Bölüm 9

7.8K 765 34
                                        

İYİ OKUMALAR ARKADAŞLAR... LÜTFEN YORUM VE BEĞENİLERİNİZİ ESİRGEMEYİN... YENİ BÖLÜMLER SİZLERİN YORUM VE BEĞENİLERİNİZE GÖRE GELİYOR... UMARIM BEĞENİRSİNİZ...

14 HAZİRAN 1855

Madam Romilda, durmamıştı. Takas gerçekleştirildikten iki saat sonra yelken açmıştı. Genç kadın onun demir attığı boşluğa doğru dalgın bir şekilde baktı. Desari'nin o perişan hallerini düşündükçe meraklanıyordu. Neden onu Micah'a vermek zorunda kalmıştı? Micah, ona Will'in karşılığında bu kadar değerli ne vermiş olabilirdi ve en önemlisi bütün bunların nedeni neydi?

Kaptanına sorarsa Micah muhtemelen bunları cevaplamayacaktı. Will, olsa o da söylemezdi. Ancak Desari için endişelenmişti. Kaptanını tanıdığı süre boyunca o hep adına layık olan Sapkın Black'di. Oysa onunla konuştuğu son gün genç adam oldukça savunmasız görünmüştü.

Düşünceli bir şekilde boynundaki madalyonu çıkardı. Kurukafa ona tehlikeli bir şekilde bakıyordu. Bu o gemiden kendisine kalan tek hatıra olmuştu. Kaptan O'Cannor'un gemisinden çıkıp Kaptan Black'in gemisine gelen ve en sonunda kendisine bir sahip bulan bir hazine...

Genç kadın madalyonu tekrar gömleğinin içine attı. İki saat içinde yelken açmaları gerekiyordu. Will gitmeden önce yapması gereken bir şey vardı. Genç kadın, Korsanlar Adası'na doğru yürüdü. Bütün günü geminin ihtiyaçlarının giderilmesiyle geçmişti. Eksiklerin tamamlandığından emin olduktan sonra tayfa son bir kez karaya, biraz eğlenmeye gitmişti. Uzun bir süre kadınsız kalacaklardı.

Genç kadın yıkık dökük evlerden birinin kapısını hafifçe çaldı ve bekledi. Henüz on iki yaşlarında eli yüzü simsiyah kir içinde kumral bir çocuk kapıyı açtı ve ona bakıp gülümsedi. "Hoş geldin, Will" dedi neşeyle.

"Uzun zaman oldu, Ryan"

Kadın bir süre etrafına bakındı ve tanıdık kimsenin olmamasına dikkat etti. Ardından çocuğun ardından içeri girdi. Burası ev değildi. Yıkılmış bir evin kalıntılarıydı. Birkaç tane evsiz çocuk burayı mesken edinmişlerdi. Ryan'da bunlardan biriydi. Bir sene önce Will'in altınlarını çalmaya çalışırken genç kadına yakalanmıştı ve birden iyi arkadaş olmuşlardı.

Will, kollarını göğsünde birleştirdi ve önündeki domuza gülerek baktı. "Yeni bir arkadaş edinmişsiniz"

Ryan omuz silkti. "Onu gemilerden birinden çaldım" dedi. "Benim yokluğumda bizim çocuklara bir süre yeter" dedi.

"Senin yokluğunda mı? Bu da ne demek?"

Ryan, dudaklarını küskün bir şekilde büzdü ve masmavi gözlerini yere dikti. "Kaptan O'Cannor'ın gemisine katıldım" dedi sessiz bir şekilde. Hatta o kadar kısık sesle söylemişti ki Will, bir an yanlış duyduğunu düşündü.

Genç kadın kocaman açılmış gözlerle ona baktı. İnanamıyordu bir türlü. Yanlış duyduğunu düşünmek istiyordu. "Ne yaptım dedin sen?" diye tısladı. Öfke, umutsuzluk ve korku kadının kalbini sardı.

Ryan, yutkundu. "Alexander'ın tayfasına katıldım" dedi.

Will, daha ne yaptığını anlayamadan öne uzandı ve çocuğun bileğini yakaladı. "Neden böyle bir şey yaptın, Ryan?" dedi sert bir şekilde. "O adam acımasız biri. Sen daha bir çocuksun. Senin gibi çocukları bu adam atıştırmalık niyetine yiyor"

Ryan, kolunu onun elinden kurtarıp geri çekti. "Mecburdum" dedi öfkeyle. "Burada hırsızlık yaparak yeteri kadar kazanamıyoruz. Üstelik korsanlardan çalmak kolay bir şey değil. Yakalandığında bedeli ağır oluyor"

KORSANBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin