• •
Merhaba arkadaşlar. Yine yeni bir bölüm yine ben:) Sınav haftam geçtiği için rahatım,elimden geldikçe kısa sürede yazmaya çalışıyorum. Okulda olsun,derslerde olsun aklıma geldikçe yazıyorum. Aralık ayının 14'ünde sınavlarım tekrar başlıyor,tam olarak 2 hafta boyunca her gün sınavım oluyor o yüzden verdiğim tarih boyunca 2 hafta yazamam. Ama şuanlık durumlar iyi zamanım oldukça yazıyorum. Yazım tarzımı beğenmiyorsanız,karakterler hakkında beğenmediğiniz şeyler olursa bana lütfen söyleyin. Çünkü gerçekten nerde hata yaptığımı,nerde güzel yazdığımı öğrenmek istiyorum. Karakterleri yavaş yavaş ayarlamaya çalışıyorum. Okuyanlara şimdiden teşekkürler! :)
• •
Konuştuktan sonra yanımdan kalkıp hiçbir şey demeden gülümseyerek gitti. Ben ise arkasından büyük bir şaşkınlık ile bakakaldım. Arkasına bile bakmadan gitmişti. Ardında ona ulaşabileceğime dair hiçbir iz bırakmamıştı. Bense o gelmeden önce ne yaptıysam,ona devam ettim. Yine yalnızdım, değişen hiçbir şey olmamıştı. Martıları izleyip,deniz dalgalarının seslerini dinliyordum. Hayata bakış açım boştu,bomboştu. Bir siyah kadar yalnızdım. Şuan annem gelse,otursa yanıma o bile mutlu edemezdi beni. Çünkü beni o küçük yaşımda hayattaki acı ile başbaşa bırakmıştı. Oradan kalkıp tekrardan döndüm yalnızlık kokan evime. Vizelerde bittiği için rahattım. Birkaç film ve yiyecek bir şeyler alıp evde oturmanın en güzel,en rahatı olacağı fikrine varmıştım. Filmi izlemeye,aklımı toparlamaya çalışıyordum ama olmuyordu. Bugünü aklımdan çıkaramıyordum. Önemli bir şey yaşamamış olmama rağmen Ege'nin gelip yanıma oturması, o konuşması,mimikleri sürekli gözümün önüne geliyordu. Bende bu kadar etki bırakmışken onu bir daha göremeyeceğim içler acısıydı. Daha fazla kendime eziyet çektirmenin gereksiz olduğunu farkettim ve filmi kapatıp uyumak üzere yatağa yattım. Döne döne eninde sonunda uyudum. Sabah alarmı çaldığında homurdanarak kalktım,kendime bir kahve hazırladım. Uykum açıldıktan sonra hazırlanıp evden çıktım.
Tam sokağa çıkmak üzere kapıyı açmıştım ki ; açmamla ürküp geri çekilmem bir oldu. O duruyordu kapıda. Ege. Kapıda. Duruyooor?!?!?
Aklımdan onun gerçekten burada olmadığını, beynimin bana bir oyun oynadığını düşündüm. Kapıyı açıp sokağa çıktığımda gerçekten burada olup olmadığını anlamak için yüzüne dokundum,yanaklarına.. Gerçekti. Buradaydı. Gitmemişti. Şoku üzerimden atıp, onun gülen yüzüne çevirdim yüzümü. Sonunda kendime gelip konuşabildim.
"Ege senin burada ne işin var? Ve benim evimi nasıl buldun?"
"Seni orada umutlandırıp,hiçbir şey demeden gerçekten gideceğimi mi sandın? Benden kolay kolay kurtulamazsın Nehir hanım."
O gülüş. O gülünce kısılan gözler. Bana fazlasıyla tanıdık gelmişti bunlar. O ÖMER'E BENZİYORDU. Bu gerçek canımı yakmıştı. Dayanamayıp ağlamaya başladığımda etrafımdaki her şey netliğini kaybetmişti. Sadece o an Ege'nin bana şaşkınlıkla baktığını görebilmiştim.
"Ah kahretsin. Birisinin yanında ağlamaktan nefret ederim bir anda kendimi tutamadım özür dilerim Ege."
"Lütfen. Lütfen özür dileme. Şuan özür dileyecek hiçbir şey yapmadın sen. İstersen yine deniz kenarında oturduğumuz yere gidelim. Neyin var onu anlatırsın hemde."
"Tamam gidelim ama gerçekten bir şeyim yok. Sadece bir anda gelen ağlama hissiydi geçti,bitti."
Uzun bir yürüyüşün sonunda varmıştık yine deniz kenarına. Bu sefer buraya yalnız başıma gelmemiştim. Garibime gitmişti.
"Nasıl buldun sen evimi? Sorduğumda cevabını alamadım?"
"Oradan ayrılırken sana seni takip etmeyeceğim gibi birşey söylediğimi hatırlamıyorum?"
Nerdeyse 1 saat önce nasıl ağladıysam şimdi de tam tersi kıkır kıkır gülüyordum. Hayat garip.
"Gerçekten beni evime kadar takip mi ettin? Hiç mi yorulmadın ya hahahahah"
"Ben bir şeyi merak ettiğimde yorulmayı falan umursamam. Sen benden sonra fazla oturmadın. Bende sen görme diye saklandım bir yerlere. O gün aldığın filmler nasıldı bari? Beğendiysen ödünç verde izleyeyim hahahahh"
"Aa ayıp ama senin bu yaptığın. Artık okula gitmem gerek."
"Tamam hadi kalk binelim şuradan bir taksiye."
"Saçmalama öğrenci insan taksiye mi biner? Otobüs geçiyor burdan ben biner giderim."
Arkamdan bir şeyler söyledi ama ben hiç umursamadan gelen otobüse bindiğimde koşarak arkamdan geldi ve bindi. Bu kadarını da tahmin etmemiştim. O kalabalıkta,arkamdan bir ses kulağıma bir şeyler fısıldarken yavaş yavaş nefesim kesiliyordu.
"Seni bu kadar kolay bırakacağımı sanmıyorsun herhalde. Öyle değil mi?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
YASAK
Teen Fiction"Ben seninle bir bütünüm. Ne senin bensiz bir anlamın,ne de benim sensiz anlamım yok. Yanımda mısın?"
