multimedia'daki şarkı efsane zaten, onu dinleyin tabi isterseniz neyse ben gidiyim ama bölümün sonunda ordayım, orda da bulun beni. tamam, hadi görüşürüz.
keyifli okumalar...
***
Bencilliğimde boğuluyorum.
İçeri girdiğimde etrafıma bakındım ve gözlerimin karanlığa alışması için onlara birkaç dakika tanıdım. Sadece kırmızı gözlü bir yaratığın bana baktığını kestirebiliyordum. Büyük ihtimalle bir kurttu. Geçen sefer kurtlara yenildiğim için ona bakmadan yürümeye devam ettim ama arkamdan gelen sesler onun benimle ilgilendiğini söylüyordu.
“Niklaus.”
Benim ismim onun ağzında kirleniyordu. Kelimeler yoğun aksanında boğulurken arkamı dönmeden önüme gülümsedim. Boşluğa gülümsedim. Boşluk ta bana geri gülümsermiş gibi rüzgâr estirdi ve üstümdeki ceketim hafif açıldı. Arkamı döndüm ve kardeşimin benden daha yakışıklı olmayan yüzüne odaklandım.
“Kol.”
“Görüşmeyeli uzun zaman oldu demek isterdim ama maalesef o kadar uzun zaman olmadı ve ben de seni özlemedim.”
Söylediklerine bir kıkırtıyla cevap verirken bunun yeterli olmayacağı kanısına vardım ve konuştum.
“Ben de senin şu anda cenazene katılıyor olmak isterdim ama maalesef sen öldü değilsin ve seni cenazene katılacak kadar sevmiyorum.”
Kol benim dediklerimi duymamış gibi etrafında dönmeye devam etti.
“Neden şu anda seninle konuştuğumu umarım biliyorsundur çünkü senin yanlış bir fikre kapılmanı istemem. Bu ikimizin de değer verdiği bir insanla alakalı.”
“Değer verdiğim bir insan olmadığı için söylediklerini anlamakta açıkçası zorlanıyorum ama benim de daha tanımadığım ve şu değer verdiğim insanın kim olduğunu söyleme nezaketinde bulunur musun, kardeşim?”
“Aslında onunla tanıştın ve onu kendi hayatından nefret ettirttin.”
“Ben varlığımla insanları nefret etmeye tetikliyorum dolayısıyla hala kim olduğunu anlayamadım.”
“Varlığınla insanları nefrete sürüklediğin doğru ama bu kızı gerçekten fena bir şekilde etkiledin; ne yazık ki iyi bir biçimde de değil.”
“Artık kim olduğunu söyleyecek misin yoksa seni de hançerleyip Elijah gibi tabuta mı kaldırayım?”
“Caroline.”
Caroline isminin hangi simaya ait olduğunu anlamak için kendime birkaç dakika tanıdım ve yine de bulamayınca kendime kızdım. Dünyadaki en mükemmel vampir Alzheimer hastalığına yakalandı, ne kadar da hoş.
“Caroline?”
“Sarı saçlı, sana benzemek için bir cadıya giden. O cadının Amelia olması. Amelia’nın senden nefret etmesi. Amelia’nın seni yok etmek için Caroline’ı kullanacağı.”
Amelia ismini duyduğumda ensemdeki tüyler dikleşti ve vücuduma bir uyarı gönderildi. Ardından Caroline’ın yüzü aklımda canlandı. Aslında kendime bile itiraf etmemem komikti. Ben Caroline’ı unutmak istemiştim. Çünkü onunla ilgili bir şey beni çok korkutuyordu. Belki de ona karşı duyduğum nefret beni kötü bir yola sürüklüyordu.
“Gidebilirsin.”
“Evet, gidebilirim ama gitmeyeceğim. Bunun yerine sana bir öneri sunacağım: benimle düşman değil kardeş olabilirsin.”

ŞİMDİ OKUDUĞUN
mazoşist (klaroline) [düzenleniyor]
Фанфик"vampirler vücudunuzdaki kanı değil, kalbinizdeki aşkı emerler." Telif hakkı © niazkilamyoo kullanıcısı Wattpad Her hakkı saklıdır.