Sakin olun ve bölüm bittikten sonra son açıklamayı okuyun.
🌙
Sınırsız şeylerden hep korktum. Sınırsız hüzünden korktuğum kadar sınırsız mutluluktan da korktum. Az olanla yetinmeyi değil, azı kâfi bulmayı öğrendim. Lâkin bir şey, sadece bir şeyi çok istedim. Hayatımda çok kelimesinin tek bir yeri oldu. İşte o zaman biraz kavramı yetersiz kaldı. Çünkü sevgiye biraz yetmiyordu. Sevgi hep fazlasını istiyordu. Fazla fedakarlık, fazla acı, fazla gözyaşı ve daha nice fazlalık...
Bazen bu fazlalıkların arasında kaybolacağımı düşündüm. Bir damla gözyaşında boğulduğum zamanlarda oldu aslında, bir acının eşiğine takılıp tökezlediğim gibi. Şimdi mutluluğa uzanan kollarımı kırıyorlar. Yürüdüğüm gül bahçelerine, dikenler seriyorlar.
"Tekrar soruyorum. Siz Hakan Uras, Şimal Canbay'ı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?"
Kulağımda nikâh memurunun sesi birkaç kez çınladı. Hakan'a olan güvenim bu defa sonsuzdu. Karşımıza Giray ve Bora dikildi diye pes edemezdik.
"Evet."
Hakan, gözlerimin içine bakarak dile geldi. Hiçbir gerginlik olmadan bunu atlattık. Şahitler, aşkımıza şahit oldu. Defteri imzaladık ve evlilik cüzdanını aldık. Şaşkınlıktan ne yapacağımı bilemedim. Bizim için cidden kolay olmuştu. Oysa yaşanan bunca şeyden sonra nikâhın zor olacağını düşünmüştüm.
"Bunlarla bir ilginiz var mı?"
Hakan'ın, babama sorusu üzerine buz kestim. Nikâh memurunun ardından soğuk rüzgârlar esmeye devam etmişti. Bu defa içten içe Hakan'a kızdım. Babam büyüklük gösterip gelmişti. Böyle bir şeyle itham edilmesine izin veremezdim.
"Sadece kızım için geldim. Onu sonsuz bir mutsuzluğa mahkûm etmenin hata olduğunun farkına vardım ve bu yolda seninle olmasına bile göz yumdum."
Hakan'ın karşılık vermemesi için bir şeyler yapmam gerektiğini biliyordum. Böyle bir günde en olmadık şeyleri yaşıyorduk.
"Ahmet amcanın hiçbir ilgisi yok. Ben sadece Şimal'in yanında olmak istedim."
Giray'ın samimiyetten uzak sesi duyulduğunda, Bora'da geri durmadı.
"Biz kapıda karşılaştık. Daha tanışmıyoruz bile. Ben seninle dostluğumuza temiz bir sayfa açmak için geldim."
Herkesin bir anda buraya gelmesinin nedenleri olmuştu. İkisine de güvenmeyen gözlerle baktım. Kuşkularımın beni yanıltmasını tercih ederdim. Sahiden içimdeki tüm şüphe tohumlarının filizlenmeden kurumasını isterdim.
Hiçbir şey keyfimizi bozmaya yetmedi. Nikâhtan sonra arkadaşlarımızla yemek yedik. Yoğun ısrarlarım sonucu babam da bizimle geldi. Arada bir Hakan'a laf sokmaktan geri durmadı. Hakan ise beni şaşırtacak cinsten karşılık vermedi. Bu sayede günüm güzel geçti. Yemekten sonra Hakan'la eve döndük. Burada hiçbir şeyim yoktu. Yarın bütün eşyalarımı getirecektim. Yine de içime sinmeyen bir şeyler vardı. Bunu dile getirme ihtiyacı hissediyordum.
"Seninle bir konu hakkında konuşmak istiyorum."
Dizlerimde uzanan adama baktım. Sakallarıyla oynadıkça, tuhaf mırıltılar çıkarıyordu. Beni geri çevirmesinden çekinerek konuşmaya çalıştım.
"Senin eski evine taşınsak nasıl olur?"
Önce böyle bir şey istememe şaşırdı. Ardından kaşlarını çattı. Bu da nereden çıktı şimdi, dercesine bakıyordu.
"Bilmiyorum Hakan, ama galiba sahiden sobalı bir evde yaşamak istiyorum. Senin eve geldiğini, bahçe kapısının gıcırtısından anlamak istiyorum."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Geçemiyorum Senden
Dla nastolatkówBuzdan Mafya karakterlerinden Hakan ve Şimal'in hikayesi... "Titanik izler misin benimle?" Bazen her şey bu kadar basit bir soruyla başlar. Defalarca kez izlediğim filmi, onunla izlemenin farklı bir son getireceğini düşünüyorum. "Ölme Jack, yalvarır...
