43.Güven❄

71.3K 2.9K 443
                                        

Feride Hilal Akın&İlyas Yalçıntaş - Şehrin Yolu

Bugün sizinle çok mutlu bir anımı paylaşacağım. Bu mutluluğuma sizin de ortak olmanızı istiyorum. Uzun süredir wattpad'de hikâyeler yazıyorum(4 yıldır) Ve şu an ilk hikâyem olan Küçük Bir Şaka kitap oldu ve satışa sunuldu. Kitabı multimedia'ya bırakıyorum çünkü çoğu okurum bugünü bekliyordu ve hikâyelerim yayından kalktığında çoğu kişi kitapları unuttu. Burada da KBŞ okurları varsa şayet artık kitabımızı kitap kokusuna kavuştu ❤

Nisa Ersoy;

Uçurum kenarında karşımızdaki manzaraya karşı oturmuşken kafam Ufuk'un omzunda bakışlarım ise denizdeki sakin dalgalardaydı. Dalgaların sesi ve ateşin çıkardığı çatırtı sesi dışında bir ses yoktu ve bu huzur vericiydi.

Ufuk kolunu bedenime sarıp beni biraz daha kendine çektiğinde gülümseyerek bakışlarımı manzaradan ayırıp ona baktım.

''Hayatın bana armağan ettiği en güzel varlığım sensin Nisa. Çok fazla hata yaptım. Seni çok kırdım ve çok incittim. Tam dört yıl benim aptallığım yüzünden ayrı kaldık. Ben seni o kadar çok sevdim ki seni kaybetmekten korkarken korkularım yüzünden seni kaybettim. Birçok kez karşına çıkmak istedim ama cesaret edemedim bir türlü. Ya bensiz daha mutluysa diye düşündüm hep. Mutlu olmayı o kadar çok hak ediyorsun ki... Ama kader tekrar bizi karşılaştırdı. Benden asla vazgeçmediğin için sana minnettarım. Ruhum ve kalbim sadece sana ait Nisa. Sana ne kadar seni seviyorum desem de sanki yetmiyor kelimelerim.''

''Aşk bu değil mi Ufuk?'' diye sordum gülümseyerek ''Her şeye rağmen sevdiğin kişiden asla vazgeçememek. Yalan söylemeyeceğim seni sevmekten nefret ettim. Ne zaman kendimle baş başa kalsam aklıma gelmenden seni delicesine özlemekten nefret ettim. Seni bırakan bendim fakat bıraktığım kişi yalnızca sen değildin. Ben kendimi de terk etmiştim. Gelmeni bekledim hep ve bekledikçe aslında bizden ne kadar çok anı çaldığını fark edip biraz daha kırıldım sana. Ayrı geçirdiğimiz her gün birlikte geçireceğimiz zamandan çaldık. Seni unutmaya çalıştım ama ruhum sendeyken bunu başaramadım. Seni asla affedemem sanmıştım ama karşıma çıktığın ilk gün aslında ben seni beklerken affettiğimi anladım.''

''Ruh-u revanım iyi ki benimlesin.'' dedi Ufuk dudaklarını alnıma bastırarak.

''Ruh-u revanım mı?'' diye sordum merakla ''Anlamı ne?''

''Yürüyen ruhum demek.'' dediğinde yüzümde kocaman bir gülümseme oluştu.

Kafamı kaldırıp gökyüzüne baktığımda şehrin ışıklarından uzakta olduğumuz için yıldızlar tüm ihtişamlarıyla parlıyorlardı. Bir anda bir yıldız kaydığında ''Ufuk yıldız kaydı hemen dilek tut!'' diye bağırdım heyecanla.

''Sen tuttun mu?'' diye sorduğunda kafamı hayır anlamında sağa sola salladım ''Artık hayatta sahip olmak isteyebileceğim her şeye sahibim.'' dedim.

''Tek bir şey dışında.''

''Ne?''

''Daha bir bebeğimiz olmadı.'' dediğinde kıkırdadım.

''Kısmet o da olur bir gün.''

''Çabuk olsun yaşlanıyoruz artık.''

''Yaşlanan sensin ben daha gencim.'' deyip Ufuk'a dil çıkardığımda şaşkınlıkla bana baktı.

''Demek yaşlanan benim öyle mi?'' diye sordu gözlerini kısarak ve beni gıdıklamaya başladığında geriye doğru kaçmak istesem de buna izin vermedi.

İzaleHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin