26.Dağ Evi❄

110K 3.9K 737
                                        

Multimedia'da Ufuk var.

Multimedia'da Ufuk var

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Nisa Ersoy;

Bu sefer Ufuk'la dudaklarımızı ben birleştirdiğimde ellerimi Ufuk'un saçlarının arasına daldırdım. Gözlerimi kapatmış kendimi Ufuk'un ellerine bırakmıştım.

Öpüşümüz derinleştiğinde Ufuk'un elleri hâlâ kazağımın altındaydı. Ufuk'un alt dudağını dişlerimin arasına alıp hafifçe ısırdığım zaman Ufuk beni sırtımdan tutup kendine bastırdığında ikimizde inlemiştik.

Kalbim şiddetle çarparken nefes almak için dudaklarımızı ayırdığımda alnımı Ufuk'un alnına dayadım. Ufuk tekrar boynumu öpmeye başladığında omuzlarına sıkıca tutunmuştum sanki ona tutunmasam düşecektim.

''Durmak o kadar zor ki...'' dedi gözlerimin içine bakarak ve elini kazağımın altından çıkarıp kalbimin üzerine koyduğunda ''Kalbin benim için böyle şiddetli çarparken hem de.''

''Durma...'' dedim nefes nefese ''Durmanı istemiyorum.''

Ufuk gülümseyerek tekrar dudaklarımı öpmeye başladığında bir anda kazağımın eteklerinden tutup kazağımı üzerimden çıkardı. Üzerimde sadece sütyenimle kaldığım için utansam da bunu ona belli etmemeye çalıştım.

Ufuk bir anda ayağa kalktığı zaman bacaklarımı sırtına doladım sıkıca. Beni kanepeye yatırıp üzerime çıktı. Dudaklarını dudaklarımdan ayırıp göğüslerime indiğinde yanaklarım yanıyordu utançtan. Sütyenimin açıkta bıraktığı kısımlara buselerini bırakırken dudaklarının değdiği yerler alev alev yanıyordu.

Ellerimi Ufuk'un göğsüne koyarak onu durdurduğum zaman kafasını kaldırıp bana baktığında yutkunarak Ufuk'un kazağının eteğinden tutarak kazağını üzerinden çıkardım. Ufuk'u iterek kendimden uzaklaştırdım ve ayağa kalkıp onun kanepeye yatmasını sağladım. Ufuk'un karnının üzerine oturduğumda şaşkınlıkla bana bakıyordu.

Kafamı aşağı eğerek Ufuk'un boynuna buseler kondurmaya başladığımda Ufuk'un bedeni kasılmıştı. Boynunun her bir santimine dudaklarımın imzasını bırakıyordum. Köprücük kemiğinin üzerine kuş tüyü hafifliğinde bir buse kondurup dişlerimi etine geçirdiğim an bir anda Ufuk beni kucağına alıp ters döndürdüğünde gözlerim şaşkınlıkla iri iri açıldı.

''Ne yaptığının farkında mısın Nisa...'' dediğinde bacaklarımın arasına yerleşip bir anda kendini bana bastırdığında hissettiğim sertlikle inlemiştim.

''Beni deli ediyorsun!'' dediğinde tırnaklarımı sırtına geçirdim.

Hiçbir şey düşünemiyordum. Beynim işlevini yitirmiş gibiydi.

Düşünebildiğim tek şey Ufuk'un bedenimi keşfe çıkan dudakları ve tenime bıraktığı buseleriydi.

Ufuk'un elleri sırtıma gittiğinde sütyenimin kopçasını açacakken bir anda evin kapısı çalmaya başladığında ''Siktir!'' dedi Ufuk öfkeyle ve gözlerini sıkıca kapattı.

İzaleBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin