"Dur." Saçlarını işaret parmağının arasında kıvırıyordu. "Yani bizimle havaalanında tanıştın,ardından hakkında çok fazla şey bilmediğin şu 'Cenna'yla yollara düştün,daha ilk geceden bir tavernada kavga çıkardı ve hemen ardından kilometrelerce yol ötedeki büronuz havaya uçuruldu.Öyle mi?" Bana döndü. "Bir de bizim hayatımız çok ilginç gelir."
Ander'e geri döndü.İşin komediye kaçan yanı,karagöz oyunu gibi altı kişi bir çeviriyi hazmetmeye çalışıyorduk.Oysa ortada ne hacivat vardı,ne diğerleri.Karagöz'ün türkçesi halen yarım yamalaktı.Bakî kalan tek şey perdeydi.Hikayenin sonunu gizleyen perde...Merakla bekliyoruz,aralanınca kuklaları tutan kim olacak diye.
Kapıdan içeri saatler önce uçağına atlayıp kaçtığını sandığım beyefendi daldı.
"Anaa...E gitmemiş bu?"
"Yok.Kavga büyüyünce gidecekti aslında ama polis arabasına el koydu.İfadesizliğine bakma,barda ikinci bir kavga çıkaracaktı neredeyse."
Bir süre sonra sakalının içindeki pasif yara izlerini ve onlara pansuman yapma fikrine düşen ve buraya geldiğimde elinde aslında sakinleştirici olduğu için bir an kendimi hastanede sanıp "revir" diye tanıttığım polis hanımın hafif elini "I'm alright,I'm alright..." diye itelemesini fark ettim.
"Ciddi misin..."
Katya başını salladı.Faruk'a seslendi: "Baksana?"
"He?"
"Biz Emir'le biraz hava alacaz." İşaret ve orta parmağını ağzına götürerek "sigara" anlamında bir hareket yaptı.Faruk içinden bir "haaaa" çekti.
"Tamam,ben konuşuyorum daha."
Odadan çıkmadan ve Adam beyin yanından geçerken sordum: "İzin verirler mi sence?"
"Alt tarafı balkona çıkıyoruz.Üç yanı apartmanlarla çevrili bir çukur.Kaçabileceğimizi düşünürler mi sence?"
Dışarı çıktık.Hava dondurucu değildi,ama soğuktu.En sevdiğim soğuk tipi.Sizi ayıltan,ama çarpmayan sevimli bir hava...
Sigarayı yakarken dişlerinin arasından konuştu.
"Şunun anlattığı hikaye,sana da bir şeyleri hatırlatmadı mı?Biliyorum,biraz eski ama..."
"Saçmalama Katya.O konudan konuşmuyoruz."
"Ya bak,bir yıl geçti aradan...12 ay,52 hafta,365 gün.Hatta daha fazlası.Ekimdeyiz."
"Sorgulama kasımın sonunda bitmişti."
Sigara dumanını ciğerlerindeki siniri çıkarmak için hızla üfledi.
"Sen de benim düşündüğümü düşünüyordun,Emir."Külünü silkeledi. "Sence de bir tesadüf yeterli değil mi?"
"Değil.Ayrıca bunları unutmak için ne kadar emek verdim bir bilsen bence şu gevuru dinlemeye tövbe edersin."
Dişlerinin arasından bir iç çekerek ikinci duman bulutunu verdi. "Bu sadece bir fikirdi."
"Tehlikeli bir fikir!Ve yanlış..."
"Yani gelir gelmez barda kavga çıkardı diye adama saldırmak güvenli ve doğru,öyle mi?"
Sessizlik.
Katya'nın bir karakteri var ki,ne kadar gizemli şey varsa hepsini eşelemekle uğraşır.Küçükken babasıyla ilk defa İstanbul'a geldiğinde Topkapı Sarayı'nın motiflerinden hiyeroglif yazısı çıkarmaya çalıştığından bahsedip dururdu.Birgün İstiklal'in temenni kafelerinde oturmuş kahve içerken yine bu konudan konuşuyorduk...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Cenna (ASKIDA)
Mystery / Thriller''Yaşamın kaleminin ucudur hatalarımızı yazanlar,ve silgisi olmayan bir masada,bazen kalemimizi kırmamız gerekir.'' - Ander Bodnan bir avukattır.Kahveden ve monoton hayatından nefret etmektedir.Hayatına giren birisi sayesinde bir ay içinde kendini k...
