"Size bahsetmek istemedim çünkü çok boktan bir olay."
Ashton, başından geçen olayları bir bir bize anlatmıştı. Babası, annesi ile ayrıldıktan sonra sebebinin Ashton olduğunu söyleyip sürekli onu rencide ediyormuş. Bunu bilen tek kişi ise Calum imiş. Bize bahsetmemesine kırılsam da bu onun kararıydı ve şuan buna takılmamam lazımdı. O benim her ihtiyacım olduğunda yanımda olduğu gibi bende onun yanında olacaktım. Alnına yerleştirdiği elini çekip sımsıkı tuttum. Bu sırada Michael lafa atladı.
"O eve gitmek istemiyorsan bizde kalabilirsin dostum, annemin sıkıntı çıkarmayacağını biliyorsun."
"Yada..." dedi Aph, "Babamla sana kalacak bir apart buluruz?"
Ashton boşta kalan elini onlara doğru salladı. "Kardeşlerimi bırakamam. Bu konuyu rafa kaldıralım tamam mı? Ben başımın çaresine bakarım."
Tuttuğum elini yukarı kaldırıp bıraktım. "Hayır, bu işi beraber halledeceğiz."
Aphrodite ve Luke bir süre birbirlerine bakıp gülümsedikten sonra Luke elinde ki dizüstü bilgisayarı bize çevirdi. "Aslında yeri gelmişken bizim için çok güzel bir fırsat buldum. Çalabileceğimiz bir mekan."
Aphrodite devam etti. "Siz çalacaksınız, biz Azula ile müşteri toplayacağız ve garsonluk yapacağız."
Calum ile birbirimize daha sonra Ashton'a baktık. Ashton memnun değilmiş gibiydi. "Çocuklar benim için böyle bir işe kalkışmanıza gerek yok."
Calum'ın kollarından sıyrılıp ayağa kalktım." Ben hayatımda senin kadar kendinden başkasını görmeyen bir insan görmedim koca oğlan. İş sen değilsin beraber birşeyler yapmak."
Ashton, nefesimin cümleyi bitirmeye nasıl yettiğini anlamadığından gözleri büyümüştü. Calum'a baktıktan sonra tekrar bana baktı." Pekala, denenebilir."
Aphrodite çığlık ile ayağa kalkıp bana sarıldı." Evet!!! Dar gömlek giymek için sabırsızlanıyorum!"
Ve Luke öksürdü. Aph ona dil çıkardı ve yerine oturdu. Ben de Calum'a döndüm.
"Benim memem yok."
🐍🐍🐍
"Nasıl bu kadar iyi sır saklayabiliyorsun Calum?"
Calum, yanıma yatıp iyice bana ilişti ve kulak mememi öptü. "Ashton benim sana olan hislerimi sakladığı gibi bende onun sırrını sakladım."
Şaşkınlıktan ağzım açılmıştı. "Ne yani biliyor muydu?"
Calum dudak büzdü ve gözlerini kaçırdı.
"Ben neden önümdeki güzelliği göremeyecek kadar körmüşüm?"
Yüzüne eğilip elmacık kemiğinden öptüm. Güldü. "Ben Tony Stark'ı sorumlu tutuyorum."
Birden odamın kapısı açıldı. Michael yüzünde tıraş köpüğü ve elinde jiletle bize anlamsız bir şekilde bakıyordu. "Hey Azula," dedi kalçasını sallayıp. "Yeni imajım nasıl?" dedi yüzündeki losyonu elinin tersiyle silerek. Elimi ağzıma götürdüm. "Tanrım!" Sakalını Tony Stark'ın sakal modeli şeklinde kesmişti.
Calum kusuyormuş gibi yaptıktan sonra bana döndü. "Çizgi romanları ben yakarım merak etme."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
point break 》c.h
Fiksi PenggemarElini kalbimin üzerine koydu. "İşte benim kırılma noktam tam olarak burası Azula."
