Genç Kız Edebiyatında #1 06.10.2018
Nisa yirmi bir yaşında kendi hâlinde bir genç kızdır. Ailesinin baskısıyla yirmi sekiz yaşındaki Ufuk Ersoy'la evlendirildikten sonra ikisinin de hayatı tamamen değişecektir.
Ufuk bir türlü Nisa'yı kabul etmek ist...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Nisa Ersoy;
Dudaklarım Ufuk'un dudaklarıyla birleştiği an sanki dünyam durmuştu. Ölecekmiş gibi hissediyordum ve kalbimin sesi resmen kulaklarımda yankılanıyordu. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum sadece dudaklarımız birbirine değiyordu ve ben titriyordum. Dudakları o kadar yumuşaktı ki, gözlerimi açmaya korkuyordum nasıl tepki vereceğini bilmiyordum.
Ufuk'un bana karşılık vermesini istiyordum ama o da benim gibi duruyordu. Hayal kırıklığıyla geri çekildiğimde Ufuk bir anda kolumdan tutup beni döndürdü ve bu sefer o beni duvarla kendi arasına aldı. Gözlerimi açıp ona baktığımda buz mavisi gözlerinin deniz mavisine dönüştüğünü fark ettim. Titrekçe nefes alıp verdiğimde kurumuş olan dudaklarımı ıslatmak için dilimle dudaklarımın üzerinden geçtiğimde Ufuk'un bakışları dudaklarıma kaymıştı.
''Nisa ne yapıyorsun sen?''
''Ben...''' deyip sustuğumda ağlamak istiyordum. Utancımdan yerin dibine girecektim neredeyse.
''Beni deli ediyorsun Nisa ve sınırlarını zorluyorsun.'' dedi koyulaşmış gözleriyle bana bakarak.
Resmen adamı zorla öpmüştüm ''Ben özür dilerim.'' dediğimde Ufuk bir anda bedenini bedenime yaslayıp dudaklarıma yapıştığında şaşkınlıkla gözlerimi iri iri açtım.
Ufuk'un beni öpmesi tüm hislerimi alabora ederken kalbimin sesi kulaklarımda yankılanıyordu.
''Karşılık ver.'' dedi kısık bir ses tonuyla bir an için dudaklarımızı ayırarak bende onun dediğini yapıp ona karşılık verdim. Dudaklarımı araladığım an dillerimiz birbiriyle dans etmeye başlamıştı. Ufuk'a ayak uydurmaya çalışıyordum ama o kadar heyecanlıydım ki doğru yapıp yamadığımdan bile emin değildim.
Ufuk ellerini sırtıma koyduğunda bende ellerimi saçlarının arasına daldırmıştım. Beynim işlevini yitirmiş gibiydi. Şu an hiçbir şey düşünemiyordum. Dili ağzımın içini keşfe çıkmışken tüm kontrol ondaydı.
Ufuk bir anda beni kucağına aldığında hemen bacaklarımı sırtına doladım. Öyle öpüyordu ki sanki incitmeye kıyamıyor ama vazgeçemiyordu da.
Bir anda sırtım yatakla buluştuğumda nefes nefese kalmıştık. Beynim alarm sinyalleri vermeye başlamışken içime yayılan sıcaklıkla mayışmış gibiydim.
Nefessiz kalmıştım ciğerlerim Ufuk'un dudaklarından ayrılıp nefes almam için bana yalvarıyorlardı ama ben bir türlü onun dudaklarından kopamıyordum.
Sonunda dayanamayıp dudaklarımızı ayırdığımda ikimizde sık ve derin nefesler alıyorduk. Resmen kafam dönüyordu ve ben daha fazlasını istiyordum.
Ufuk gözlerimin içine baktığında nutkum tutulmuştu onun da benden geri kalır bir yanı yoktu.
''Neler yapıyorsun bana böyle.'' demişti nefes nefese ve kafasını çıplak olan boynuma gömdüğünde bedenim yay gibi gerilmişti.