32.Suçsuz❄

98.6K 4.7K 916
                                        

Yıldız Usmanova & Yaşar - Seni Severdim

Yıldız Usmanova & Yaşar - Seni Severdim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Nisa Ersoy;

Ağzımdan çıkan her kelimeyle sadece Ufuk'un değil benim de canım yanıyordu. Fakat biliyordum artık asla eskisi gibi olamayacaktık.

Ufuk'u seviyor olabilirdim ama bu ona bana istediği gibi davranma hakkını vermiyordu. Sürekli Kader denen o kadınla kıyaslıyordu beni. Bu hiç adil değildi ben o kadın değildim. Bunu anlaması gerekiyordu ama Ufuk bir türlü bunu anlamak istemiyordu.

Ben onu bu denli çok severken o bana sanki bir sürtükmüşüm gibi davranıyordu. Enes'le aramada bir şey olabileceğini nasıl düşünürdü?

Gözyaşlarım ardı arası kesilmeksizin yanaklarımdan süzülerek yere damlarken kırgın bir ifadeyle Ufuk'a baktım.

''Artık yoruldum... Kendimi sana açıklamaya çalışmaktan yoruldum... Bana inanmayışından... Bana güvenmeyişinden yoruldum... Boşanmak istiyorum...'' dediğimde Ufuk tekrar yanıma gelip tam karşımda durduğunda yüzündeki ifade belirsizdi.

''Asla.'' dedi keskin bir dille ''Senden asla boşanmayacağım.''

''Neden?!'' diye bağırdım çaresizce ''Bana inanmıyor ve bana güvenmiyorsun! Bu evliliği sürdürmenin ne anlamı var?''

''Nisa yeter! Sana boşanmayacağız dedim ve sen bugün eve geri döneceksin!''

''Bana inanıyor musun?'' diye sordum burnumu çekerek. Eğer sana inanıyorum deseydi yine de affederdim onu tüm bu yaşanmışlıklara rağmen.

Ufuk sessiz kaldığında ''Bana inanmıyorsan o eve dönmemin bir anlamı yok demektir! Git artık istemiyorum seni!'' dedim hayal kırıklığına uğramış bir ses tonuyla ve Ufuk'un yanından geçmek istediğimde kolumdan tutup beni durdurdu.

''Sen benim yerimde olsaydın ne düşünürdün Nisa?''

''Ben sana inanırdım! Ben sana inandım! Kader'i sevdiğini söyledin ve sonraysa onu unuttuğunu ve ben senin onu unuttuğuna inandım! Asla yalan söylediğini düşünmedim ve asla bundan şüphe duymadım! Ama... Ama sen bana asla inanmadın. Sen hep seni kandıracağımı düşündün. Lütfen Ufuk daha fazla yıpratmayalım birbirimizi. Zaten ben ne söylesem boş asla inanmayacaksın bana.''

Ufuk gittikten sonra dizlerimin üzerine yere çöküp saatlerce ağlamıştım. Öyle ki artık gözyaşlarım bile kurumuş gibiydi.

Burnumu çekerek komodinin üzerinden telefonumu elime aldığımda abimi aradım. Telefon üçüncü çalışta açıldığında ''Alo Nisa.'' demişti abim yorgun bir ses tonuyla.

''Alo abi...'' dediğimde sesimi güçlü tutmaya özen gösteriyordum ''Ben kararımı verdim... Gitmek istiyorum buradan.''

''Emin misin abicim? İyi düşündün mü?''

İzaleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin