Genç Kız Edebiyatında #1 06.10.2018
Nisa yirmi bir yaşında kendi hâlinde bir genç kızdır. Ailesinin baskısıyla yirmi sekiz yaşındaki Ufuk Ersoy'la evlendirildikten sonra ikisinin de hayatı tamamen değişecektir.
Ufuk bir türlü Nisa'yı kabul etmek ist...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Nisa Ersoy;
''Nisa uyan artık.'' dedi Ufuk beni dürtmeye devam ederek. Oha ne oluyoruz ya?
''Uyumak istiyorum!'' dedim homurdanarak ve kafamı yastığa gömdüm.
Bir anda kafamın altındaki yastık çekilince kafam boşluğa düşüyormuş gibi oldu ve hemen gözlerimi açtım.
''Ne yapıyorsun sen ya!'' dedim uykulu bir ses tonuyla ve yan duvardaki saate baktığımda gözlerimi devirdim hadi ama saat sabahın yedisi!
''Bugün seninle romantik bir gün geçireceğiz diye konuşmuştuk ama uyumakta bu kadar ısrarcıysan günün geri kalanını yatakta geçirebiliriz?'' imalı bir şekilde söylediği bu cümle üzerine gözlerim dehşetle açılırken Ufuk bir anda üzerime doğru eğilince neredeyse nefesim kesilecekti.
''N-ne yapıyorsun sen?'' diye sordum kısık bir ses tonuyla.
''Hiç.'' dedi sırıtarak ve dudağıma minik bir öpücük kondurup geri çekildiğinde kalp krizi geçirecektim neredeyse.
Bir anda "Tekrar öper misin?" diye sorduğumda Ufuk şaşkınlıkla bana baktığında bu sefer gülümseyen taraf bendim.
Ufuk tekrar dudaklarıma minik bir buse kondurduğunda utansam da bunu belli etmemeye çalıştım.
Ufuk üzerimden kalktığında bende hemen ayağa kalkıp banyoya girdim. Rutin işlerimi halledip krem rengi sade uzun kol elbisemi giydim altınaysa havalar baya soğuk olduğu için kalın siyah çoraplarımı giymiştim. Saçımı özenli bir şekilde topuz yaptığımda çok hafifte makyaj yaptım.
Banyodan çıkıp kahvaltıyı hazırlamak için mutfağa geçtiğimde Ufuk'un krep yaptığını görünce şaşkınlıkla ona baktım.
''Bugün kahvaltı benden karıcım hadi otur sen.'' dedi gülümseyerek ve yanıma gelip sandalyemi çektiğinde hâlâ şaşkın bir ifadeyle ona bakıyordum. Sandalyeme oturduktan sonra on beş dakikalık bekleyişimin sonunda Ufuk krepleri pişirmeyi bitirmişti.
Önüme dört tane krep koyduğunda sessizce bir tanesini alıp yemeye başladım. Bu sırada Ufuk merakla bana bakıyordu ''Gerçekten çok güzel olmuş.'' dedim gülümseyerek.
''Beğendin mi gerçekten?''
''Beğenmesem hemen söylerdim ama bu krepler gerçekten müthiş.''
Ufuk gülümseyerek bana baktı ve o da kahvaltısını yapmaya başladı ikimizde aynı anda çaydanlığa doğru uzandığımızda Ufuk elini elimin üzerine koyduğunda yutkunarak ona baktım. Elinin elime değmesi bile içimin titremesine neden oluyordu.
Ufuk elini geri çektiğinde ikimiz için de çay koymuştum. Çaylarımızı içtikten sonra birlikte Ufuk'un mutfakta yaratmış olduğu dağınıklığı toparlayıp dışarı çıkmıştık. Evden çıktığımız an siyah kabanıma daha da sıkı sarıldım ve hemen atkımı boynuma doladım.