Genç Kız Edebiyatında #1 06.10.2018
Nisa yirmi bir yaşında kendi hâlinde bir genç kızdır. Ailesinin baskısıyla yirmi sekiz yaşındaki Ufuk Ersoy'la evlendirildikten sonra ikisinin de hayatı tamamen değişecektir.
Ufuk bir türlü Nisa'yı kabul etmek ist...
''Ufuk...'' dedim uyaran bir ses tonuyla ''Birkaç saate geliriz hem sende işlerinle ilgilen.''
Ufuk homurdanarak söylenmeye başlasa da biz Çağrı'yla dışarı çıkmıştık. Sonuç olarak benden yardım isterken onu yalnız bırakamazdım.
Çağrı'yla birlikle yüzük bakmaya başladığımızda Çağrı yanında Melis'in yüzüğünü getirmişti parmak numarasını bilmediği için. Onlarca yüzüğün içinden yüzük seçmek gerçekten de çok zordu.
''Yenge ya bunların hepsi birbirine benziyor seç birini.'' dediğinde gülmemek için dudaklarımı birbirine bastırdım.
''Hepsi birbirine benzemiyor. İşlemeleri farklı.'' dediğimde Çağrı gözlerini devirdi.
''Şunlara da bakın isterseniz.'' dedi adam diğer yüzükleri de önümüze bırakarak.
Yüzüklerin içinde sadece bir tanesi dikkatimi çektiğinde yüzüğü elime aldığım zaman çok zarif ve güzel bir tektaştı. Tektaş su damlası şeklindeydi, kenarlarında minik kaşlar vardı ve bu oldukça güzel bir ayrıntıydı.
''Çağrı bence bu.'' dediğimde Çağrı'da yüzüğe baktığında ''Melis bunu çok beğenecek eminim.'' dedi yüzüğü eline alarak.
Adama bakarak yüzüğün numarasını söyledikten sonra ''Bunu alıyoruz.'' demişti.
Adam yüzüğü kutuya koyarken bende yüzüklere bakmaya devam ediyordum. En köşedeki tektaşı incelemeye başladığımda tektaşın kenarları aynı gül deseni gibiydi ve tektaş sanki gülün ortasındaydı.