Geçemiyorum Senden^^ 10. BÖLÜM
"Savaşa Savaş"
Bölüm şarkısı; Kahraman Deniz / Suç Mahalli
Bazen bir araya getirilmiş kelimeler, hem yok etme hem de iyileştirme gücüne sahiptir. Önce en derin yaranıza bir merhem gibi nazikçe dokunur. Ardından dünyanızı değiştirir. Bir anda hayata karşı bakış açınız değişiverir. Damarlarınıza mutluluğun enjekte edildiğini saniyesi saniyesine hissedersiniz. Bu işin bir de sonrası var. Sonralar acıtır. Sonralarda açılan kapılar pek umut vaadetmez.
Saatlerdir yatağımda oturuyorum. Defter kucağımda, aklım uzaklarda... o cümleden sonrasını okuyamıyorum. Fakat bir süre sonra toparlanmam gerektiğine karar veriyorum. Gözlerimden süzülen yaşlara rağmen sayfanın geri kalanını okuyorum.
Bundan eminim. Yine de kuşkularımın beni yanıltmasını isterim. Bir tarafta bana düşman kesilen kardeşim dediğim adam var. Diğer yandan ise sevgisine emin olduğum bir kız. Korkarım bu işin içinde Bora'nın parmağı var. İşin aslını öğrenene kadar uzak durmalıyım. Sanırım öğrendikten sonra da... Çünkü bataklığın içinde bir çiçeği büyütemem.
Yutkundum. Aynı anda gelen rahatlama ve gerginliğin arasında sıkışmıştım. Bir an Hakan'dan şüphelendim. Bu sevgimden şüphe etmek gibiydi. Onun, bir insanı öldürebileceğini düşünecek kadar ne yaşamıştım? Hele de sevdiğim bir insana zarar verebileceğini... Yine de Bora konusu, beni çılgına çevirmeye yetiyordu. Hakan, neden bu kadar emindi? Üstelik Zehra teyzeyi kalp krizi sonucunda kaybetmişken, şüphelenmesini sağlayan neydi? Kendimi bir dedektif gibi hissediyordum. Sanırım bu günün sonunda soluğu Hakan'ın yanında alacaktım. Fakat defalarca kez arama yapmama rağmen açmaması, beklenilesi bir durumdu. Bende, Adnan amcayı arayıp Olcay'ın numarasını aldım. Ona ulaştığımda barda olduklarını söyledi. Dakikalar sonra bir daha kapısının önünden geçmeyeceğime dair yeminler ettiğim barın önündeydim. Hayat, yine verdiğim sözlerin tam aksini yaptırıyordu. Kapının önündeki adam beni tanımış olmalıydı. İçeri almamak için direnmedi. Kapıdan girdiğimde, aynı sahnelerle karşılaştım. Ardı ardına tanınmış yüzler serildi önüme. Her geldiğimde aynı kişileri gördüğüm hissine kapılıyordum. Bu da bütün günlerini burada heba eden birçok insan demek oluyordu.
Hakan'ların masasına yaklaştığımda, onu göremedim. Ekip, eksiksiz bir şekilde yerli yerindeydi. Sadece O yoktu. Hâlâ Pelin'i yanına almasına şaşırıyordum. Kardeşim dediği insanla bu kız için düşman olmamış mıydı?
"Selam Şimal. Seni tekrar görmek güzel. Otursana."
Fırat'ın teklifini duymazdan gelip, Olcay'ı hedefime aldım.
"Hakan nerede?"
"Lavaboya kadar gitti. Gelir şimdi."
Pelin'in sinirle yüzüme baktığını hissediyordum. Ama görmezden gelmeyi başarıyordum. Ayakta dikilmeye devam ettim. Olcay rica etse, oturacaktım. Fakat O da en az Hakan kadar soğuktu.
"Hâlâ bir köpek yavrusu gibi Hakan'ın peşinde dolaştığına inanamıyorum."
Pelin'in küstah cümlesi ve Tuğçe'nin şuh kahkahası sabrımı taşırmak üzereydi. Fakat tartışmak için hiç uygun bir zamanda değildim. Belki de gerçekten cevap verecek kadar kaale almıyordum.
"Sessiz kaldığına göre söylediklerimi onaylıyorsun."
Olcay'ın uyarıcı bakışları gözüme takıldı. Cevap vermemem için işaret ediyordu. Fakat her insan gibi benim de sabrım bir yere kadardı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Geçemiyorum Senden
Teen FictionBuzdan Mafya karakterlerinden Hakan ve Şimal'in hikayesi... "Titanik izler misin benimle?" Bazen her şey bu kadar basit bir soruyla başlar. Defalarca kez izlediğim filmi, onunla izlemenin farklı bir son getireceğini düşünüyorum. "Ölme Jack, yalvarır...
