verici bir durum çünkü her maskenin altında bir yüz vardır.
Panoya maskeli balo yazıp kapağını kapattım.
Ensemde hissettiğim sıcaklıkla nefesimi tuttum.
Bu hissi biliyordum.
Bahoz.
Kemikli eller saçlarımı sola yatırıp nefesini kulağıma sürterken yavaşça konuşmaya başladı.
" Maskeler kendini gizleyen ruhlara hitap eder derler, ya da aldanan. "
Kendimi ona yasladım. " Güzel konsept diye düşündüm. Maske hakkında düşünmeliyim. Ama eğlenceli olabilir maskelerin altındaki yüzler. Heyecan verici değil mi sence de ? " dedim.
Mırıltılı bir sesle." Maskeye ihtiyacımız olduğunu sanmıyorum, kişi kendisini görmüyor. " diyerek geri çekildi.
Göremediğin bir çok şey vardı. Kişinin kendisini yaşadıklarını acısını. İyisine
kötüsüne şahitlik ediyordun.
Bazen ise maskesi düşerken mucizelerin.
Görecek mi gözün ? Aldanacak mı ruh ?
Kendisinizi bir kumar masasında hissediyorsunuz.
Geri geri yürüyüp gözlerimin içine baktı. Siyahla kahvenin savaşı başlarken zaman durdu. " Bak bana gör kendini sevgilim. Maskeye ihtiyacımız yok."
❣️
Yorumları alayımmm.
Neler yapıyorsunuz.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TAKINTILI
Teen Fiction* tüm hakları saklıdır* Hepsinin düşünceleri bir volkan gibiydi, lavlar onları esir alırken, buhar olup havada yağmur taneleri olarak yeryüzüne iniyordu.Her bir yağmur tanesi, bedenlerine değil ruhlarına temas ediyordu. Kimisi bu yağmur tanelerinde...
