Hoş Karanlık

2.5K 195 2
                                    

Evet sadece içeri girip annemi çıkartmak kalmıştı. Ya da ben öyle sanıyordum...

"Bundan başka zaman bulamayız. Yürü!" dedim. Haklıydım. Duman adamlar ya da her ne haltsalar onlar gelemeden annemi çıkartmamız lazımdı. Külubenin kapısına temkinli adımlarla vardık. Dael yavaşça -cidden yavaşça- kapıyı açtı. Koridor boştu. Aynı zamanda karanlıktı. Önümüzü fazla göremiyorduk. Yanda ki duvarlara tutunarak ilerliyordum ki bir bağırma sesi duydum. Ama daha çok bağıran kişi acı çekiyor gibiydi. Hemde çok. Koşar adımlarla oraya vardık. Annem ayakta hızla nefes alıyor, ayağının dibinde Christian yatıyordu. Hem de çoğu yeri yanmıştı. Annemi görünce ona koşarak sarıldım. Bir süre öyle durduktan sonra Christian ın kaburgalarına hızlı ve sert bir tekme geçirdim. Gebersin! "Hadi koşun az sonra adamları burayı doldurur." dedim. Hızla kulübeden çıktık. Çıkmaz olaydım!

                                                                     ***

Kapını etrafını geniş daire şeklinde sarmışlardı. Bilin bakalım ortalarında kim vardı? Tabi ki Christian. Ama o ölmemişmiydi? 

- Sizi ahmaklar! Sizce ben ölecek kadar aptalmıyım ha ! Bazen şu element kullanıcılarının ne kadar aptal olduğunu düşünüyorum , dedi

 Cesaretimi toplayıp bende

- Yoksa sen normal insan mısın Chris ! Senin kullandığın şeylerin büyü bile olduğunu sanmıyorum! AH yazık! Cadıların güçlerini çalamıyor musun ? 

dedim. Elbette konu ile alakası fazla yoktu ama onu aşağılamak için her şeyi yapardım. Sinir katsayılarım yükseliyordu. Sanki damarlarımda ki kan değildi de ateşdi. Rüzgar etrafımda dans ediyordu. Yavaş ça yükseldim. Christian ağzı açık bana bakıyordu. Bir anda etraf patladı. Her yer alev aldı. Rüzgar ateşin dağılmasına yardım ediyordu. Gerisi yok... Hoş bir karanlık beni kendine çekti...

Irklar Akademisi (Askıda)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin