Medya; Cem
Keyifli okumalar ^^
"Cem?" dedim bana yaklaşan Cem'i fark edince. Tam karşımda durup gözlerimin içine baktı.
"Sessiz ol" dedi elleri belimi bulurken donmuş şekilde sadece karanlık oda da sadece onun yüzünü fark ediyordum. Kahverengi gözleri hiç bu kadar harika olmamıştı. Özel bir taştan parçaymış gibi parlarken ellerim istemsiz onun yanağını buldu. Elleri belimi daha da kendine bastırırken nefesim kesiliyordu. Dudakları tam dudağımı bulunca gözlerimi kapattım. Anının tadını çıkarmaya karar verdim.
Yavaşça geri gözlerimi açtığımda dudağıma yapışmış bir yastık görmemle korkuyla çığlık attım. Yastığı atıp geri geri giderken birden yataktan düştüm. Amanın belim!
Acı içinde inlerken odamın kapısı açıldı. İçeri üstsüz Cem girince belimin acısı geçti, durdu çünkü beynim donup tüm sinir hücrelerim ile iletişimi kesmişti.
"Sorun ne?" dedi beni incelerken. 'Beni öptün' demek istemesem de o kadar gurursuz olmamaya karar verdim. Sonuç olarak rüyaydı. Rüyamda öpmüştü. Lanet olası rüyamda öpmüştü.
"Düştüm. Belim sadece.." dedim kararsızca ona baktım. "Sorun yok" demek daha mantıklı geldi. Sorun yok dediğimde kafasıyla odamın kapısını kapatıp çıktı. Derin bir nefes alıp o kasları neden görücüye çıkardığını düşündüm. Saçları ıslak da değildi. Neden üstü yoktu? Yoksa yatarken üstüne bir şey giymiyor muydu?
Lanet olsun Rosa! Düşünme. Düşünme. Sakin ol. Beyin fonksyonlarım geri gelirken belimin acısını hissetmemle yüzümü buruşturup zorda olsa yerden kalktım. Gördüğüm rüya etkisiyle ne diye kendimi yere attıysam. Ama rüyamda Cem'in öptüğünü görmek gerçekten tuhaftı! O buz prens kimseyi öpmez. Gözde'yi bile. Gözde demişken Cem hala bana açıklama yapmamıştı. Olay üzerinden 1 hafta geçmişti. Koskoca 1 hafta. O bir haftada değişen tek şey Cem'i görünce değişen kalp atışlarım. Lanet olsun ki ona gün geçtikçe daha çok kapılıyordum. Bana 'Benden hoşlanıyor musun?' diye sorduğumda inkar etsem de bu kalp atışlarıma sadece muhtaç olduğum bir adam için bu denli hızladığını söyleyemezdim. Ondan çekinirken aynı zamanda ona kapılmam beni korkutsa da kendimi durduracak gücü bulamıyordum.
Kendimi geri yatağa bırakıp tavanı izlemeye başladım. Biran Cem'in işe gideceğini hatırladım. Yataktan yavaşça belimin sızlamasına aldırmadan kalktım. Beni kesinlikle bir yere götürmüyordu. Gelirken beni otelde bırakmayacaktı ama ne olduysa beni otelde bırakıyordu. 1 Haftadır tek başıma otelin her santimetresine bakmıştım. Harika otel turu yapmıştım ama sıkıldım bir süre sonra en azından kendi başıma dışarı çıkmama izin verirdi.
Yavaş adımlarla odandan çıkıp salona baktım. Daha salonda değildi. Odasından çıkmasını bekledim bir süre sonra üzerin de siyah takım elbisesinin kolunu düzeltirken kapıdan dışarı çıktı. Beyaz gömleği ve mavi tonlarında kravatı. Eksik olmaz saati.. Gerçekten nefes kesici duruyordu Bunu nefesimin kesildiğinden anlamak zor değil. Bu adamı eve bağlamalıyım!
Yanıma geldiğinde kafasını kaldırmadı. Beni fark etti mi emin değilim ama umursamadan ilerliyordu kapıya. Tam önümden geçerken seslendim.
"Cem?" dediğimde durdu ve bana döndü. Biraz durup beni beklerken yukarı doğru taranmış saçlarına ağır çekim gibi gelen bir şekilde saçlarına geçirdi. Gözlerim önce onun hareketlerini takip edip sonra dudaklarına kaydı. Lanet olası rüya! Beni etkisine almıştı. Endişe ile gözlerimi yere eğerken "Dışarı çıksam sorun olur mu?" diye sordum siyah ayakkabısının oralarda takıldı gözlerim sadece. Üst yasak bölgeydi artık!
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Rosa Ela
RomanceRosa Ela; Türkiyede amcasından başka akrabası kalmayan. Ve amcasının onu kendi patronuyla evlendirmek zorunda bırakan 1 yıl sonra dul kalmayı planlayan 23 yaşındaki ama kocası Cem Ulusan'ı kalbini kaptıran saf ve Cem Ulusan için kendini görünmez ka...
