Medya;Kenan
Oy vermeyi unutmayın ^^
Keyifli okumalar
İlk yok oluşum. 03.05.2009 - 09:56 babamın kalbinin son kez çarpıp, son nefesini verdiği zaman. Onun gidişiyle bende gitmiştim. Yok olmuştum sanki. O zamanlara çok takılıp kalmıştım. Çünkü babamla son konuşmamızda bana kızdığında ona 'Gelme eve' diye bağırmıştım. Hala her anımda acısını hissederdim. Kimseye anlatamadığım bu olay babamı bana getirmemişti geri. Gerçekten o sabah evden çıkıp 08:25'de kaza geçirip hastanede tamamen gitmişti. Bir daha eve gerçekten gelmemişti. Ama babam beni affetmişti o lafı söylememin hemen ardından pişman olup özür dilemiştim affederdi babam beni hep.. Ama ben kendimi affetmemiştim. Bu yüzden ona dair tek bir şeyi bile unutmak istemiyordum.
Bir süre annemde aradım yokluğunu. Annem bana ' Sadece gökyüzüne bak baban her istediğinde seni izleyecek, duyacak.' demişti ilk Kanada'ya geldiğimizde. Annem, babam öldükten sonra kendini toplayamamıştı. Büyükannem ve büyükbabam kesinlikle böyle bir kızı kabul etmemişlerdi. Ne ondan olan kızı, beni ne de annemi. Bir gün odama erkenden çıkıp uyuduğumda annem geç saatte gelip beni öptüğünü hayal meyal hatırlıyorum. Sonra sabah kalktığımda yoktu. İş aramaya gittiğini düşünmüştüm ta ki ertesi sabah uyandığımda annemin eşyalarını büyükbabamın attığını görene kadar. Bir not bırakmış sanırım bana göstermediler. Ve annemin beni bırakıp gidişi ikinci yok oluşumdu.
Ama ben babamın kızıydım. Asla pes etmezdim, edemezdim. Ne olursa olsun! Evlensem bile. Etmedim de. Ta ki kalbim bu kadar acıyana kadar pes etmeyi düşünmedim. Gururum hiç olmadığı kadar kırılmamıştı. Kıskanmak hiç bu denli kötü hissettirmedi beni. Onun Cem'e doğru yürüyüşünü bile kıskanmıştım. Belki Gözde kadar güzel değildim ama bu denli kalp kırmalarına gerek yoktu. Önceden haber verebilirdin yalan söylese bu kadar ağlamazdım. Ağlardım belki ama bu kadar acımazdı canım.
Derin bir nefes aldım ağzımdan. Ağlamaktan burnum tıkanmıştı. Kenan beni Deniz kenarında bir banka getirmişti. Esen rüzgarın deniz sesinin beni sakinleştireceğini söylemişti. Olmuştu da. Ağlamam geçmişti. Ama kalbim hala aynı kırgınlıkta devam ediyordu.
"Al" dedi elindeki suyu bana uzatıp yanıma geri oturdu. Elinden şişeyi alıp kapağını açıp birkaç yudum aldım kısık sesimle teşekkür edip suyu yanıma indirdim. "Daha iyi misin?" dediğinde sadece kafa salladım.
"Sen ne yapıyordun otelin orada?" diyerek ona döndüm. O zaten bana bakıyordu.
"Geçen hafta orada kaldım ailevi sorunlar yüzünden. Eşyalarımı alacaktım."
"Hım. İstersen gidebilirsin." kafasını olumsuzca salladı.
"Böyle iyi" dedi ellerini deri montunun cebine sokarken. Belli belirsiz gülümsedim. Bana hiçbir şey sormamıştı. Neden ağladığımı bir kez sormuş ama cevaplamamıştım. O ise üstelemedi. Beni otelin ilerisindeki deniz kenarında bulunan bankların birine getirdi. Ne kadar oturduğumuzdan emin değildim. Ben onu umursamadan uzun süre ağlamış sonra da sakinleşince ondan su istemiştim. Saatten haberim yoktu. Ne kadar zaman geçtiğinden emin değildim.
"Saat kaç?"dedim çatallayan sesimle. Cebindeki elini telefon ile çıkardı.
"Altı buçuk" dedi geri telefonu yerine koyarken. Kafamla onaylayıp denizi izlemeye devam ettim.
Biran onun Grup Royalty'nin %25 hissesine sahip olduğunu hatırladım. O neden gitmemişti Naz ve Çağan'ın nişanına sonuç olarak tanıyordur değil mi? Ortağının arkadaşı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Rosa Ela
RomanceRosa Ela; Türkiyede amcasından başka akrabası kalmayan. Ve amcasının onu kendi patronuyla evlendirmek zorunda bırakan 1 yıl sonra dul kalmayı planlayan 23 yaşındaki ama kocası Cem Ulusan'ı kalbini kaptıran saf ve Cem Ulusan için kendini görünmez ka...
