Geçemiyorum Senden^^20. BÖLÜM
"Duygu Sarmalı"
❄
Titanik izler misin benimle?
Kötü hissediyordum. Duygularım birer kırılgan cama dönüşmüştü. Onları kırmak için kişiye ihtiyacım yoktu. Regl olmuştum ve cidden kötü hissediyordum. Bu dönem başkaları icin nasıl geçer, bilemem. Fakat ben her şeyi dibine kadar yaşıyorum. Şimdi de bahçede güneşe karşı oturmuş, Hakan'dan medet umuyordum. Takvimler pazar gününü gösteriyordu. Yarın dershane vardı ve bundan önce Hakan'la zaman geçirmek istiyordum. Beş dakika içinde cevap verdi.
Aşk filmlerini sevmem, ama seninle Titanik izlerim.
Mesaja uzunca bakıp gülümsedim. Şaka gibi gelecek, belki yarım saat öylece mesaja baktım. Onunla o çatıda Titanik izlemek isterdim. Ama bunu söyleyemezdim. Anılara boğup üzmek istemezdim. Yine babasını hatırlayacak ve yıpranacaktı. Sahi unutuyor muydu?
Saat sekiz de dışarı çık. Titanik izleyeceğiz.
Henüz beş saatim vardı. Yakıcı güneşin altında ısınmaya devam ettim. Ardından yemek yedim. Yabancı dizi izledim. Supernatural'ın ikinci sezonuna geçtim. Gözlerim ağrıyınca, üstümü falan değiştirdim. Derken Giray geldi. Şehir dışında olduğu için uzun zamandır görmüyordum ve özlemiştim. Bana sarıldığında, karşılık vermem uzun sürmedi. Kahve içerken, Antalya'da yaptıklarını anlatıyordu.
"Bir daha ki sefere beraber gitmeliyiz."
Saat yediyi geçiyordu. Evden çıkmam için on beş dakikam vardı. Giray'ı da başımdan savmak istemiyordum. Ama şuan yalnızca Hakan'la olmanın bana iyi geleceğini biliyordum.
"Sadece denizi için bile gidilebilir."
Giray'a tebessüm ederek baktım. Hiçbir zaman sohbetlerimiz uyuşmamıştı. O daima bir evin kat sayısına, metrekaresine, mimari yapısına bakardı. Ben ise yalnızca yaşanmışlığa bakardım. Bir evin lüks koltukları olmayabilirdi, ama eski de olsa bir perdesi olmalıydı. O evde pahalı tablolarda olmayabilirdi, ama bir tane bile olsun çerçeve olmalıydı. Aramızdaki farkı tam olarak böyle lanse edebiliyordum.
"Kendim için Antalya'da bir ev aldım. Annem şimdiden ünlü markalardan aldığı eşyalarla döşemeye başladı. Evlenince orada oturacağım."
Gülümsemek dışında ne yapabilirdim ki? Ayak uyduramıyordum. Yoksa şey mi demeliydim? 'Bir ev yetmez ki, Antalya'da en az beş tane evin olmalı.' Of!
"Havuzunu görmen lazım. Hele bir bahçesi var, sorma gitsin."
Sormuyorum Giray. Sormak isteyeceğimi veya böyle bir şeye teşebbüs edeceğimi sanmıyorum. Neyse ki yine tek başına konuştuğunu fark edince, gitmek için izin istedi. Bir an için ona bir uçak bileti almayı düşündüm. Bence bir kez daha Antalya'ya gitmesinde sakınca yoktu. Ama ya döndüğünde bu defa da iğneden ipliğe her şeyi anlatırsa? Sanırım buna katlanamam.
Evden çıktığımda, sokağın aşağısına doğru yürüdüm. Kısa bir süre içinde Hakan gelmişti. Neyse ki beni beklemiyordu. Büyük ihtimal söylenip dururdu. Beraber onun evine geçtik. Evinde sinema odası olduğuna inanamadım. Sahiden böyle bir şey yapmıştı.
"Bu odaya gelen ilk misafirimsin."
"Bundan memnun mu olmalıyım?"
Gözlerini devirip koltuğa geçti. Bende yanına oturduğumda, bir düğmeye bastı. Işıklar kapanmıştı. Şuan kendimi sinema salonunda hissediyordum. Aniden elime bir bardak tutuşturuldu. Kahve kokusu tüm hücrelerime yayılırken, gözlerimi yumdum. Ardından film başladı. Defalarca kez izlediğim bir filmdi. Tekrar izlemek beni rahatsız hissettirmiyordu. Aksine Hakan'la izlemek, büyük bir keyif verecekti. Muhtemelen bir saati geride bıraktık. Hakan, lavaboya gitmek için kısa bir ara verdi. Boş bardakları götürürken, geri dönmesini bekliyordum. Yerine oturduğunda, aksi bir şekilde konuştu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Geçemiyorum Senden
Teen FictionBuzdan Mafya karakterlerinden Hakan ve Şimal'in hikayesi... "Titanik izler misin benimle?" Bazen her şey bu kadar basit bir soruyla başlar. Defalarca kez izlediğim filmi, onunla izlemenin farklı bir son getireceğini düşünüyorum. "Ölme Jack, yalvarır...
