Genç Kız Edebiyatında #1 06.10.2018
Nisa yirmi bir yaşında kendi hâlinde bir genç kızdır. Ailesinin baskısıyla yirmi sekiz yaşındaki Ufuk Ersoy'la evlendirildikten sonra ikisinin de hayatı tamamen değişecektir.
Ufuk bir türlü Nisa'yı kabul etmek ist...
Emeğe saygı için oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın lütfen.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Nisa Ersoy;
Sabah gözlerimi araladığımda Ufuk'u yanımda görmeyince kaşlarım hafifçe çatılmıştı. Bakışlarım duvardaki saate kayığında saat sabah beşi gösteriyordu. İçeriden konuşma sesleri geldiğini duyduğumda kaşlarım biraz daha çatılmıştı.
Sabahın beşinde Ufuk kiminle konuşuyor olabilirdi ki? Ayağa kalkıp salona geçmek istediğim zaman bir anda odanın kapısı açılıp Ufuk içeri girdiğinde hemen gözlerimi kapattım sıkıca. Ufuk'un uyanık olduğumu anlamasını istemiyordum.
Yatağın sağ tarafı çöktükten hemen sonra Ufuk tekrar beni kollarının arasına alarak sıkıca sarılmıştı. Çenesini kafama yasladığında kısık bir ses tonuyla ''Nasıl oldu da bu kadar bağlandım sana?'' diye sorduğunda tepki vermemek için yanağımı içeriden ısırdım hafifçe.
Nefesimi tutmuş kalbimin beni ele vermemesi için yalvarıyordum. Hala Ufuk'un beni sevdiğine inanamıyordum. Sürekli benden nefret ettiğini söylerken bir anda beni sevdiğini söylemesi beni oldukça şaşırtmıştı.
Neden böyle hissettiğim hakkında bir fikrim yoktu ama mutlu olamıyordum tam olarak. Korkuyordum... Mutluluğumun bozulmasından korkuyordum... Her an kötü bir şey olacak ve yine en başa döneceğiz diye korkuyordum...
''Senin hayatıma ceza olarak girdiğini düşünmüştüm oysaki sen bana verilmiş bir armağanmışsın...''
❄❄❄
Gözlerimi yavaşça araladığımda Ufuk'un dikkatle beni izlediğini görmemle gözlerim şaşkınlıkla iri iri açıldı.
"Uyandın mı?" diye sordum uykulu bir ses tonuyla "Beni neden uyandırmadın?"
"Uyumadım ki hiç..." dedi gülümseyerek "Seni izledim..."
"Bugün babamlar yemeğe gelecekler. Şirkete gitmeyeceğiz bu yüzden." dediğinde kafamı aşağı yukarı salladım.
''Kalkıp kahvaltı hazırlayayım.'' dediğimde ''Bende sana yardım edeceğim.'' dedi Ufuk bana bakarak.
Ayağa kalkıp banyoya girdiğimde saçımı tokalar yardımıyla tutturup üzerime beyaz uzun kazağımı giydiktan sonra altına da siyah taytımı giymiştim. Banyodan çıktığımda Ufuk çoktan mutfağa girmiş ve çaydanlığın altını yakmıştı.
''Akşam için ne yemek yapmamı istersin?'' diye sordum buzdolabından zeytin ve peyniri çıkarırken.
''Babam özel olarak yaprak sarması istedi.'' dedi Ufuk gülümseyerek.