7.Bölüm ∞
Arka koltukta ellerimi kucağımda birleştirmiş otururken, gözlerim arabanın camından dışarıya geçtiğimiz yerlere bakıyordu ama aklım başka şeylerle meşguldü. Ne kadar yeni bir şehir göreceğim için heyecanlansam da ailemden ayrı kalmak o kadar yıkıcıydı. Onlara alıştığım için mi, yoksa gerçekten mi sevdiğim için mi bilemem ama onlardan ayrıldığımdan beri içim huzursuzdu. Hayır, çocukluk yapmıyordum, bu normal olan şeylerdi.
Daha birkaç gün içinde tanıdığım babamın dostu ve onun ortağı ile beraber hiç bilmediğim, görmediğim bir şehre gidiyordum. Hem de bir aylığına. Demir abimle sarılırken arada beni ziyarete gelebileceğini, kendimi yalnız hissetmememi, beni çok sevdiğini söylemişti. Küçük abimi bu nedenle çok seviyordum. Beni sevdiğini, bana güvendiğini gizlemiyordu.
Evet, bazen onunda büyük ağabeyim Dizdar gibi huysuzluğu tutuyordu ama önceliği benim ne düşündüğümdü. 1 ay sonra tekrar buraya geri döneceğimin bilincinde içimi rahatlatmaya çalıştım. İlk defa ailemden ayrı kalıyordum ama 19 yaşında genç bir kız olarak yol boyunca mızıldanıp duracak değildim. Sonuçta oraya neden gittiğim belliydi, karışan işleri düzenlemeye gidiyordum.
Başımı çevirip önce yanımda oturan Nadir amcaya baktım. O da benim gibi düşünceli gözüküyordu ama benim ona baktığımı anlayınca dönüp bana baktı ve gülümsedi. Bende aynı sıcaklıkla ona karşılık verip bu kötü zamanlarımda yanımda olduğu için içten içe minnet duydum. Babamın ölümü benim için yıkım olmuştu ama Nadir amcanın babam gibi 'Ben seni her şeyden korurum' bakışları güvende hissetmemi sağlıyordu.
Sonra... gözlerim istemsiz olarak ön koltukta oturan... Akın Bey'e kaydı. Yaşını tam olarak bilmiyordum ama benden büyük olduğunu tahmin edebiliyordum. Hareketleri, tavırları, konuşması oturaklı ve oldukça olgundu. Gözlerinin içindeki çocuksu parıltılar ne kadar kendini belli etse de tehlikeli biri olduğu belliydi. Kötü anlamda tehlikeli değil cazibeli ve ilgi çekici bir tehlike yani kadınlar üzerinde tehlikeliydi.
Mutlaka bir sevgilisi vardı. Bizim oralarda sevgili işi pek hoş karşılanmazdı ama İstanbul büyük şehirdi ve Akın Bey'e bakılırsa rahat yetiştirilmişti. Belki de nişanlıydı? Buna ihtimal veremiyordum ama olmayacak şeyde değildi. Evlilik yaşı gelmiş gibiydi ve belki... evlenecekti. Bunun canımı neden sıktığına anlam veremesem de fazla kurcalamak istemedim. Birkaç gündür benden beklenmeyen duygular yaşıyordum zaten.
Akın Bey'in ela gözleri de aynadan bana kayınca göz göze geldik ve bana sade, sıradan bir gülümseme gönderdi. O da düşünceliydi belliydi ama en kötüsü de bu sıradan gülüşü bile içimi titretmeye yetmişti.
Havaalanına geldiğimizde heyecanım kat kat arttı ve artık geri dönüşüm olmadığını anladım. Nadir amca, ben ve Akın Bey uçağa binmek için ilerlerken şoför ve bir adam da valiz ve bavullarımıza yardım etti. Geçiş işlemlerimiz tamamlandığında ve yerlerimize oturduğumuzda endişeyle ürperdim.
Uçağa binmeyi her zaman hayal etmiştim ama insan ilk defa yapacağı bir şey konusunda endişeliydi. Uçak gürültülü ve homurtulu bir şekilde çalışmaya başlayınca gözlerim yanımda oturan Akın Bey'e kaydı. Sakince oturmuş elindeki pahalı telefonuyla uğraşıyor ve benimle ilgilenmiyordu.
Lanet olsun! Benimle nasıl ilgilenmezdi? O kadar mı ilgi çekici bir insan değildim? Oysa herkes güzel ve çekici olduğumu düşünürdü. Demek ki bunca sene kandırılmıştım. Çekici olsam Akın Bey'in dikkatini çekmez miydim? Aniden düşündüklerimden utandım. Ben ne zamandan beri bir erkeğin ilgisini ister olmuştum? Üstelik öyle yoldan geçen bir erkek değil, yanımda oturan ve belki de bir ilişkisi olan Akın Bey'in ilgisiydi tüm bu zırvalıklarım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Sev Yeter (2)
RomansaDilşah ve Akın'ın hikayesidir. 2014* (Başka Bir Lise Hikayesi ve Kıroman hikayelerinin ikinci serisidir)
