Bölüm 33 - Ayaklarımdaki sancı

96 13 0
                                    

Duyduklarım yaşadıklarım içimdeki bir başka canlıyı çağırır gibi. sanki ruhum onlara ait. Bu his beni bitirmeye çalışıyor ama ben bitmemek için yıllardır çaba sarf ediyorum... Dualar, yalvarmalar içimeki o küçük çocuğun korkuları..halen yeşeren küçük bir filiz gibi.

Uzun zamandır anlatmak için beklediğim bir anıyı sizlerle paylaşmak için buradayım.

Birkaç hafta önce yakın bir arkadaşımla balığa gitmiştik. Gittiğimiz yer bir köyün barajıydı. Gün boyunca neredeyse hiç balık yakalayamamıştik. Kendi aracimizla geldiğimiz ve ertesi günün tatil olması üzerine arkadaşım geceyi orada geçirme teklifinde bulundu. Ben de onu kıramadım.

O gece saatlerce muhabbet edip, eski günleri yad ettik. O kadar çok güldük ki içimi kötü bir şeyin olacağına dair bir his kapladı.

Gece 2:30 - 3:00 sulariydi. Zifiri karanlık icerisinde, orman ile çevrili barajda bizden başka hiç bir Allah'ın kulu yoktu. 8-9 metre arkamızda arkadaşımın arabasının teybinden gelen kısık sesli müzikten başka bir şey de duymuyordum. Tabi arada müziğe eşlik eden kurbağalar da oluyordu.

Saatlerdir hafif hafif esen rüzgar aniden duruvermişti. Ardından barajın suları kağıt gibi pürüzsüz hale geldi. Ve tüm sesler kesildi. Arabanın teybi dahil...

İçimize tarifsiz bir korku dolmuştu. Arabadaki müziğin kesilmesiyle önce arkadaşımla birbirimize ardından hemen arabaya baktık. Oltalari cekip Niran önce gitmek istedik ama onları sudan çekemedik. İkimizde o korkuyla oltalari bırakarak arabaya doğru koştuk. Arkadaşım "noluyo lan noluyo lan" dan başka bir şey diyemiyordu. Arabaya binip biran önce ordan ayrılmak istedik. Kontağı çalıştırdıktan sonra gaza bastı ama araba gitmedi. Defalarca zorladı ama ne mümkün araba kimildamiyordu bile. Sonra farlar da söndü birden. Ben dilimde kelime i sahadetle dışarı attım kendimi. Cebimdeki el fenerini açtım. Niyetim neden ilerleyemedigimizi görmekti. Ben dışarı çıkınca araba birden çalıştı ve 15-20 metre kadar ilerledikten sonra durdu. Ben elimde fenerle korkudan kalbim dışarı çıkacak vaziyette arabaya doğru kosuyordum. Birden bire 5-6 metre önümde büyük beyaz bir tavşan belirdi. Gerçekten çok büyüktü. Tarif etmek gerekirse kangal köpekleri kadar iyiydi. Onunla goz goze geldim. Zaman sanki durmuştu. Kimildayamiyordum. Gözlerimi kapatıp nas Felak sürelerini okumaya koyuldum. Durmadan okuyordum ama o şeyin nefesini de duyuyordum. Gözüm kapalı koşmaya başladım. Süreleri bağırarak okuyordum artık. En sonunda arabaya ulaşıp kapıyı açtım ama o şey arabaya binerken bacaklarima vurdu. Kapıya çarptım tekrar kalkıp açıp içeri girdim. Arkadaşım da son gaz basıp oradan birlikte ayrıldık. Bacaklarım 3 gün çok şiddetli ağrıdı ama görünürde hiçbir şey yoktu. O günden sonra bir daha balığa gece gitmemeye karar verdim.


Korkunç Hikayelerim ( بسم الله الرحمن الرحيم )Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin